• FB-GS Maç İstatistikleri [...]

  • 2011 yılı en iyi filmleri [...]

  • Vahşi doğanın Psikopatıyla tanışın [...]

  • Bir aslan miyav dedi cümle alem güldü:) [...]

  • Counter-Strike: Global Offensive zamanı geldi [...]

  • Onların ne yediğini biliyormusun? [...]

  • BJK Çarşı grubuna rakip geldi [...]

  • İnek'de olsa o bir Kral! [...]

SporBloG

Bir dönemin hıyarla beslenen sporcuları
Sene, 1987 tarih, 12 Mayıs Halter Federasyonu sürekli vitamin haplarıyla protein takviyesine ihtiyaç duyan halterciler için dösnemin Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü'ne bir rapor hazırlayarak söz konusu gıdaların ithali için izin istiyor. Müdürlük olur yazısını yazınca dosya Sağlık Kuruluna gelince işin rengi trajikomik bir hal alıyor[...]
Batigol Şimdilerde ne yapıyor?
1994 dünya kupasında Yunanistan'a, 98'de ise Jamaika'ya 3'er gol atarak iki dünya kupasında hat-trick yapan tek, üç dünya kupasında gol atan nadir futbolculardan biri kendisi... 2002 dünya kupasında Arjantin hüsranının ise gözü yaşlı golcüsüydü[...]
OTDÜ Fenerbahçe'yi şampiyon yapamamış!
Tarih 27 Eylül 1992'yi gösterirken OTDÜ bilgisayar bölümü bir araştırma yapmıştı. Bu araştırmayla; Türkiye Birinci Ligi'nin üç büyüklerinin geçmiş karşılaşmalarının verileri bilgisayar ortamına yüklenmiş, yapılan analizle 1991/1992 sezonunun şampiyonunu tahmin etmek amaçlanıyordu.
Sabri'nin ruh hali
Sabri, Sarbi, Sabri reyiz ne derseniz deyin o ülkemizin en çok konuşulan topçusu o.Youtube'da sadece bir videosu 838 Bin kez izleniyor, Ekşisözlükte hakkında 2.500 entry giriliyor; Cristiano Ronaldo için 1.500, Messi için 2.200... Google amca bile sabri yazıldığında Sabri geyikleri diye bunu mu istediniz diyor daha ne diyelim[...]
Şike davasının tek kaybedeni: Fenerbahçe!
Avrupa kupalarından men edildi. itibarı zedelendi, şampiyonlar liginden gelecek maddi kazançtan mahrum kaldı... Şampiyonluğu elinden alınırsa bu ünvan kime verilecek? Trabzonspor'a mı onun adı şike iddanamesinde geçmiyor mu? Bursaspor'a mı? Olabilir diyelim. Madem şampiyon Bursaspor olacak neden şampiyonlar liginde hakkında suçlama olmayan bu kulüp oynatılmadı?[...]
Dünyanın en güzel stadyumu anadoludaymış meğer...
M.Ö 8-9. Yüzyıllara kadar uzanan tarihe sahip Aphrodisias Stadyumu, Aydın'ın Karacasu ilçesi Geyre beldesi dolaylarındadır. Tarihi stadyumların içinde dünyada en iyi korunmuş spor mabedlerinden biri. Mimari yapısı bakımından da o zamanların koşulları göz önünde bulundurulduğunda görsel açıdan hala etkileyici bir ambiyansı var[...]
Son Eklenenler

Yılın derbisi Fenerbahçe - Galatasaray

12 Mart 2012

Bu yazıyı maçtan 4 gün önce yazıyorum, tarihe kendimce not düşüyorum. Türkiye'nin en büyük iki maçından biri ligin ilk yarısında oynandı ve kazanan Galatasaray oldu. Şimdi derbilerin derbisinin kadıköy ayağına geldi sıra.

Fenerbahçe'nin Türk Telekom Arena'da kaybetmesi kendisi için çok fazla kayıp değil. Gelgelelim artık kadıköy maçları cimbom için değil sarı kanarya için stres niteliği taşıyacak. 10 yılı aşan yenilgisiz geçen ezici üstünlüğü korumak baskıya neden olacak bana göre.

Galatasaray'lı futbolcular ve taraftarlar için artık kadıköyde yenilmek, daha doğrusu kazanamamak alışkanlığa dönüştü. Kaybetmek alışkanlık olsa da kazanmak için aynı şeyi söylemek biraz zor.

Geçen yıl ne oldu peki? Geçen yıl mutlak favori Fenerbahçe idi. Hatta maçtan önce kaç kaç biter, yeni bir tarihi farklı sonuç olur mu denirken neredeyse Galatasaray maçı kazanıp öğrenilmiş çaresizliğe noktayı koyacaktı, olmadı. Küme düşmekten birkaç puanla kurtulan cimbomla şampiyonluğa koşan fenerin karşılaşması favorilerin bir adım önde değil sürpriz sonuçlara gebe maçlar olduğunu bir kez daha göstermişti.

Bu kez sonuç ne olur sorusuna gelirsek serinin bozulacağını pek zannetmiyorum. Galatasaray daha formda ve sıkıntıları az olsa da kadıköyde şike soruştırmasının intikamını ve acısını Galatasaray'dan çıkarmak isteyecek bir Fenerbahçe bulacak GS'li futbolcular. Bu kez şeytanın bacağını kırmalıyız diye ilk dakikalarda saldırmaya niyetlenecek Fatih Terim'in talebeleri. Asıl maçın düğümü bu noktada çözülecek arka tarafta bıraktığı gediklerden Stoch, Sow Alex üçlüsü ters etkiyi ilk yarı sonlanmadan göztercektir. Buna karşılık Elmander'in etkili oyununu izleyip golünü de görebiliriz.

Her iki takımın da golle buluşacağı bir maç izleyeceğiz muhtemelen. Kart konusunda ise Melo-Sabri ve Emre-Bilica ikililerine dikkat diyorum.

Skor mu Fener 3 atar ama Galatasaray 1 mi 2 golle mi karşılık verir tahmin etmek zor...

Fetih 1453: En sonunda...

05 Mart 2012

Çok konuşuldu ha geldi ha geliyor derken iş yoğunlumun arasında nihayet izleme imkanı buldum Fetih 1453'ü. eleştiriler ağırdı. Hakkında neler söylenmemişti ki. Ağzı olan konuşuyor misali  film hakkında atıp savuranlar ne kafar haklı demeye başladım sinema salonuna otururken. Filme duyduğum merak ikinci plana itilmiş medyada hakkında yöneltilen eleştirilerin haklılık boyutunu irdeleme dürtüsü ağır basmıştı. Aslında bu iyi birşey değil. Bir maceraya filmle ortak olma duygusunu körelten bir şey birilerinin söylediklerini dikkate almak.

Gelelim filme. Bazı kurgusal hataları ve eksikleri var. Ama bu kadar ağır eleştirileri hakediyor mu dersek kesinlikle haketmiyor. Sanki Türk sineması yüzüklerin efendisi, cesur yürek, harry potter serilerini çekmiş geriye Fatih'in İstanbulu alması kalmış da biz Faruk Aksoy'u yerden yere vuruyoruz.

Filmin eleştirisini fazla çamut atmadan düzgün eleştireceksek artılarını ve eksilerini yazmak en doğrusu olacaktır.

Herşeye rağmen gidin izleyin derim.

Filmin Artıları:

- En başta tarihimizin en önemli olaylarından biri olan fethi birilerinin parasını dökerek çekme cesareti göstermesi.
- Montaj, Animasyon ve efektlerin kusursuz olmasa da son derece başarılı olması.
- Başrol oyuncusu seçiminde yüzü eskimiş dizi karakterleri, manken, şarkıcı türkücüden bozma oyuncular yerine yeni yüzlerle filmin çekilmesi
- Fethin amacının din ögesi olması temelinden çıkılması
- Bizansı kötü, kaka gaddar, erol taş kahkahalarının yükseldiği cüneyt Arkın filmleri gibi değil onların açısınından da filme bakılması
- Dövüş sahnelerinde yapaylıktan uzak son derece başarılı savaş sahneleri (figüranlar hariç)
- Fatih Sultan Mehmet'i canlandıran oyuncu rolünün altında ezilmemiş.
Filmin Eksileri:

- Padişah eşi dahil kadınları göğüs dekoltesiyle çekme fantazisi bu filmde de devam ediyor.
- Ulubatlı Hasan'ın nikahsız kadınla beraberliği
- Top döküm ustası urban'ın basit bir biçimde osmanlı'nın tarafına geçmesi
- Konuşulan dilin 2012 konuşma dili şeklinde geçmesi. (Örn: Fatih: - Zağnos paşa askerin silah durumuyla ilgili bana rapor hazırla)
- Şehrin fethi son dakikalara kadar götürülüp birkaç sahneyle final yapılması
- Akşemseddin'in noel baba gibi bir karakterle canlandırılması
- Askerlerin bazılarının fitnes salonundan fırlama vücut geliştirme gösterisi gibi tüysüz oğlan gibi ortalıkta salınmaları
- Bizans imparatorunun bıyık ve sakalının yapaylığının bariz belli olması.

Son darbe 28 şubat ile 90'lı yıllara dönüş

25 Şubat 2012

76.
80 sonu ve 90'lı yıllarda ki çoçukluğumun hızlı çekimi gibi olan belgesel. hayatın içindeyken her olay yasanıyor unutuluyor ama belgeselde hızlı çekim izleyince ne kadar çok önemli olaya şahit olmuşuz şaşırıyor insan. toplum psikolojimizin bu kadar bozuk olmasının yadırganmaması gerektiğini iyice anladım. (vagus579, 24.02.2012 21:49 ~ 21:55)


70.
şu anda ikinci bölümünü izliyorum ve söyleyebileceğim tek şey "liseliler izlesin" olabilir. 5 nisan kararlarının alındığı gün hafızama kazınmış, henüz ortaokula giden bir çocuktum o dönem, ama ne hikmetse televizyonda tansu çiller'in o lastik yüzü ve yanındaki murat karayalçın'ın şaşkın ifadesi, bunun yanında o anda salonda beraber televizyon izlediğimiz annemle olan birkaç konuşmamız aklımdan hiç çıkmıyor. 5 nisan dendiği anda zihnime o zamanlar yaşadığımız evin salonu, televizyon ve koltukta oturan annem geliyor. şimdi yeniden izleyip yeniden yaşadım adeta.

"liseliler izlesin" diyorum, çünkü belki biraz da olsa anlarlar neden bu ülkede akp'nin yıllardır iktidardan düşmediğini. insanlara ölümü yaşatmışsınız, şimdi sıtmaya razılar haliyle. hey yavrum. siz hâlâ laiklik, şeriat, bilmemne üzerinden muhalefet yapın.

sadece liseliler de değil, üniversiteliler de izlesin, genç yetişkinler de izlesin, orta yaşlılar da izlesin, her gece "10 yıldır akp mahvetti ekonomiyi, sattı ülkeyi, yandık bittik kül olduk" diyen 60 yaşındaki babam da izlesin. izlesin ki hatırlasın. hafıza-i beşer nisyan ile maluldür ne de olsa. şimdiki yönetimi takdir etmek için değil, sadece o dönemki ekonomik durumu hatırlayıp, bugünkü sosyolojik gerçeği anlayabilmek için izlesin. ondan sonra bugünü de eleştirsin, hem de altından girip üstünden çıkarak eleştirsin, ama 1980lerle 90larla karşılaştırıp o zamanları daha "iyi" bulmak gibi bir hataya da bir daha düşmesin. (the beatles, 24.02.2012 00:02 ~ 00:14)

Doğan , Sabah yayın grıupları, Tüsiad gibi sermaye odaklarının rolleri üzerinde pek durulmasa da son dörece önemli bir belgesel olan Son darbe 28 şubat belgeseli Mehmet Ali Birand'ın dümeninden izliyor Türkiye. Eğrisiyle doğrusuyla belgesel hakkında söylenecek birçok şeyi ekşi sözlük yazarları söylemiş...

Gabriel Omar Batistuta namı diğer: Batigol

09 Şubat 2012


Uzun formasının yakasını dikerek Eric Cantona ile özdeşleşen tarzı, sarı saçları mavi gözleriyle hatırlıyoruz onu. Newell's Old Boys, River Plate, Boca Juniors, Fiorentina, Roma, Inter (kiralık) ve en son Al-Arabi takımında oynayıp futbol dünyasının emeklileri arasında yerini aldı.

78 defa giydiği milli forma altında 56 gole imza atarak milli takımın en golcü futbolcusu unvanını elde eden Batistuta, 3 ayrı Dünya Kupası'nda da gol atmayı başarmış nadir isimlerden biri olmuştur.[*]

Ama onu en çok Fiorentina ile özdeşleştirir sevenleri. Orası onun için bir yuva taraftarı için heykeli dikilesi bir efsane. O farklıydı. Yaşam tarzı olarak benimsediği futbola sevdiği bir mesleği en iyi şekilde yapmaya çalışan bir sanatkar idi. Fiorentina 2. lige düştüğünde herkes başka bir takıma gitmesine kesin gözle bakarken o bunu yapmadı. 2. ligde de oynadı.

94' dünya kupasında  Yunanistan'a, 98'de ise Jamaika'ya 3'er gol atarak iki dünya kupasında hat-trick yapan tek, üç dünya kupasında gol atan nadir futbolculardan biri kendisi... 2002 dünya kupasında Arjantin hüsranının ise gözü yaşlı golcüsüydü.

Kısacası imajı ve futbol tarzıyla bir dönemin idollerindendi.

Şimdilerde uzun saçlarından eser yok.

Yakın zamanda Zanetti ile aldığı başarı ödülüyle poz verirken holywood yıldızı gibi bir imaja bürünmüş.


Batigol şimdilerde ülkesinde gene sporla uğraşıyor. Zannetmeyin ki antrenör falan, o Loro Piana adlı polo takımında ter döküyor. Kısacası emekliliğin tadını çıkarıyor.

Spor adamı teknik rirektör olarak yüzünü tekrar görsek daha mı iyi olur yoksa olası bir başarısızlık geçmişini mi gölgeler?

Ömer Çelakıl ile hayatın şifreleri komedisi

Kısaca yakın tarihimizde benzerlerine bir göz atalım. Yaklaşık 15 sene önce Korcan Karar'ın sunuculuğunu yaptığı şok programı vardı. Adı üstünde şok haberlerle izleyiciyi şaşırtan bir kurgusu ile hafızalara kazındı. Mizah kokan abzürt haberleriyle birçoklarını dumura uğratıyordu. Sonrasında Gizemli olayların peşinden giden yapımlar ardı ardına gelmeye başladı.

Star Tv'de yayınlanan Sadettin Teksoy'un sunduğu Teksoy Görevde, Ben Sadettin Teksoy diyerek hacı hoca in cin mevzularını ekrana taşıdı. Ormanda tarzan aramak, cin çağırma seanslarını tvde gösterme, kutuplarda namaz kılmak, ufo avcılığı, hayalet evler, mayalar, mısır piramitleri, bağıran köylüler, tuhaf hastalıklar gibi muallak konularda gizem avcılığı yaptı. Abi bi sakata gelmesek demeyi de ihmal etmedi.

2000'li yıllara kadar Reha Muhtar ve klonları medyanın saçma sapan konuların gündem oluşturan programlarını izletti bizlere.

Son yıllarda modası geçmiş televizyonculuk anlayışının bir örneğini TNT ekranlarında izliyoruz. Daha düne kadar Kur'an-ı Kerim'in şifresi diye bir çalışmayla adını duyuran Ömer Çelakıl; ayet, sure numaralarıyla günümüz olaylarını yorumlarken, şimdi kendisini reyting için yapılan, programı sunarken kendisinin bile sıkıldığından şüphe duymadığım hayatın şifreleri ile 2X2 =4'ü bulup şok olaylar şok görüntüler diye kave programı yapıyor.

Sabah tv'yi aç ekranda, akşam ekranda gece ekranda. hayatın şifreleri, hayatın şifreleri özel vs. Ekranda konuklara bakarsanız her biri birer uzman. Ama ne uzmanı? biri halkbilimcisi, diğer parapsikoloji uzmanı, diğeri araştırmacı yazar, öbürü soruşturmacı, bi başkası karıştırmacı yazar. Anlıyacağınız yurdumun insanı kave muhabbetini televizyonda yapıyor bu ünvanlarla.

Neredeyse 10 yıldan fazla oldu satanistler heryerde haberleri. Satanistler kedi kesiyor, insan öldürüyor falan feşmekan lafları. Birkaç yüz kişiyi bulmayan böylesi marjinal grupları ekrana çıkartıp TV'de ilk kez diyerek kafalarına kasket geçirip sorguya çekmek komedisini bizlere sunmaları, aslında belki bundan 10 yıl sonra nasıl sadettin Teksoy'u yadediyorsak Ömer Çelakıl'ı da yadedip güleriz.

Son bombası Madonnanın klibinde komplo teorileri aramak oldu. Klipte Madonna ablamız arapça tüm bildiklerinizi unutun manasında bir bir yazıyı üzüm salkımıyla beraber çiğniyor.  Yok efendim müslümanlara hakaret, islam dünyasına illumunatinin mesajı falan filan. Şok görüntüler diye atılan manşetten sonra gene kave tartışmasının sonucunda yazıların ayet olmadığı sonucuna varılarak tüm izleyenlere sözüm ona oh dedirttiler.


Şimdi ise böyle aptalca bir konu yüzünden haziran ayında ülkemizde yapacağı konsere gelsin mi gelmesin mi tartışmalarına kadar iş götürüldü. En güzel yorumu ise programı dehşetle izleyen konuk Cüneyt Ülsever; ya bir albüm, sanatçı ancak bu kadar reklam yapılır diyerek konuya kapak gibi son noktayı koydu.

Ömer Çelakıl İle Hayatın Şifreleri sayesinde;
neleri öğrendik, 
nasıl şoka girdik?

-Klonlama ile insanlık nereye sürükleniyor? Cevap: kimse bilmiyor.
-Başlık: Güneş ışıklarının atmosferdeki yansımalarına bu neyin işareti? Bize bir uyarı mı? Sonuç: dakikalar süren tartışma sonucunda mesele doğa olayı, ışık yansıması
-Michael Jackson'ın ceset görüntülerinden ruhun bedenden ayrılmasını ile ölümün gizemli sırları,
-7 aralik 2011'de kıyamet kopacak mı? (edit:kopmadı yırttık:),
-Ömer Çelakıl'la Matrix filminin şifresini çözdük, Morpheus hz. Yahya imiş,
-Başlık: Kızılderililer Türk mü? Sonuç: Olabilir de olmayabilir de...
-İnsan ruhu başka bedenlere aktarılabilir mi? Aktarılamazmış, büyük problem çözüldü,
-Yerin 14 km altından insan gelen insan seslerinin sırrı ne? Sonuç: bilmiyoruz :)
-Çizgi filmlerle çocukların beyni nasıl yıkanıyor? Çizgi filmlerin şifrelerini çözdük,
-Türkiye'nin dört bir yanından satanistleri ekrana çıkardı. 3 kişi idiler 4.yü merak ettik acaba kim?,
-Artık çocukların bile bildiği 1 dolardaki gözü, piramiti ve diğer gizemli sembolleri bir daha şok olarak öğrendik.
-Su altında namaz kılmak caiz mi? Dalgıçların merakla beklediği soruyu aydınlattık,
-İllimunati ebemizi öpecekmiş şoka girerek öğrendik,
-İnternette aylar, belki de yıllar önce yayınlanan papaz mumyası görüntüsünü şok mumya resmi diye izledik, gizemini araştırdık acabalarla programı bitirdik,
-Modası geçen reenkarnosyon muhabbetini reenkarnasyon dini kitaplarda geçiyor mu? dedik, elbette geçmediğini bir daha öğrendik,
-Uzaylılar var mı dedik belki vardır diyerek programı bitirdik,
-Hayaletler varmı yokmu? olabilir de olmayabilir de dedik,
-Atatürk Geleceği mi Görüyordu? diye sorduk ileri görüşlü bir liderdi sonucuna vardık,
-Herkesce malum olan "john travolta benzeri birinin eski bir fotoğrafını john travolta ölümsüz mü? 150 yaşında mı diye sorguladık,
-Apollo uzay aracı ile Ay'a Kuran-ı Kerim Götürüldümü ? sorusuna oturduğumuz yerde programdakiler gibi yanıt aradık,
-Gizemli haberlerin olmazsa olmazları: ufolar, kayıp Mu kavmi, kayıp şehir atlantis, tapınak şovalyeleri, masonlar, vampirler hepsine ben şöyle düşünüyorum dedik,
-Kan bankaları illumunatinin elinde mi ? Flaş flaş flaş
-Başlık: Büyük olay! Uçan insan izleyenleri hayrete düşürüyor! yorum: bu tabi ilizyon...
-Başlık: Dilek taşı migrene iyi mi geliyor?! Ö.Çelakıl yorumu: tabi bunlar rivayet...
-Uçan Minare doğru mu dedik ibretle izledik sonra mümkün değildir diye konuyu kapattık,
-GDO'lu gıdaları ve ilaçları illumunati mi üretti? şok şok şok
-Programa katılanlardan biri söylediğine göre vampir konusunda uzmanmış. Edit: Ne cevherler varmış yurdumun insanında...
-Program manşeti: Madonna'nın klibinde ayetler mi çiğneniyor !!! Sonuç: Yazılar ayet değil, arapça bir yazı o kadar.

Yani bütün sorulara program sonunda verilen cevaplar: Bunlar tabi söylenti, efsane bu yönde, iddalar böyle, o tabi sadece bir komplo teorisi,  bence öyle, sence şöyle...

Paylaşım siteleri bir bir kapanıyor sıra kimde?

05 Şubat 2012

Daha çok film indirmek için kullanılan dosya paylaşım siteleri bir bir kapanıyor. Başta ABD; CIA olmak üzere bu tür hizmet veren paylaşım download - upload istelerine adeta savaş açtı.

Yıllaçrdır böyle bir operasyon ha çıktı ha çıkacak derken 2011 aralık 2012 ocak ve şubat aylarında böylesi siteler bir bir kapandı daha doğrusu kapatıldı.

Şimdi iki soru var yanıt bekleyen. Birincisi sıra kimde? İkincisi, özel verilerini ve legal dosya yüklemeleri olan üyelerin kişisel dosyaları güme gitti mi? İkinci soru özellikle internetten film indiren binlerce kişi ne yapacak onlar için de cezalar gündemde olacak mı?

Filmi müzik paylaşan site ve forumlar şimdiden alternatif sitelere yönelmeye başladılar bile. En büyük darbe megaupload ve fileserve sitelerinin kapanması oldu. En popüler sitelerdi nasıl olsa...

Son dalga operasyonlarıyla başta ABD olmak üzere kapatılan dosya paylaşım siteleri:
  1. Duckload
  2. Hotfile
  3. X7
  4. Uploadbox
  5. Megaupload
  6. Fileserve
  7. Filesonic
  8. Filejungle
  9. Uploadstation
  10. Wupload
Sıra kimde olacak görücez...

Penaltıdan roveşata olur mu?

02 Şubat 2012

Romanya liginde Otelul Galati takımının oyuncusu Liviu Antal Targu Mures ile yapılan maçta skor 1-1 iken penaltı kullanıyor. 

Dakika 86. atarsa takımını öne geçiren gole imza atacak.

Topun başına geçer atar şutunu fakat top direğe çarpar tekrar oyun alanına geri döner. Bir tarafta sevinç bir tarafta hüzün anları yaşanırken bu durum kısa sürer. 

Liviu Antal asıl golünü birkaç saniye sonrasına saklamıştır, hem de ne gol...


Boks maçı: Biri 72 Kg diğeri 272...

Bu maçın sonucu nakavt.

Cüssenin getirdiği avantaj ile hantallığın verdiği dezavantaj teraziye konulsa ne olur dedirten bir boks maçı bu.

Çeyrek tonluk adamın fazla birşey yapmasına gerek yok yakalayıp üzerine çıkması yeterli.

Boks maçından ziyade kim kimi yakalarsa şeklinde giden dövüşte kim kazanmış olabilir dersek kilolu boksörün kazanması halinde olayın fazla espirisi kalmazdı herhalde

Çalışanların iş, ücret ve mesai hakları

01 Şubat 2012

Maaşlarını alamayanların durumu ve çalışanın hakları, çalışma saatleri, izin hakkı ve süreleri, gibi konularda kafalardaki soru işaretlerini iş kanununun ilgili maddelerine göre cevaplamaya çalışalım.

Bilmeyen kalmasın haksız uygulama varsa bir faydamız olsun...



Alacağı tahsil edilemeyen ücretlerde zamanaşımı varmıdır?

Şu kadar zaman geçti ne ücreti istiyorsun diyemez işveren. Alacağın üzerinden beş yıl geçmedikçe borç düşmez. Zamanaşımı 5 yıl sonra işler.

Zamanında ödenmeyen maaşlar - ücretlerde işçi ne yapabilir?

Maaş gününden itibaren 20 gün içerisinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen ücretlerde çalışan işe gelmeyebilir. Bu istifa, grev, işten ayrılma ve işten çıkarılma sebebi olarak gösterilemez.

Çalışanın yerine başkası işe alınamaz, görevi olan iş başkasına yaptırılamaz. Söz konusu alacak ise yasal faizin en üst sınırı ile işverene ödetilir.

Maaş haczi varmıdır?

İşçinin ücrete konu alacağının 1/4'ünden fazlası haczedilemez, devredilemez. Nafaka ödemesi hariç.

Ücret pusulası / maaş bordrosu zorunluluğu varmıdır?

İşverence işe konu olan ücrete ilişkin maaş ayrıntıları:
Ödemenin günü ve ilişkin olduğu dönem
Fazla çalışma saat ve tutarları
Hafta tatili,
Bayram ve genel tatil ücretleri
Vergi, sigorta primi,
Avans mahsubu,
Nafaka ve icra

gibi yukarıda belirtilen maddeler belirtilmek zorundadır.

İşveren Maaş kesme cesası, ücret kesintisi yapabilir mi?

İşveren toplu sözleşme veya iş sözleşmelerinde gösterilmiş olan sebepler dışında işçiye ücret kesme cezası veremez.

İşveren toplu sözleşme veya iş sözleşmelerinde gösterilmiş olan sebepler dışında işçiye ücret kesme cezası veremez.İşçi ücretlerinden ceza olarak yapılacak kesintilerin işçiye derhal sebepleriyle beraber bildirilmesi gerekir. İşçi ücretlerinden bu yolda yapılacak kesintiler bir ayda iki gündelikten veya parça başına yahut yapılan iş miktarına göre verilen ücretlerde işçinin iki günlük kazancından fazla olamaz.(İş Kanunu Madde 38)

Fazla süre çalıştırmada (Ek masai) maaş durumu nasıl hesaplanmalıdır?

İşçinin onayının alınıp yılda toplam ikiyüzyetmiş saatten fazla olmamak koşulu ile haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalarda her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.

Zorunlu çalışma süresi haftalık kaç saattir, işveren işçiyi kaç saat çalıştırabilir?

Haftalık toplam en fazla 45 saat çalıştırabilir. Bunun dışında fazla saatleri işçinin onayını almak ve ek ücretini ödemek koşulu ile süre arttırılabilir. güne bölündüğünde günlük 11 saati aşmamak koşulu ile bu saat günlere paylaştırılabilir. Gece çalışması (vardiyası) durumunda günlük (gecelik) çalışma süresi 7,5 saati geçemez.

Ayrıca Dört saatten fazla ve yedibuçuk saate kadar (yedibuçuk saat dahil) süreli işlerde yarım saat, yedibuçuk saatten fazla süreli işlerde bir saat ara dinlenme verilmesi zorunludur.

İşçinin kanunen haftalık tatil hakkı varmıdır?

Haftalık toplam azami 45 saatlik çalışma koşulu sağlanan bir işyerinde haftalık 24 saat yani bir gün tatil yapma hakkı bulunmaktadır.

Kanuni yıllık izin hakkı ve süreleri nelerdir?

İşe başlanılan gün itibaren deneme süresi dahil olmak üzere 1 yıl çalışanlar yıllık ücretli izin hakkına sahip olurlar. Yıllık izinden feragat edilemez, izin iptal edilemez.

Buna göre:

a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden,

b) Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden,

c) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden,

Az olamaz.Ancak onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz.

Yıllık izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir.(İş Kanunu Madde 53)

Ayrıca bu izinler parça parça kullanılabilir. Buna işveren karar veremez. İşçinin onayı üzere bir bölümü en az 10 gün olmak koşuluyla en fazla üçe bölünebilir. Bayram tatili gibi resmi tatiller yıllık izinden sayılamaz. Ücret ise izne çıkılmadan peşin veya avans usulüyle ödenmelidir. Yani ücret verilmeden çalışana yıllık izin verilemez. İş sözleşmesi bitmişse yada işten çıkarılmada ücretli izin dönemi ücretli çalışma saatleri şeklinde değerlendirilip ayrıca hesaplanır ve ayrıca ödenir.

18 yaşını doldurmamış çocuklarda çalıştırma yasağı nelerdir?

Onbeş yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılması yasaktır. Ancak, ondört yaşını doldurmuş ve ilköğretimi tamamlamış olan çocuklar, bedensel, zihinsel ve ahlaki gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak hafif işlerde çalıştırılabilirler.

Maden ocakları ile kablo döşemesi, kanalizasyon ve tünel inşaatı gibi yer altında veya su altında çalışılacak işlerde onsekiz yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılması yasaktır.

Sanayie ait işlerde onsekiz yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçilerin gece çalıştırılması yasaktır. (İş kanunu Madde 71,72,73)

Askere gidenler iş haklarını bilmiyor!

Bir çok çalışan askerden önce başladığı işe tekrar geri dönemiyor. Oysa yasalar aksini söylüyor ve askerlik dolayısıyla işten ayrılmak zorunda kalanların tüm haklarını güvence altına almış.

Bakın kanun ne diyor:

Askerlik durumunda iş sözleşmesi ne olur?

Birçoklarının bilmediği bir husustur bu. Askerlik ve bunun gibi kaanuni ödevlerden doğan işten ayrılmalarda görev bitiminden itibaren işveren çalışanını askerlik bitiş tarihinden itibaren tekrar işe almak zorundadır. Elbette işçi tekrar aynı yerde çalışmak istiyorsa...

İşveren ben senin yerine başka birini işe aldım gibi bir neden sunarsa benzeri bir işte ve maaşta çalışanını istihdam etmek mecburiyetindedir. buna rağmen işveren işe almıyor, iş sözleşmesinin gereklerini yerine getirmiyorsa eski işçiye üç aylık ücret tutarında tazminat ödemekle yükümlüdür.