• FB-GS Maç İstatistikleri [...]

  • 2011 yılı en iyi filmleri [...]

  • Vahşi doğanın Psikopatıyla tanışın [...]

  • Bir aslan miyav dedi cümle alem güldü:) [...]

  • Counter-Strike: Global Offensive zamanı geldi [...]

  • Onların ne yediğini biliyormusun? [...]

  • BJK Çarşı grubuna rakip geldi [...]

  • İnek'de olsa o bir Kral! [...]

Kar

30 Aralık 2008

Gerek görsel gerekse yazılı basında son günlerde mevsim normallerinden dolayı "Kar çilesi" "türkiye donuyor" gibi başlıklara raslamak mümkün. Dedik ya mevsim normalleri... Yaz yaz gibi kış kış gibi yaşanmalı ama onu da unutuyoruz. Kış aylarında meyve veren ağaçlar, kış uykusuna yatamayan hayvanlar yada bunun tam tersi yazın eriyen karlar, sıcaktan bunalan kutup canlıları

Doksanların sonlarına doğru adını ilk olarak duyduğumuz "El Nino" dalgası yani hava değişimlerine dayanan aşırı sıcaklıklar ve aşırı.
yağışlar artık günümüzde adını hepimizin bildiği üzere Küresel ısınma olarak bize ezberletti.

Kapitalizm vahşice dünyanın kıt kaynaklarını tüketmekte, üstelik tüketmekle kalmayıp kaynaklara geri dönülmez zararlar vermekte ama doğamız bunun için amansız bir mücadele veriyor. Kimi zaman çok güçlü kasırgalarla , kimi zaman da bir damla suya muhtaç ederek yağışsız bırakarak aslında uyarısını da vermekte ama insanoğlu ne doymak biliyor ne de akıllanmak...


Bir afrikalının ölüm anını ve onun ölmesini bekleyen akbabanın az ileride bir yanda tünemesini resmeden Kevin Carter; çocuğa ne olduğu bilinmez ama en fazlası bikaç gün daha yaşar ya açlıktan ya hastalıktan ölecek barışcıl! medeniyet sahibi dünya ise fotoğrafı çekene dalının en onurlu ödülünü veriyor. Ay ne yazık deyip viskilerini yudumlayan batı burjuvazisi vah vah demekten ileri gitmiyor gidemez çümkü gitmesi demek eşitlik demek, adalet demek fütursuzca kullandığı kaynakları paylaşması demek... Kapitalizm işte böyle birşey herşey benim demek paylaşım ancak karşısındakine ya sus payı olarak gberçekleşir yada siyasi-ekonomik bir koz olarak kullanılır. Bunun dışındakiler, yapılanlar ve yapılacaklar palavradır.

Kar dedik gene sermayeyi sebep gösterdik. Ama keşke sebebi başka birşey olsa mesele suçu tanrıya atsak bu kolaycılık olur tanrı dağ, biz tavşan oluruz. Yaradan herşeyi sebep ve sonucuyla birlikte yaratmış ortam ve olanakları bizim insiyatifimize vermiş kendi ettiğimizi bulmamız ancak bizim suçumuz.

Şahsen ülkemin bir karış toprağına düşen bir çiğ tanesine bile sevinir oldum. Yanan ormanlar yaşanan kuraklıklar ve kalleş siyasetçi ve bürokratların talanları sayesinde parsellenen yeşil alanlarımızdan sonra kalanlar için kaygılanmamak elde değil. Bana göre bu ülkeye yapılacak en iyi yatırım ağaç dikme seferberliği olmalı. Öyyle bikaç milyon fidan bile değil, en az 500 Milyon fidan dikilmeli. Abartılı bir rakam olsa da insanoğlunun yaşam kaynağı ağaçlar ve bitkilerdir. Asıl kaynak olan suyu tutan ve yağışlarla getiren yeşil alanlardır. Bu paradan, gelişmeden, siyasi konjonktürden ve işsizlikten bile önemlidir. Çölde, susuz, çorak bir işsiz ordusundan ise kendi kendine gıda olarak yeten bir ülke yeğdir. Gerisi ise politik ve ekonomik teferruattır.

Yeşil yaprağı olan bir otun bile ne kadar önemli olduğunu hiçbir zaman unutmamak dileğiyle....

Siz Ne Düşünüyorsunuz ?

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.