Gladyo ile darbe yapılır mı?

Ergenekon soruşturmasında bir kısım diyor ki; bu palavra yok böyle birşey, hükümetin yargı darbesi. Saygın işadamları, devlet büyükleri içeri alınıyor, emekli şanlı generaller hapse sokuluyor. İçeri alınan kişilerle darbe yapılmaz, ele geçiridlen bilgi belgeler, silahlar düzmece ve iftira. Suçlanan kişilerin bir kısmı bilim adamı bir kısmı yılların gazetecisi. Bir kısmı şanlı şerefli vatana hizmet etmiş görevli yada emekli devlet büyükleri.Yargı bağımsız değil, laik cumhuriyetin savunucularını sindirmek için yapılmış bir komplo.!

Diğer kısım diyor ki bu derin devletin çöküşü ve karanlık olayların cinayetlerin terör eylemlerinin aydınlatılabilmesi ve hukuk devletinin tekrar inşa edilebilmesi için bir fırsat ve yüzyılın davası. Susurluk skandalı gibi olmasın, dağ fare doğurmasın. Gidildiği yere kadar gidilsin ve herşey açığa çıksın.!

Bilindiği üzere Türkiyede son birkaç yılda ard arda operasyonlar yapılmakta sayıları artık onlalarca olan çeteler çökertilmekte özellikle son 5 yılda yapılan çete operasyonları, son yirmi yılın çete opearosyonlarına yakın bir sayıda. Dolayısıyla şu açıkça görülüyor ki Türkiye adeta çeteler ülkesi haline gelmiş yada getirilmiş. Bunun elbette birçok sebebi bulunmakta bu sebeplerden en büyüğü de hukuk ve adaletin tartışılmaz en büyük erk haline getirilememesi herkesin kendi adaletini dağıtması için gerekli ortamın bulunmasıdr. Bu ortam bazı oluşumların, devlet içinde devlet parazitinin üremesine uygun şartlar hazırlamaktadır.

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin sürekli dış güçlerin egemenlik alanına sokulmak istenmektedir. Daha açık bir ifade ile anlatacak olursak soğuk savaş döneminde NATO, komünist ideolojinin yayılması ya da askeri güç kullanarak genişlemesi karşısında üye ve destekçi ülkeleri derin devletlerle kuşattı. Komünist rejimin yayılmaması için her türlü yol denendi. Halkı korkulara gark ederek devletin kulu haline bombalarla, paravan terör örgütleri sayesinde getirildi. Avrupa'da bir çok devlet bu yapılanmaya gitti.

Fakat bir süre sonra batılı ülkeler ya yargı yolu ya da kendiliğinden bu oluşumlara son verdi. NATO'nun Gladio örgütlenmesinin Fransa'daki adı "Rüzgar Gülü"ydü, Almanya'da "Anti-komünist Saldırı Birliği", İsviçre'de "Gizli Savunma Örgütü", Belçika'da Gladio, "Glaive", Hollanda'da "Operasyon ve Keşif" ve Yunanistan Gladio'sunun adı "Sheepskin"dir. Bu tür yapılanmalar prensip olarak ilk başta CIA ve dolaylı olarak MOSSAD doğrultusunda çalışır. Amaçları sürekli devletin (derin devletin) gücünün halk üzerinde psikolojik olarak hissettirilmesi, Ülke gündeminin o anın şartlarına göre istenilen şekle sokulması veya sokulması amacıyla ne gerekiyorsa yapılması. Mesela derin devletin başbakanı yolsuzluk yaptı, ya da bütçe çok büyük açık veriyor ve hükümetin onuru iki paralık halkın gözü önünde. Böyle bir durumda paravan bir örgüt yardımıyla bir terör saldırısı yapılır. Bir çok insan ölür, halk panik içine girer ve başbakan der ki; Merak etmeyin bu teröristleri bulacağız ve hesabını soracağız. Halk tereddütsüz başbakanına sığınır bir süre sonra birkaç kişi yakalanıp teşhir edilir ve kodese tıkılır. Böylece gündem aylarca farklı yöne kayıp başbakan kahraman oluverir. Diğer bir örnek verelim, mesela ülkenin stratejik bir bölgesi yada kurumu ihale ile satılacak ve buna basın ve halk dikkatle takip edecek. Bomba gibi bir gündem oluşturulur. Saygın bir kişi ya yolsuzluk yapar, vatana ihanetle suçlanır, yada bir metro istasyonuna belki de işlek bir caddeye bomba konulur. Gündem oraya yoğunlaşır. Yapılmak istenen bu esnada rahatça yapılır. Çoğu zaman halk içindeki potansiyel güç teşkil edecilecek oluşumlar vatan haini, irticacı yada gizli gündemi olan komünist belki de dinci olarak yaftalanır. Artık o oluşum her an hedef seçilebilecek şüpheliler listesindedir. Çalışma şekilleri aşağı yukarı böyledir.

Şunu bilmek lazım ki kaynağını hangi ülke olursa olsun o ulusun içinden çıkmayan bir düşünce oluşum o ülkeyenin menfaatlerine hizmet etmez ,edemez. Ne dünya barışı ne de ulusal çıkar. Hiç biri insanlar için değil bazı üst elit grupların plan, program ve politikalarına yöneliktir. Nato denilen oluşum ilk başta SSCB'ye karşı kuruldu sonra ise üye ülklerin bölgelerindeki huzur, güven ve istikrar için misyon biçti kendine. Çoğumuz en azından bu gibi amaçları olduğunu biliyoruz. Bırakın NATO'yu BM bile İsrail'in uyguladığı vahşete, soykırımına seyirci kaqlmakta. Aşağıda bazı örneklerini vereceğim örnekler NATO'nun çıkarları için kurdurduğu derin devletlerin sonradan ortaya çıkan yapılanması ve silahlarına bakıp yaşadığımız ergenekon hadisesinin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacaktır.

İSPANYA: Bir İtalyan Gladio üyesi, İspanya televizyonunda yaptığı açıklamada, 1966 yılında Kanarya Adaları'nda ABD askerleri tarafından İspanyollarla birlikte eğitim gördüklerini, bu eğitimden sonra benzer bir eğitim merkezi ve Gladio şubesini İspanya'da kurduklarını, bu iş için de İspanya ordusundan yardım gördüklerini söyleyerek, İspanya'da Gladio örgütlenmesinin varlığını duyurdu.

Bask bölgesinin bağımsızlığı için mücadele veren ETA üyesi olduğu gerekçesiyle 1987 yılında Anti-Terör Kurtarma Grubu (GAL) tarafından Fransa'dan kaçırılan Basklı birinin ETA ile bir ilişkisinin olmadığı ortaya çıkmıştı. Bu olay üzerine açılan mahkeme ve yapılan araştırmalar sonucunda, 1983-1987 yılları arasında 23 kişinin ETA üyesi olduğu gerekçesiyle GAL tarafından kaçırıldığı ve öldürüldüğü açığa çıktı.

ALMANYA: Almanya'da "Anti-komünist Saldırı Birliği" adını alan Gladio örgütünün başkanı, aynı zamanda 1945-1968 yılları arasında Alman İstihbarat Örgütü BND'nin de başkanlığını yapan emekli Nazi generali Reinhard Gehlen'di. Alman kontrgerillası, "Gehlen harekatı", "Stay Behind", "Sword" gibi adlarla da bilinmekteydi. 1950 yılında kurulan "Alman Gençlik Örgütü (BDJ)" de bu nitelikteydi. Örgütün eski ajanlarından Dieter von Glahn, basına BDJ'nin CIA tarafından finanse edilen çok sayıdaki örgütten biri olduğunu açıklamıştı.

İSVİÇRE: NATO üyesi olmayan İsviçre de bu kirli ilişkilerden nasibini aldı. İsviçre'nin kontrgerillası, 1950 yılında "Gizli Savunma Örgütü" adıyla kurulmuştu. Yapılan araştırmalarda örgütün 900 bin İsviçreli hakkında rapor tuttuğu anlaşıldı. Örgüt, İsviçre Genelkurmaylığı'na bağlı istihbarat örgütü "Haber ve Savunma Servisi"ne (UNA) bağlı olarak çalışmaktaydı. NATO üyesi olmamasına rağmen İsviçre kontrgerillasının yöneticileri de Belçika'daki Süper NATO toplantılarına katılıyordu.

İsviçre Parlamentosu'nda kurulan soruşturma komisyonu, "Proje 26 (P-26)" adlı bir gizli örgütü ve İsviçre'nin çeşitli bölgelerinde bu örgüte ait modern silah ve patlayıcıların bulunduğu depoları ortaya çıkardı.


BELÇİKA: Belçika'da Gladio, "Glaive" (Kılıç) adıyla 1949 yılında, İngilizlerin yardımıyla, Belçika ordusu haber alma teşkilatı SGR'nin alt birimi SDRAB'ya bağlı olarak kurulmuştu. Çekirdek kadrosu, 8 aktif ve 10 emekli subaydan oluşturuldu.

HOLLANDA: Yapılan araştırmalarda, Hollanda'da "Operasyon ve Keşif" adlı gizli bir örgüt ortaya çıkarıldı. Örgütün daha önce 1983 yılında Velp şehrinde gizli bir silah deposu ortaya çıkarılmıştı. Bu örgüt, her yıl Savunma Bakanlığı'nın gizli fonundan 2 ila 4 milyon mark alıyordu.

YUNANİSTAN: Yunanistan Gladio'sunun adı "Sheepskin"dir. Yunanistan hükümeti de başlangıçta bu gizli örgütlenmenin varlığını reddetti. Ancak Başbakan Papandreu, Ekim 1990'da yaptığı açıklamada, Yunanistan'da İtalya'daki gibi bir Gladio örgütünün var olduğunu, 1984'te iktidara geldiklerinde örgütün varlığını bildiklerini ve o tarihte dağıtılmasını emrettiğini ileri sürdü.

Türkiye ile birlikte 1952'de NATO'ya üye olan Yunanistan, Merkezi Bilgi Servisi (KYB) adlı istihbarat örgütü ve bu örgüte bağlı "Özel Operasyon Müdürlüğü" kurmuştu. Daha sonra "Sheepskin" adını alan örgütün kuruluş anlaşması, 25 Mart 1955'te Yunanistan Genelkurmay Başkanı General Konstantin Davos ile CIA adına General Trascott arasında imzalandı. 1500 kişilik birlikler, savaş halinde 3 bin 500 kişilik birlikler haline getirilebiliyordu. Örgütün, silahların, cephanenin, patlayıcı maddelerin ve telsizlerin bulunduğu 800 deposu vardı.

İTALYA: İtalyan Gladio'sunun ortaya çıkarılması, bir İtalyan savcısının 1972 yılında yaşanmış bir cinayetin soruşturmasını derinleştirmesiyle başladı. Savcının bu girişimi bir süre İtalyan devletince engellenmeye çalışıldıysa da, sonunda kabul edilmek zorunda kalındı. İçinde başbakanın da olduğu pek çok devlet yöneticisi, Gladio ile ilişkilerinden dolayı görevden alınmak zorunda kalındı. Soruşturma sonucunda İtalyan Gladio'sunun 622 üyesi, 139 gizli silah deposu ve Sardunya Adası'nda bir eğitim kampı ortaya çıkarıldı. Gladio'nun ABD ve İtalya gizli servisleri tarafından 1956 Kasım ayında kurulduğu ve ayrıca örgütün İtalya Cumhurbaşkanı Cossiga, P-2 Mason Locası ve 1993 yılında mafya ile ilişkileri nedeniyle yargılanan Başbakan Andreotti'yle bağlantılı olduğu anlaşıldı.

NATO'nun nasıl bir örgütlenme olduğunu ortaya koyması açısından Gladio'nun İtalya'da nasıl kurulduğunu ve neler yaptığını ayrıntılı bilmek isteyenlere işte ayrıntılar:

Latincede kılıç anlamına gelen Gladio, CIA ve İngiliz Gladiosu olan Stay Behind örgütü tarafından 1952 yılında kuruldu. CIA tarafından yönetilen ve finanse edilen örgüt, 1956 yılında İtalyan askeri istihbarat örgütü şefi General Giovanni de Lorenzo'nun hükümetinden gizli olarak, ABD ile işbirliği ve 1000 kişi kapasiteli casusluk ve gerilla savaşı yapmak üzere örgütlendi.

Sardunya'da örgütün ilk eğitim kampı kuruldu ve Kuzey İtalya'da 139 yerde silah ve mühimmat depoları oluşturuldu. Resmi adı Müttefik Koordinasyon Komitesi (Allied Co-Ordination Committe) idi.

Bin kişilik anlaşmaya rağmen, 1956 sonrasında ikisi kadın 622 kişi, ABD ve İngiliz gizli servisleri tarafından eğitildi. Kırk bağımsız hücre şeklinde örgütlenen Gladio'nun bu hücrelerinin 6'sı istihbarat toplama, 10'u hücre sabotaj, 6'sı hücre şifre ve radyo haberleşmesi, 6'sı hücre çekilme ve kaçış yollarını açık tutma, 12'si de gerilla savaşı ile görevlendirildi. Böylece beş ana gruba ayrılan örgütün her bir grubuna "açelya", "katır tırnağı" gibi çiçek isimleri verildi.

1990 yılında Gladio'yu ortaya çıkaran soruşturmalar esnasında, bu 622 kişinin grup liderleri oldukları, her bir grup liderinin belli sayıda kişiyi idare ettikleri ve böylece toplam sayının 15 bine yaklaştığı ortaya çıktı.


Ergenekon yapılanması ile ele geçirilen dökümanlar ve silahların envanteri şimdiden yukarıdakilere yakın bir sayıya yaklaşıyor.

Şimdi şu soruyu bir daha soralım:

Saygın, üst düzey elit kişi ve kurumlar derin işlere bulaşabilir mi?

Ergenekon davasında gelinen süreçte bazı teknik hatalara rağmen yaşananlar kayda değer mi?

Yaralanılan kaynak:
www.savaskarsitlari.org


GLADYO VE ERGENEKON - gladyo ve ergenekon gladio nato Gladyo nedir? Gladio (Gladyo) Nedir Kimdir? [Gladyo'yu ortaya çıkaran İtalyan savcı Casson] Ergenekon'da Ergenekon Operasyonu Ergenekon Veli Küçük Doğu Perinçek Şener Eruygur Hurşit Tolon Ergenekon iddianamesinin tam metni ergenekon nedir ergenekon kelime anlamı ergenekon'un kelime anlamı ergenekon crack
ergenekonun anlamı göktürkler bozkurt türeyiş





Google+ paylaş

Benzer Konular :

    Yorumlar
    Facebook Yorumları

2 YORUM YAPILDI. Görüşünüzü belirtin ! :

  1. Evet daha önce nasıl darbe yaptılar ise gene yapılır. Satılmışlar içimizde olduğu müddetçe yapılır. Marmaristeki o kalleş hala resim çizmeye devam ettiği müddetçe gene yapılır.

    YanıtlaSil
  2. Yazının başında verilen örnek gibi bir başbakan başarısız işler yapıyorken dikkatleri dağıtmak için yapay gündemlere başvurulur.İşsizlik dağ gibi büyürken,vatan toprakları satılırken,Türkiye'nin onuru Habur sınırında yerlere serilirken ve daha bir çok başarısızlık varken pat birden gündem değişivermiş.

    YanıtlaSil

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.