Semih Şentürk giderse...

Bizim evin küçük çocuğu o... Babası, abileri izin verirse arabanın anahtarını verirler ona. Kullanmayı bilse de kaza yapmasa da aslında güzel kullansa da ona teslim etmezler direksiyonu... Yaşı kemale erse bile, kendi ayakları üzerinde dursa bile ona gözü kapalı güvenilmez, ya kaza yaparsa? İşte evin büyümeyen ya da büyüyemeyen küçük çocuğu gibi Semih Şentürk.

Sırtı kaleye dönük oynayabilen pek az forvet oyuncusundan biri o. Top saklama kabiliyeti, fırsatçılığı ile öne çıkan, yedek kulübesinden gol kralı olarak rekorlar kitabına aday bile olabilecek bir yetenek o. Amma velakin o genç golcü. O nöbetçi golcü. O kulübün çocuğu. İhtiyaç duyulursa son 15-20 dakikada sahaya sürülecek, ya verilen fırsatıda değerlendirdi, değerlendirdi... Değerlendiremedi mi, gene kulübeye hapsolunacak bir oyuncu. Birkaç maç, sonradan girip takımı ipten alır. Sonra baskılarla bir belki de iki maç ilk onbirde şans bulur. Beklenir ki hat-trick yapsın 2-3 gol birden atsın atmazsa bak gördün mü yetenekleri sınırlı bir oyuncu denilip tekrar kulübeye...

Onun adı Semih Şentürk. Adı Smith değil, Daniel Semih değil, Mateja Semih de değil yurdumun insanı, bu toprağın, İzmirli, Çamdibi'li Semih Şentürk. Joker oyuncu olarak kadroda tutulur. Sözleşmesi; bak sen bizim oyuncusun, bizdensin, Fenerbahçe'nin çocuğu, malısın. Sen Fenerbahçe'ye malolmuşsun denir, maaşı, sözleşmesi ancak kendisine ne takdir edilirse o şekilde belirlenir. Futbolcu ben de profesyonelim, bana neden sormadın derse vay haline günah keçisi oluverir.


 Yıllarca sahip olduğu yeteneklerini önlerinde oynayan Anderesson, Ortega, Anelka, Pierre van Hooijdonk gibi yıldızlarla pekiştiren bir oyuncu Semih Şentürk. Onun için iyi bir yedek dediler hep bizim malum köşesinden ahkam kesen yazar çizer bozuntuları. Yedek kulübesinden gol kralı olmak herhalde dünyada olay yaratacak bir durum olsa gerek o, bunu da başardı. Yetmedi avrupa şampiyonasında da kalitesini ispat etti.

Hele Almanya'ya attığı gol var ki ancak usta golcülerin klasında atılabilecek bir goldü. Değil Türkiye'ye kalitesini dünya'ya ispat etti ama bir kısım insana anlatamadı. Böyle bir golcüye sahip iken gittiler 14 milyon Euro gibi bir rakama Guiza'yı aldılar.

Takımına gönülden bağlı bir futbolcu. Real Madrid'in Raul'u, Roma'nın Totti'si, Juventus'un Del Piero'su, Man. Utd'nin Giggs'i, Barcelona'nın Puyol'u değil belki ama o Fenerbahçe'li. Hala genç forvet, hala yetenekleri tartışılan Fenerbahçeye faydalı mı değil mi denilen işçisi.

Yazıklar olsun demekten başka yapılacak iş sadece Semih'e düşüyor. Çok sevdiği kulübünü terk etmek. Hem de öyle bir terkediş olsun ki bedavaya gitsin. Ne golleri ne de kurtardığı maçlar onu hak ettiği yere getirebildi. Hani hep derler ya adı semih değil simith olsa böyle olmazdı...
Google+ paylaş

Benzer Konular :

    Yorum yapın
    Facebook yorumları

0 YORUM YAPILDI. Görüşünüzü belirtin ! :

Yorum Gönder

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.