• FB-GS Maç İstatistikleri [...]

  • 2011 yılı en iyi filmleri [...]

  • Vahşi doğanın Psikopatıyla tanışın [...]

  • Bir aslan miyav dedi cümle alem güldü:) [...]

  • Counter-Strike: Global Offensive zamanı geldi [...]

  • Onların ne yediğini biliyormusun? [...]

  • BJK Çarşı grubuna rakip geldi [...]

  • İnek'de olsa o bir Kral! [...]

Ne biçim müslümanız?

13 Eylül 2009

Bir millet düşünün ki yüzyıllarca dünyaya medeniyet ışığı saçmış ve medeniyetin zirvelerini görmiş iki cihana hükmetmiş. Bir millet düşünün ki temizliği, dürüstlüğü ve onuruyla düşmanı tarafından bile saygı görmüş. Bir millet düşünün ki insanlarının birbirini gırtlakladığı coğrafyalarda yıllarca barış içerisinde hüküm sürmüş. Evet, kan deryasına dönmüş orta doğu, kafkasya, balkanların hükümmranlığını yapmış aziz Türk milletinden bahsediyoruz.

Gene bir millet var ki temizliği, namuslu yaşam sürmeyi en önemlisi erdemli olmayı lügatından zihninden silip atmış bir millet. Günümüz Türkiye'sinden manzaralar. Ne idik ne olduk Türkiyesinde; değil yüzyılından ders alan, aylar öncesini bile unutan zihin travması geçiren bir millet; yani biz!

Geleceğe yatırım yapmak, yarınını düşünmek gibi bir anlayışı bir türlü oturtmaya niyeti olmayan bir ülkeyiz. Bizleri ne deprem ne sel ne yangın ne patlama ne de savaşlar akıllandırıyor. Her 10-15 yılda bir deprem gören bir coğrafyada depreme göre bina inşa etmek gibi bir kavramdan bihaber yönetenler ve bunu yaptıracak yöneticilerden mahrum bir ülke. Daha 10 yıl olmamış iken marmara depreminden sonra ne deprem yönetmelikleri ne de kontrol mekanizmaları işliyor canım ülkemde. Balçığın üzerine bina kurmak, orman arazisi üzerine site inşa etmek, dere yatağına fabrika açmak kimsenin tuhafına gitmiyor.

Neden geçmişten ders almıyoruz? Neden bu kadar unutkanız? Aslında mesele unutkanlık değil, işgüzarlık kültürümüzün kanımıza adeta işlemesi. Bi tarafımıza kazığı sokana bugün kızıp yarın onu omuzlarımıza almaktan çekinmeyen bir erdeme sahip olan anlayışımızın ürünü bu acılar.

Ne pozitif bilimden bir mana çıkarıyoruz ne de dini öğretilerimizden. Pozitif bilim tecrübeyle sahip bilgilerin sistematize edilerek öğretiye dönüşmesidir. Bilimi ezberlemek değil, onu hayata adapte edebilmektir erdemli yaşamak. İslamın öğretilerini ezberlemek; sadece beş vakit namaz, kuran ezberleme değildir islami erdem. Erdemli olma; cana mala kastetmeme, kendin kadar başkalarını da düşünme, belki yere çöp atmama, sözünde durma, yalan söylememe, hırsızlık yapmama, bir hata karşısında yüzünün kızarmasıdır.

"Her halk hakettiği gibi yönetilir " demiş ünlü Alman devlet adamı Otto Von Bismarck. Her 10-15 yılda bir depremden binlerce vatandaşını bir ülke toprağa veriyorsa, trafik kazalarında savaş boyutunda ölü ve yaralı bırakıyorsa, her doğal afette kamera şakası gibi akibetlerle karşılaşıyorsa bir ülke o ülkeyi yönetenleri başa getirenlerde bir arıza var demektir. Bu ülkeyi yönetmeye talip olanlar eğer embesil ise o embesilleri de o millet başa getiriyorsa sorunu yöneten eblehlerde aramak değil doğru olan. Bir ülkedeki binaların %80'i depreme dayanıksız ise o binaların yapımına izin verenlerin yedikleri her lokma nimete harama bulaşmıştır.

Bir ülke düşünün ki bir depremde binlerce vatandaşı depremden değil, aslında yapılan evler yüzünden ölmüş ve bu ölümlerin kural tanımamanın bir ürünü. Yaşanan kayıpların hesabı bile sorulamamış. Sormak lazım... Bre ey gafil yöneticiler siz naparsınız? Siz o belediye yönetimlerinde valiliklerde, ne iş yaparsınız? Marmara depreminde onca cana malolan o evleri inşa edilirken Kocaeli'nde, Gölcük'te, Adapazarı'nda belediyeler, valilikler, Odalar, İl özel idareleri, Bayındırlıklar, Yapı denetim firmaları ne yapıyordunuz? Ve sonrasında... Tam anlamıyla bu ve bunun gibi kurum ve kuruluşların ve bilimum idarecilerin elbirliğiyle işledikleri cinayetlerde varolduğu söylenen hukuk mekanizması neredeydi aradan geçen yıllarda? Kim ceza çekti? Kim makamından alaşağı edildi? Depremde başta olan belediye başkanı bozuntuları sonraki seçimlerde ahlaksızca boy gösterdi ve bizim onurlu milletimiz gene onları seçti malesef.

Sakarya Pamukova'da hızlı trencilik oynanırken meydana gelen kazada ölen insanlarımız koyun gibi telef olurken dönemin ulaştırma bakanı Binali Yıldırım'a kim bindirebildi?

Günler öncesinden meteoroloji bas bas bağırırken şiddetli yağmur geliyor derken İSKİ neredeydi? Belediyeler ne halt yiyordu? 31 Can gitti 7 kişi hala kayıp... Öyle trajikomik bir hal ki, bir sel felaketi yaşanmış, üç gün sonrasında yeni bir aşırı yağışın olacağı bildirilmiş, Malum İSKİ, riskli bölgeler ilan etmiş ama selin yuttuğu Kilyos bu bölgeler arasında geçmiyor. Nasıl bir ciddiyet içerisinde çalışıldığı, yetkililerin nasıl bir görev bilincinde olduklarını yorumlamak bile kifayetsiz kalıyor. Bütün bunların içinde bir Allah'ın kulu çıkıp da evet sorumluluk alanımda böyle birşey yaşandı ben gereken önlemleri alsaydım gene bir felaket olabilirdi ama bu kadar kayıp olmazdı evet suçluyum ve bu görevi haketmiyorum diyen bir yetkili, görevli namuslu, onurlu bir kişi çıktı mı? HAYIR!!!

Dedik ya hakettiği gibi yönetilir milletler. %99'u müslüman denilen bir ülkede hırsızlığın, rüşvetin, cinayetin büyük günahlar içerisinde sayıldığı İslam dinine mensup bir ülkede yaşıyoruz. Malum ramazan ayı gibi kutsal bir ayı idrak ediyoruz. Ama müslüman bir ülkede sel felaketinde ramazan ayı gibi kutsal bir ayda yağma yapmaktan da utanmayanbir anlayışı da barındırıyoruz.

Müslümanım diye geçinen idareciler tarafından yönetiliyoruz. Sormak lazım cinayet hem dinen hem de insanlık adına çok büyük bir suç ve günah ise; deprem bölgesine dayanıksız ev yapan yaptıran, dere kenarına ev yapan, yapılmasına izin veren, ve sonucunda insanların ölümüne sebebiyet veren cinayet işlemiyor mu katil olmuyor mu? Bu cinayete yapılan yanlışları düzeltmek için adım atmayan idareciler, cinayet sonrasında bunun hesabını sormayan yada soramayan hukuk sistemi bu cinayete ortak olmuyor mu? Soruyu daha da genişletirsek asıl cinayetin ortakları yani halk, bizler bu cinayeti işleyenleri toplum vicdanında yargılamayn bizler... Cinayete göz yumarak işlenen ahlaksız suça ortak olmuyormuyuz?

Eğer Allah'ın adaletine inanıyorsak Allah bunları bize sorar!

Siz Ne Düşünüyorsunuz ?

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.