• Halkbank 3.000 eleman alacak !

    Halkbank 2009 yılı ner karını %60,2 arttırmış ve net karları 1 milyar 631 milyon lira olmuş. Halkbank Genel Müdürü Hüseyin Aydın, yaşanan bu kar ve büyümeyi yeni şubeler ve yeni istihdam olarak 2010 yılı hedeflerine ilişkin 3.000 kişi alacaklarını duyurarak müjdeyi verdi. Aslında müjde verirken bir şeyi daha fısıldamış oldu işsizler ordusunun üniversite diploması sahibi neferlerine... [...]

  • Oscar Törenlerinin Akılda Kalanları

    Oscar ödülleri bu yıl 82. kez kimilerini sevindirip kimilerini de hayal kırıklığına uğrattı. Daha önceki yazımızda da belirttiğimiz gibi filmde beklenen gövde gösterisi yaşanmadı. Bazı sinema otoriteleri Avatar filminin ödülllere boğulacağını idda etse de akademi jürisi yaptı yapacağını. James Cameron yıllarca süren emeğinin ürününün meyvesini gişelerden milyon dolar bazında alsa da oscar klasmanında umduğunu bulamadı. Törenin bir diğer çarpıcı noktası da[...]

  • CM09/04 2010 Update Çıktı!

    Aradan geçen 7 yıla rağmen yeri doldurulamayan oyun, Championship Manager 03/04 artık günümüz kadroları ve yepyeni özellikleri ile yayında. Oyunun fanatiklerinin günümüz futbolu için beklentilerini karşılayabilecek bir update hazırladık. cm03/04 M.B 2010 update ile Turkcell Süper Ligi, Bank Asya 1. Ligi, Ziraat Türkiye Kupası, Avrupa Ligleri günümüz haline çok yakın database güncellemelerini görebileceksiniz. [...]

  • Yok böyle bir penaltı !

    Penaltıyı kullanan kaçırıyor... Ya sonra ? [...]

  • Hangisi daha iyi ?

    Biri Barcelona ile başarıdan başarıya koştu. Genç, dinamik, zamanının en iyi futbolcularından biri. Diğeri Türkiye'de birçok şampiyonluk yaşamış, Türkiye'yi bilen Türk futbolunu yanıyan bir teknik direktör. Artılarıyla eksileriyle [...]

  • Paylaşım sitelerinden sınırsız download?

    Rapidshare, Megaupload, Bitroad, Vip-File ve daha birçoğundan dosya indirirken sorun mu yaşıyorsunuz? Modem kapatıp açmaktan bıktınız mı? İşte çözüm ! [...]

  • Kurtlar vadisi mi Ezel mi?

    Devlet içerisindeki derin çeteleri ve bunlara karşı mücadele veren birkaç iyi adamın yaşadıklarını ekrana getiren, kaliteli kamera çekimleri ve yüksek bütçeli sahneleriyle günümüze kadar hep gündemde kalmasını bilen bir dizi oldu Kurtlar Vadisi. Yayınlandığı günden bu yana izlenme rekorları kıran adeta bir fenomen haline gelen Kurtlar Vadisi'nde, 80. bölümde skandal üzerine skandal yaşandı. Her haftaya bir buçuk saatlik bir hikayeyi [...]

  • Batıya medeniyeti biz mi verdik ?

    Sart harabelerinde hazineleriyle meşhur M.Ö. 560-546 yılları arasında Lidya ülkesini yöneten Kroisos (Karun) 'un sarayını, o dönemin ince işçiliğe sahip yahudi ibadet yerleri, havraların kalıntılarını, kraliyet ailelerinin yüzdüğü büyük havuzu (Bir rivayete göre havuzda zaman zaman süt doldurularak yüzülürmüş), Tamirci dükkanları, devlet büroları, nalbantların işyerlerini sahiplerinin isimleri ile bulunan ticaret merkezlerini, caddelerini. Efes'te de bir kolu olan Meşhur Kral Yolunu ve daha [...]

  • Fotoğraflarla dünya sofrası [Foto Galeri]

    Her insan dünyaya çıplak gelir, hepimizin bildiği üzere de her insan eşittir. Dolayısıyla eşit bireyler bu evren üzerinde eşit haklara sahiptir. Aynı ölçüde yemek, gezmek, dolaşmak ve barınmak için hak idda edebilir.Temiz suya, doyurucu yemeklere, güvenli ve sağlıklı bir yaşam sürmeyi istemek en doğal hakkıdır. Elbette bu kavramlar teoride, insan hakları evrensel sözleşmesinin ütopyasında kalan yalan dünyanın gerçekleri... [...]

  • Uğur Dündar'a bir haller oldu.

    Bir dönemin en acar gazetecilerinden idi. Yaptığı haberler, ortaya çıkardığı yolösuzluklar, skandallarla Türkiye'de taraflı tarafsız bir çok kişinin takdirini kazanmış nadide araştırmacı gazeticilerinden, bir duayendi. Uğur Dündar... Böcekli, mikroplu hijyenden yoksun işyerlerinin, kanunsuzluğun amansız düşmanı güvenilir haberci. Türkiye, hijyen kurallarının ne kadar önemli olduğunu, dolmabahçedeki Atatürk'ün miraslarının ne halde olduğunu, [...]

  • KPSS ile ilgili herşey

    KPSS soru bankaları, çıkmış sorular, konu anlatımları, A ve B grubu konuları ile ilgili bir çok döküman [...]

08 Aralık 2009

Bizi kapatın diye yalvarıyorlar!

“Bugünün Seyit Rıza’sı Öcalan’dır”

“Tabanımız ‘dağa gidin’ diyor”

"15 Ağustos Zafer Bayramı'nız kutlu olsun" (PKK'nın ilk silahlı eylemleri)


"DTP dışında bir siyasi partiden aday olan Kürt değildir"

"Ben PKK’yı önemsiyorum. Çünkü çok iyi biliyorum; eğer o yıllarda PKK gibi bir örgüt ve Öcalan gibi bir lider çıkmasaydı şu anda Kürt kimliğimizi bilmiyor olacaktık."

"Öcalan ve PKK bir tarihtir. Bizim bu tarihe sahip çıkıyor olmamız eleştirilmemeli, anlaşılmalıdır"

"Bizim siyaset yapabilme koşullarımızı Öcalan ve PKK hareketi ortaya çıkarmıştır."

“PKK silah sevdalısı değil. Türkiye’nin dayattığı uygulamalar karşısında PKK’nın başka seçeneği kalmadığı için silaha sarıldı."

"Biz 15 Ağustosu barış harekatı olarak tanımlıyoruz ve bu günü önemsiyoruz"

"Biz, Kürt sorununun çözümünde Öcalan'ı muhatap alıyoruz, PKK ve Öcalan'sız bir barış süreci olmaz"

“PKK ve sayın Öcalan'ı dışarıda bırakma oyunun gelmeyiz”

Yukarıdaki sözler DTP'nin eşbakanı Emine Ayna'ya ait. Malumunuz üzere ülke gündemimizde demokratik açılım süreci aynı zamanda da DTP'nin kapatılması ve bazı yöneticilerine siyasi yasak getirilme davası aynı paralelde ilerliyor. AKP'nin ve muhalefetin dışında bir pencereden bakacak olursak, yıllardır sürdürülen teröre karşı silahlı mücadelenin binlerce yurttaşın ölümü ve milyonlarla ifade edilen maddi kayıplar göz önünde bulundurulduğunda birilerinin amma askeri amma siyasal belki de ekonomik çözüm arayışı şeklinde elini taşın altına koyması gerekmekte. Yoksa maddi kayıplar yitirilen canlar ve değerlerle kısır bir döngü halinde yerinde sayan bir ülke profilinden çıkmamız mümkün değil.

Askeri yönden kısmen de olsa başarı sağlayan mücadele, teörürün kaynaklarının aslen içimizde olmasından ve bundan nemalanan hainlerin, gizli oluşumların provakosyonları devam ettikçe köklü bir çözüm mümkün gözükmemekte.

Siyasal çözüm ise gene aynı çıkmazları barındırmakta. Sorunun muhatapları konusunda ise maalesef yol katetmek çok zor. Kürt vatandaşlarımızın büyük bir bölümünün oyunu alan dolaylı olarak da onları temsil eden siyası parti çözüm için realite barındıran hiç bir somut öneri getirmeden mecliste Teröristbaşı Abdullah Öcalan ve PKK'nın sözcülüğünü yapan DTP işin aslında açılım için çözüm için değil çözümsüzlük ve terörün devamı için ellerinden geleni ardına koymamakta. Aslında teröre destek veren, yardım ve yataklık yapan, terör örgütünün propogandasını yapan bir çok eylemi eylemi gerçekleştiren DTP'li vekil ve yöneticilerin bir çoğu yasalarımıza göre suç işlemiş iken yaşanan süreçte bu eylemler dokunulmazlıklar, düşünce özgürlüğü ve fikir suçları kavramları arasında hem hukukumuzun itibarını zedelemekte hem de dağda mücadele eden anadolu evlatlarının kanına leke düşürmekte. Ne yazık ki demokratik bir diyalog ortamını oluşturmaya çalışırken Emine Ayna gibileri de bunu kullanarak PKK terörünü siyasallaştırma yönünde çabalarını arttırmakta.

DTP kapatılırsa ne olacak? Elbette hiç birşey olmayacak gene demokratk bir ülkede parti kapatmak tartışılacak. DTP tabelasını ve ismini değiştirip tekrar yoluna devam edecek. Açılımın süreci sona erecek eylemler başlayacak ve tekrar askeri süreç. Bunlar olumsuz yanları. Fakat ortada suç var o ne olacak? İşte burada ülkeyi yönetenlerin elini kolunu bağlayan da bunlar.

Çöüm yolunda aslında hükümetin hatası açılımı zamansız başlatmak oldu. Yılların getirdiği sorunlar yumağını PKK'yı izole etme çabasının meyvelerini aldıktan sonra ve ergenekon davası sonuçlandıktan sonra demokratik sürece girmeliydi. Kuzey Irak ABD desteğini kaybedince denize düşüp Türkiye'ye sarıldı ve onlarla diyalog başlamış Barzani ve Talabani yönünü Türkiye'ye dönmüştü. Ekonomik ve siyasi menfaatler onlara PKK ekseninde bir şey kazandırmıyor ve artık PKK'ya defol demeye başlamışlardı. Tam bu süreçte oluşturulacak işbirliği mekanizmalarının geliştirilmesiyle PKK lojistik kaynakları kurumaya başlamış ve açıkça Karayılan tarafından devlet falan istemiyoruz sadece demokratik hak cümlelerini dillendirmeye başlamıştı. Artık muhatap alınamama dışlanma yavaş yavaş PKK'yı psikolojik olarak bitirmeye doğru sürüklerken dolaylı yoldan zamansız açılım onlara tekrar kimlik kazandırdı. Diğer yandan iddalarda aslında Öcalan'ın bile ergenekonda olduğunun dillendirilmesi içimizdeki bir türlü açığa çıkamayan gladyonun yani gizli PKK işbirlikçilerinin deşifre süreci de bitirilmeden açılıma geçildi. Uluslararası alanda politik atağa kalkan Türkiye kendi iç politikasında doğru olanı zamansız yapınca şu dönem için çuvalladı.

Belki Madımak, 28 Şubat, Dağlıca, 12 Eylül, Hrant Dink suikasti, Özal'ın ölümü gibi karanlık geçmişimizle yüzleşebileceğimiz bu günlerde sürece katkı sağlamak yerine Öcalan'ın saçıyla, penceresiyle, iğnesiyle uğraşan sadece terörist bir liderin avukatlığını yapan siyasi zihniyetin nasıl tasfiye edileceği de ayrı bir sorun.

Bir ülkenin antidemokratik uygulamaları sonucu ortaya çıkan kürt sorunu ile uğraşırken bu soruna karşı mücadele ettiğini hak aradığını idda eden ve bu hakkı rerör eylemleri ile arayan bir örgüte T.C'nin gel hadi barışalım geçmişi unutalım demesi hatta ve hatta o terör örgütü liderinin özgür kalmasını istemesi hangi akılla hangi demokratik çözümle bağdaşır? Yapılan yanlışları düzeltmek ve bu yanlışı yapanları tarihin karanlık sayfalarına, kodeslere atmak başka yanlışı yanlışla düzeltmek isteyenleri ödüllendirmek başka...

DTP'nin kapatılması, Açılım süreci ve tam bu noktada çatışmaların artması, şehit haberlerinin gelmesi biraz ilginç gelmiyor mu?

Terörü yönetenlerle içimizdeki işbirlikçileri kesinlikle terörün bitmesini, açılımların, yeniliklerin, halkın devletle barışmasını istemez. Bu gerçekleşebilirse zaten beslendikleri kaynaklar kurur. Bu kaynakları canlı tutmak da onlar için çok kolay. Bir batıda bomba patlar, askere organize pusu kurulur bir de doğuda silahlar patlayıp insanlar kim vurduya gider. Böylece düşmanlık "bir sizden bir de bizden" şeklinde kan davası olarak devam eder. Eşref Bitlis, Gaffar Okkan, Turgut Özal gibileri bu süreçlerin aykırı hareketlerin, kurbanı oldular. Bunlara kıyanlar bildiğimiz terör eylemi değildi. Bunlara kıyanlar terörden nemalanan içimizdeki ve dağdaki hainler ve dış destekçileri idi.

Aslında ülkemiz yakın gelecekte yeni olaylara gebe. Bu olaylar hiç de güzel olmayacak. Çünkü gene aykırı hareketler yaşanmakta. Terörü kanla değil diyalogla çözerek, halkla bütünleşme çabaları yönünde çalışmalar yapılmakta. Artık devletten büyükbaşlara mı akıl almaz entrikalar yapılır yoksa kitlesel cinayetler mi yoksa halk önderlerine mi kıyılır? İnşallah olmaz ama yakın tarih bunu tescil ediyor. Gizli, illegal, antidemokratik buluşmaların, organize hareketlerin, eylemlerin deşifre edilmeye çalışıldığı hesap sorulmaya çabalandığı bu dönemde perdenin arkasındaki ruhlarını şeytana satmış kirli insanların entrikaları karşımıza çıkacaktır. Umarız hak, yerini bulur demokrasi, halk iradesi ve hukuk galip gelir.

0 YORUM:

Yorum Gönder

Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.

 
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan makalelerin ve paylaşımların tüm hakları Mutlak Butlan'a aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan makalenin bir bölümü, alıntı yapılan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir. Aksi durumda uyarı verilmeksizin yasal işlem yapılacaktır