Hala İzlemediyseniz Buyurun...
Filmler vardır ki, bütçesi ve efektlerinden ziyade özgün senaryoya sahip, aynı zamanda da diğer gişe filmleri gibi gösterime girmeden değil, izleyenler tarafından reklamı yapılır, kulaktan kulağa övgülerle ses getirir. Zaten genelde bu filmler sinema severlerin tepkisi, yani filme gösterdiği ilgi sayesinde gündeme gelirler. Babam ve oğlum filmi de öyle olmadı mı?
Yakın zamandan günümüze beğeni toplayan hoş filmlerden bir liste . Eğer hala izlemediğiniz filmler varsa bu listeden kaçırmamalısınız.
1- Trade (Satılık Çocuklar) -2007-
Filmde, uluslar arası mafya tarafından kaçırılan 13 yaşındaki Adriana'nın ve onu kurtarmak için çırpınan, abisi Jorge'nin çaresizliğini ve mücadelesini iliklerinize kadar hissedeceksiniz
2- Seven Pounds (Yedi Yaşam) -2008-
Hayatın değerini geçirdiği bir kazayla anlayan ve ölümüne sebep olduğu 7 kişiye yaşadığı vicdan azabından kurtulmak adına ömrünü adaması, tasarladığı senaryoyu önceden belirlediği 7 kişi için kendini feda etmesini konu alan bir Will Smith filmi. başlarda asıl konuyu kavrayamayan izleyicinin finalde tüğlerini diken diken eden bir sonla noktalanan, duygu ve gizem dolu bir başyapıt.
3- Oldboy (İhtiyar Delikanlı) -2003-
Uzakdoğu sinemasından müthiş bir Kore film. Filmin sonunda herşeyin açığa çıktığı, gerek senaryosu, gerekse oyunculuğu ile tekrar tekrar izlenebilecek bir film. Bir odaya kapatılıp 15 yıl boyunca hapsedilen bir adamın neden orada tutulduğu sonrasında serbest bırakılması ile beraber onu hapsedenle olan hesaplaşmasını konu alan dakikalar geçtikçe merak uyandıran sıra dışı bir finalle de izleyiciyi şaşırtıp koltuğuna kilitleyen bir film. Holywood filmlerine alışkın olanların ilk başlarda filmin asıl konusunun net olmamasından dolayı sıkılabileceğini sabırla bekleyenleri senaryo nasıl yazılırmış dedirtircesine ders veren bir baş yapıt.
4- Frequency (Frekans) -2000-
Zamanda yolculuk kavramına farlı bir açıdan yaklaşmış, zaman, kader kavramlarına karşı postmodern bir duruş sergilemiş bir film. Başından sonuna kadar hiç sıkılmadan izlenebilecek, baba oğul arasında zamanın sınırlarını aşan duygu yüklü bir öykü. Bilim kurgu, cinayet ve polisiye gerilim filmlerinden hoşlananların hala izlemediyse kaçırmaması gereken bir film.
5- The Pursuit of Happyness (Umudunu Kaybetme) -2006-
Bütün uğraşlarına rağmen hayata tutunamamış fakat yılmadan azimle mücadele eden gerçek bir yaşamdan uyarlanmış bir babanın, hikayesi. Chris Gardner, medikal pazarlama sektöründe çalışan borçları olan bir aile babasıdır. Eşi ve bir oğluyla mutlu bir yaşam süren Chris, zamanla azalan satışlarıyla borçlarını ödeyemez duruma gelir. Maddi sıkıntılardan dolayı eşiyle arası açılan ve eşinin evi terk etmesiyle oğluyla hayata tutunmaya çalışan Chris'in bir ilanla başvurduğu finans şirketinde kadroya girebilmek adına gün gelir sokakta kalır, gün gelir zengin patronların uşağı olur. Ama başarmak için yılmaz... İzleyeni bu hayat için ne yaptım ki hayıflanıp, isyan ediyorum diye kendi kendisinin muhasebesini yaptıran bir eser. Son bir kaç yıla damgasını vuran Will Smith başrolde.
6- Idiocracy (Ahmaklar) -2006-
Bu filmi özellikle listeye koyduk. Her işini makinelere, bilgisayarlara ve hizmet sektörünü ifa eden firmalara teslim eden toplumların 500 yıl sonra aptallaşacağı, iki basamaklı iki sayıyı toplayıp çıkarabilenlerin dahi olarak kabul edileceği bir toplumu konu alan bir film. Hiç bir beklentiye kapılmadan rahat bir psikolojiyle çok keyif alınabilecek hatta yer yer kahkahalara boğduran diyaloglarıyla sizi güldürebilecek sıradışı bir komedi. Yanlız izlemeniz özellikle tavsiye olunur.
7- Requiem for a Dream (Bir Rüya İçin Ağıt) -2000-
Uyuşturucunun pençesinde bir gencin ve yalnız yaşayan, tek eğlencesi televizyon olan annesinin yok oluşlarını konu alan mükemmel oyunculuk ve yönetmenliği ile psikolojik gerilimin ve karakterlerin yaşadığı dramın doruğa çıktığı bir film. Filmden sonra bile etkisinden kurtulamayacaksınız.Ayrıca bilmeyenlere; filmin sondtrack'ını yani müziğini birçok yerde jingle, jenerik müziği olarak gerek haber bültenlerinde gerekse radyo-tv programlarında kullanıldığını hatırlayacaksınız.
8- Rounders (Tutku) -1998-
Hukuk okuyan Mike (Matt Damon), hapisten çıkan arkadaşı Worm (Edward Norton) ile sonu olmayan bir kumar sevdasına kapılırlar. Oynamamaya söz verdikleri ve uğrunda sevdiklerini, geleceklerini kaybetme pahasına, bu son oyun diyerek gene kendilerini mafyanın kontrol ettiği poker masasında bulan iki gencin hikayesi. Karakterlerin rollerindeki doğallığı ve başarısı zaten iki usta aktörün başrollerinin hakkını vermesiyle zirveye çıkıyor.
9- The Assassination of Richard Nixon (Richard Nixon Suikasti ) -2004-
Samuel J. Bicke (Sean Penn), kendini ifade etmekte zorlanan, karısından ve çocuklarından ayrı yaşayan bir mobilya pazarlamacısıdır. Dağılmış bir yuvası, sürekli ezildiği ve yalan söylemeye mecbur bırakıldığı bir işyeri ve içinde bulunduğu çıkmazdan kurtulabilmek için başvurduğu banka kredisinin bitmek bilmeyen değerlendirme süreci... Etrafına baktığında yalan, aldatma ve ikiyüzlülükten iyice bunalan Bicke'nin gittikçe bozulan psikolojisiyle yaşananları düzeltmek için ne yaptıysa daha da batan bir hayatı... Bir insanın hayatta kalma savaşına tanık olacağınız filmde karakterin duygularına ve gelgitlerine kapılacaksınız.
10- Untraceable (Öldür.com) -2008-
Hala izlemeyen varsa kaçırılmaması gereken bir aksiyon macera filmi. Gerçek hayatın acıları ve dramlarının sanal dünyada keyfe dönüşmesine karşı baş kaldıran bir gencin acılarına ve yaşadığı travmaya neden olanlardan aldığı cinnet boyutundaki intikamın öyküsü.
11- Death at a Funeral (Cenazede Ölüm) -2007-
Televizyonlarda da yayınlanan film arşivlerde bulunması gereken bir komedi. Genel olarak bir cenaze töreni öncesi bir evde yaşanan olayları anlatan film, komediyi son derece iyi işlemiş ve kimi sahnelerinde kahkaha krizine sokacak bölümleri ile son derece keyifli bir yapım.
12- GAL (Örgüt) -2006-
1980'li yılların İspanya'sında derin devletin işlediği cinayetler ve sansasyonel faaliyetlerinnin peşine düşen iki gazetecinin ispanyol gladyosunun G.A.L adı altında örgütlendiği izine ulaşır. Arı kovanına çomak sokan gazecilerin hayatları pahasına gerçeği ortaya çıkarma mücadelesi. Politik entrika ve polisiye gerilim meraklılarına...
14- Zavet/ Promise Me This (Bana Söz Ver) -2007-
Balkan sinemasının Bosna'lı ünlü yönetmeni Emir Kusturica imzalı film, çok basit insanların ve yaşamların fantastik bir dil kullanılarak senaryoya dökülmüş başarılı bir komedi. Tsane, artık öleceğini hisseden dedesine 3 söz verir. İneklerini kasabaya götürecek, onu satacak sonrakasabadan bir ikona alacaktır. Yalnız eve bir eşle dönecektir. Bu filmde de sıra dışı, fantastik bir kurgu ile güldürecek yönetmen sizi.




Yazıyı Paylaş! (Share!)















2 YORUM:
Güzel filmler çoğunu izledim izlemediklerimi de not aldım. teşekkürler
27 Ocak 2010 00:58GAL filmini bi kaç ay evvel izlemiştim valla ergenekon muhabbetini daha iyi anlamaya başladım
27 Ocak 2010 01:00Nilay
Yorum Gönder
Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.