Küstah domuz !
İsrail'de yaşanan bir küstahlığı, edepsizliği belki de bir ahlaksızlığı gene İsrail medyası tarafından öğrendi dünya. "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisinden duyduğu rahatsızığı belirtmek için Türkiye'nin İsrail büyükelçisi Ahmet Oğuz Çelikkol'u bakanlığa çağırmış ve iddalara göre de küstahça bir muameleyle ağırlayıp hakaretlerde bulunmuş. İsrail medyasına göre alçak bir koltuğa büyükelçimizi oturtup kendisi yüksek bir koltuğa geçerek diplomatik aşağılama yoluna gitmiş temsilcimizi. Bununla kalmayan, ibranice solarak öylediği idda edilen sözler savaş çıkartacak kadar vahim...
Normalde diplomatik teammüller gereği bir büyükelçi bakanlığa çağrıldığında ne için çağırıldığına karşın önceden bilgilendirilir. Sonrasında görüşme ise basına kapalı olarak gerçekleştirilir. Söz konusu yaşanan olayda büyükelçimize bilgi verilmeksizin çağrıda bulunulmuş, normal şartlarda olmaması gereken kameralar bakanlık görüşme odasının önünde hazır bekletilmiş ve bütükelçimizin kapıda dakikalarca içeriye alınması için bekletilmesini kayda aldırılmıştır. İçeride ise açık seçik aşağılarcasına bakıp ingilizce başladığı konuşmasına ibranice olarak devam edip kameralara; bakın Türk büyükelçisi işte dizimizin dibinde o bunu hakediyor manasında demeçler veriyor...İsrail medyası tarafından gün yüzüne çıkarılan kepazelikten önce büyükelçimizi kapıda bekleten, herhangi bir ikramda bulunmayan bu şerefsiz bakan, görüşmenin sonunda gazetecilere İbranice olarak "Dikkat edin o alçakta biz yüksekte oturuyoruz, masada sadece bir İsrail bayrağı var ve gülümsemiyoruz." bundan sonra olacak ne varsa olsun dercesine...
Anadolu insanının "neresinden sokarsan sok adam olmaz" diye bir sözü vardır. Bu bakan da böyle biri olmalı ki; böyle kepazeliği yapabilecek kadar alçalabilmeyi kendine yakıştıran bir diplomat, devlet adamı. Yerlerinden yurtlarından edip, kan üzerine kurdukları, düzende devlet eliyle soykırım yapmalarına birileri ses çıkarınca ısıracak yer arar gibi saldırdıklarını bu gibi olaylarla görüyoruz.
One Minute travmasını hala üzerinden atamadığı her halinden belli olan bu zavallı, tekerine çomak sokulmasının acısını anca kendisini küçük düşürebilecek bu gibi eylemlerden çıkardığını zannediyor. Söz konusu kaynaklara göre basının tokalaşma ısrarına karşı büyükelçimize , elini uzatma zahmetini göstermeyen Danny Ayalon, göstermiş olduğu davranışı ibranice olarak "Bizim altımızda oturduğunu ve burada sadece bir bayrak bulunduğunun görünmesini istiyoruz" diyerek niyetini açıkça belli etmiş. Olay medyada patlak verince de bugün yaptığı açıklamada Türkiye'den özür dilemeyeceğim, amacım yalnızca mesaj vermekti diyerek küstahlığını sürdürdü.
İsrail makamları Türkiye'deki gelişmelerden fazlasıyla rahatsızmış! Yok efendim "Ayrılık" , "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisileri İsrail aleyhine propoganda yapıyormuş, iftira ediyormuş... İşin komik yanı adamlara dizi beğendiremiyoruz. Onca birleşmiş Milletler raporu, bağımsız kaynakların görüntüleri ve belgelerine rağmen başbakan Recep Tayyip Erdoğan Gazze katliamlarını kınayarak İsrail'e vaaz veremezmiş. İsrail'e ders verecek en son ülke Türkiye'miş... Sonra neden antisemitizm yükseliyor diye araştırıyorlar. Yahudi düşmanlığının artması için vargüçleriyle çalışan İsrail'in şahin kanatları akbaba olma yolunda epeyce yol aldılar.
İran'ın nükleer güce sahip olmaması için var gücüyle yırtınan batının İsrail'in nükleer bombalarına ses çıkarmaması paradoksuna değinen başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, gazze katliamı sırasında en çok ses getiren protestolar sayesinde gündem oluşturan Türk halkına karşı olan öfkelerini bu şekilde kusuyorlar.
Peki kim bu Danny ayalon? Bilindiği üzere İsrail, kolalisyon hükümetini tarafından yönetiliyor. Binyamin Netanyahu’nun, lideri olduğu Likud partisi ile Avigdor Lieberman'ın başkanı Yisrael B`Teinu (İsrail Evimiz) partileri tarafından paylaşılıyor koalisyon. Bu koalisyon ortaklarının her ikisi de aşırı sağcı olmasına karşın Avigdor Lieberman'ın partisi faşist bir çizgide politika yapmakta. İsrail'in politikalarını eleştiren her ülkeye zaman zaman hakarete varan tepkiler koayabilen bir parti. İşte bu partinin lideri de hükümette dışişleri bakanlığı görevini sürdürüyor. Danny ayalon ise Avigdor Lieberman'ın partisinden ve dışişleri bakanının yardımcısı konumunda. Dün yaşanan rezaletin perde arkasında kuşkusuz faşist lider, dışişleri bakanı Avigdor Lieberman var.
Yaşananları gördükçe One minute'nin ne kadar doğru bir çıkış olduğunu gün geçtikçe görüyoruz, görmeye de devam edeceğiz...




Yazıyı Paylaş! (Share!)















0 YORUM:
Yorum Gönder
Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.