Bir cinayet şebekesi: Mossad

İbranice anlamı "Enstitü" olan Mossad, İstihbarat ve Özel Operasyonlar Enstitüsü adıyla 18 Eylül 1947'de kuruldu. Merkezi Tel Aviv'de olan İsrail istihbaratı, ülkesinin varlığı ve bütünlüğü için hedefe ulaşmak maksadıyla her yol mübahtır anlayışıyla İsrail adına bilgi toplama, hedef üllkelerde casusluk, tehlikeli gördüğü kişi, kurum ve kuruluşları takip ve yok edilmesi işlerini kurulduğu günden bu yana gerçekleştirmekte. Kimi zaman dünya kamuoyunu meşgül eden önemli siyasi olayların arkasında, kimi zamanda göstere göstere yapılan suikastlerde imzası olan çok tartışılan bir örgüt.

Bazı olayların arkasında örneğin Kenedy suikasti gibi Mossad'ın olduğu hala tartışılsa da karanlık olaylarda sorumlu olarak ilk adres gösterilmesi yadırganmayacak bir oluşum. İşgal ettiği topraklar üzerine kurduğu devletin güvenliği için neler yaptığı ve yapabileceğini gösterecek icraatleri:

Kara Eylül

1972 Münih Olimpiyatları'nda bir grup filistinli militanın İsrail hapishanelerindeki filistinlileri kurtarmak  ve esir değiş tokuşu yapmak adına İsrail'li sporcuları rehin alması ve tarihe Kara Eylül olarak geçecek rehineleri kurtarma operasyonunda Alman gizli servisiyle Mossad'ın ortaklaşa yürüttüğü operasyonda helikopter pilotu hariç hiç kimsenin sağ çıkamadığı bir çatışma yaşanmıştı.







Ölen sporcuların  intikamı olarak, 12 kişilik ölüm listesinin mossad tarafından hazırlanması akabinde olaya karışan filistinlileri bulundukları ülkelerde öldürmüş, aynı paralelde katliamla ilgisi olmayan birçok filistinli aydın da cinayete kurban gitmişti.
Entebbe Baskını

27 haziran 1976 günü, gece 00:30 sıralarında 244 yolcusu ve 12 mürettabatıyla Atina'dan Paris'e havalanan yolcu uçağının FKÖ'lü militanlar tarafından gene hapishanedeki mahkumların saliverilmesi için gerçekleştirdiği uçak kaçırma eyleminde üçağın Uganda Entebbe havalimana indirmeleri ve başlayan müzakereler sırasında Mossad tarafından getirilen 200 özel seçilmiş asker ve ajan tarafından gerçekleştirilen operasyonda 6 militan, 3 rehine ve 1 İsrail'li askerin ölmesiyle sonuçlanan eylemdir.







Ölen İsrail'li asker ileride başbakan olacak olan  Benjamin Netanyahu'nun ağabeyi Yonatan Netanyahu'dur

Osirak Saldırısı

7 haziran 1981 yılında kod adı "opera" olan bir saldırıyla İsrail, kendisinden başka bölgede nükleer güce sahip olmasını istememesi dolayısıyla Fransa ile Irak hükümetinin yaptığı nükleer anlaşmayı bütün diplomatik baskılara rağmen önleyemeyince, inşaasına başlanılan reaktörü yok etme planını devreye soktu. Dörderli iki kol halinde kalkan 8 F-16 uçağıyla Osirak nükleer santraline fransız uzman ve mühendislerin tatilde olduğu bir saatte saldırı gerçekleştirdi.







Saldırı sonucu reaktör kullanılamaz hale geldi. Baskın sırasında güvenliğinden sorumlu kumandanın görevi başında olmadığını öğrenen Saddam Hüseyin, kendisini halk önünde idam ederek öldürtmüştür.

9 Ekim 1972: FKÖ'nün Roma temsilcisi Vail Zuaytir'in bir suikastla öldürülmesi

22 Ocak 1979: 1936 direnişinin liderlerinden Hasan Selame'nin oğlu Ali Hasan Selame'nin Beyrut'ta arabasına bomba konması suretiyle öldürülmesi.

29 Eylül 1980: Filistinli lider Sa'd Sayil'in Lübnan'ın el-Beka'a vadisinde öldürülmesi

9 Ekim 1981: Mücahit Ebu Şerar'ın Beyrut'ta bir suikast sonucu öldürüldü.

14 Şubat 1988: FKÖ'nün ileri gelenlerinden Hamdi et-Temimi, Mervan el-Kiyali ve Muhammed el-Cis'in Kıbrıs'ın Limasol kentinde arabalarına bomba konması suretiyle öldürüldü.

16 Nisan 1988: Filistin kurtuluş örgütü kurucularından Ebu Cihad (Halil El Vezir) 16 Nisan 1988 yılında Tunus'ta evinde uğradığı suikast sonucu öldürüldü.

2 Nisan 1995: Şeyh Rıdvan Mahallesi katliamı.Olayda Mossad ajanları bir çocuğun eline bir paket vererek tarif edilen eve götürmesini istemiş, ve akabinde bombanın eve girişinin sağlanmasıyla bomba patlayarak üst düzey 5 Hamas militanı ölmüştür.

26 Ekim 1995: Filistin İslâmi Cihad Hareketi'nin lideri Dr. Fethi Şikâki'nin Malta'da uğradığı suikast sonucu öldürüldü.

5 Ocak 1996: Yahya Ayyaş isimli mücahid, mossad ajanlarının cep telefonuna koyduğu bombalı düzenekle öldürüldü.(vahdet.com.tr)

Mordehay Vanunu (Mordechai Vanunu) operasyonu

1986 yılından 1985 yılları arasında İsrail'in Necef çölündeki Dimona nükleer santralinde teknisyen olarak çalışan Mordehay Vanunu, görev yaptığı tesisin barışcıl amaçlar dışında nükleer silah araştırma ve üretimi yaptığından şüphelenerek gizlice fotoğraflaması ve muhalif davranışları sonucu işten çıkarılmasıyla başlayan süreçte yurt dışına çıkıp ülkesinin ısrarla reddettiği nükleer silahları ifşa etme amacıyla soluğu avustralya medyasının kapısında aldı.



















Burada iddalarına pek kıymet verilmemesi üzerine Sunday Times yazarı Peter Hounam'la görüştü. Peter Hounam, iddaları, Vanunu'nun duruşunu ve delillerini ciddiye alıp İngiltere'ye götürmesiyle uluslararası krizin ilk ayak sesleri gelmeye başladı.

Gazeteye verdiği mülakatların uzaması ve delil olarak sunduğu fotoğrafların uzmanlarca incelenme süreci vakit alınca olaydan diğer medya kuruluşlarına da bilgiler sızmaya başladı. Artık herkes Mordehay Vanunu röportajı ve delillerine kilitlenmişti. Hatta Sunday Mirror gazetesi olayın palavra olduğunu bile ilan etmişti. Yazı dizisinin yayınlanacağı günlerde Mossad olaydan haber almış ve özel ajanlarını İngiltereye göndermşti. Gazeteci, muhabir ve kameraman kılığında sahte kimliklerle olası bir röportaj anında Vanunu'yu ortadan kaldırmayı planlamışlardı bile.



Röportaj, günler geçtikçe meydana getirdiği yankıları tüm dünyanın dikkatini bu olaya yönlendirmesine neden olmuştu. Mordehay Vanunu, korku ve endişe içinde geçen günlerde bir kadınla göz teması kurmuş, o bakışlardan, o gözlerden çok etkilenmişti. Kısacası bir kadına aşık olmuştu.

Kendisini Amerikalı turist olarak tanıtan Cindy, yahudi asıllı fakat İsrail'in politikalarından son derece rahatsız olduğunu daha ilk başlarda dile getirmiş, zaten Vanunu'nun daha da bağlanmasına neden olmuştu. Medyanın üzerine çok gelmesi üzerine bunalan Vanunu, sevgilisi Cindy'nin ısrarı üzerine tatile çıkma kararı aldı. Durumdan şüphe duyan Peter Hounam kendisini uyarmasına rağmen gitmesine engel olamadı.

Roma'da kurulan tezgaha trajedik bir sonla düşen Vanunu, orada bir otel odasında Mossad ajanlarınca iğneyle bayıltarak etkisiz hale getirilip gizlice bir yatla İsrail'e götürülmesi sağlandı. Burada vatana ihanet suçundan yargılanıp tek başına 24 saat floresan lambayla aydınlatılan, kamerayla izlenen bir hücredede 30 Ağustos 1987'den, 11 yılı hücrede olmak üzere 21 Nisan 2004'e kadar cezaevinde kaldı.



Dünya kamuoyu bu operasyonu daha sonra "Bal Kapanı" (kadın casusla hedefin baştan çıkarılarak yakalanması) adıyla öğrendi. 

Mossad Vanunu'yu istese orada öldürebilirdi. Amaçlanan şey ise, İsrail'in kudretini göstermek, nerede, kim olursa olsun kendisine ihanet eden, düşmanlık besleyen kim varsa eninde sonunda bulup cezasını verebilme imkanlaörının olduğu mesajını dünyaya duyurmaktı. Nitekim bunu da kısmen de olsa başardılar.

Mahmud El Mabbuh Suikasti

Hamas Hareketi liderlerinden Mahmud El Mebhuh, altısı İngiliz, üçü İrlanda, biri Fransız, birinin de Alman pasaportu taşıyan 11 kişilik mossad suikast timi tarafından 20 Ocak 2010 yılında Dubai'de bir otel odasında gerçekleştirilen operasyonla odasında öldürüldü. Şu ana kadar elektrik şoku, boğulma seçenekleriyle hala da tam olarak nasıl öldürüldüğü netleşmese de otel güvenlik kamerası ve havaalanı görüntülerinden yola çıkılarak olayın oluş şekli basına dubai emniyetince yansıtıldı. Söz konusu operasyona göre;

Tim üyeleri Dubai’ye ulaştığında farklı otellerde kaldı. Tim’in Peter isimli lideri ve Jeel isimli kadın Bostan Rotana otelinde (suikastin gerçekleştiği otel) 1102 no’lu odada kaldı; ancak bu ikisi planı gizlemek için suikast günü Mebhuh’un otele gelişinden önce, timden başka iki üyeyle yer değiştirerek yandaki başka bir otele geçti.







Bu iki işbirlikçi, Mebhuh’un kalacağı 230 nolu odanın yerini tespit edip, Peter’ın daha sonra telefon ederek bu odanın karşısındaki 237 nolu odayı kendisine ayırtması için Mebhuh’la asansöre bindi. Suikastin düzenleyici beyni olarak da bilinen Peter, Dubai’den ayrılmak için bir bilet alarak, suikastin gerçekleşmesinden önce Dubai havayollarıyla emirlikten ayrıldı.

Tim otelin her köşesini sıkı gözetim altına aldı. Öyle ki Mebhuh’un odasına giriş çıkışı bile takipleri altındaydı. Tim, dört gruba ayrıldı. Bu gruplardan biri, Filistinli liderin odasının bulunduğu katta gizlendi. Bu grubun üyelerinden Keven, kendisini otel görevlisi gibi göstererek, odanın bulunduğu bu katın koridoruna yaklaşılmasını engelledi.

Yukarıdaki resimlerde tenis oynamaktan gelen turist rolündeki iki mossad ajanı Mahmud El Mebhuh'u asansöre binerken yakalayıp takibe başlıyorlar. Aynı asansöre binen katil ve kurbanlar maktülün nereye gittiğini takip ettikten sonra diğer ölüm timi devreye girerek odasına doğru harekete geçiyorlar. (infazı gerçekleştirdiğine inanılan şahıslar en sağdaki beyaz gömlekli ve beyaz şapkalı 2 kişi.)

Dubai Emniyet Müdürü’nün verdiği ayrıntılara göre, Mebhuh, suikast akşamı, timden pusuya yatmış 7 kişinin bulunduğu odasına döndü ve bu yedi kişi suikasti gerçekleştirdikten sonra olay mahallini terk etti.

Zaten mossad ajanlarının yasadışı eylemlerde hedef saptırtmak için avrupa ülkelerinin vatandaşlarının pasaportlarını kullandığı bilinen bir gerçekti. Yaşanan son suikast sonucu en sert tepkiyi İngiltere üst süzey İsrail'li bir yetkiliyi sınır dışı ederek gösterdi.

Traçe Bessam Suikasti

Tarih 17 Mart 2010... İsrail'den kalkan Gözetleme cihazlarıyla donatılmış iki uçak Türkiye, Bulgaristan ve Romanya üzerinden Budapeşte’deki uluslararası Ferihegy havaalanına indikten kısa bir süre sonra filistinlilere mali yardım yapan Suriye vatandaşı Traçe Bessam mossad suikast timi tarafından kırımızı ışıkta beklerken otomobili içinde vurularak öldürüldü.






Olaydan sonra öldürülen kişinin yanında bulunan ve çok önemli bilgilerin bulunduğuna inanılan çantası da kayıplara karıştı. Macaristan ise, sonrasında Hava İşleri Dairesi Müdürü Jozsef Vago'yu görevden aldı.
Yukarıda anlatılan olaylar dünya kamuoyu tarafında bilinen belki de bazıları bilinmesi istenilen eylemlerden bazıları. Evet bu olaylardan bazıları normal ölüm tanısı koyulabilecek operasyonlardı. Belki de güçlerini, kudretlerini göstermek ve korku salmak adına sınır tanımayan korkusuz, çekincesiz bir yapılanma imajı verilerek dünyaya meydan okuma olarak da yorumlanabilir. Özellikle Dubai'deki olay uluslararası ilişkiler derslerinde tez konusu bile olacak nitelikte.

İsrail derin devleti Mahmud El Mebhuh suikastinde ya çok profesyonel ya da amatörce bir iş yaptı. Çok profesyonel derken; hem hedef yok edilmiş, hem de dünyaya kim bizim düşmanımızsa nerde olursa olsun gider yok ederiz! bizim gücümüzü sınamaya kalkmayın imajı verilmek istenmiş olabilir. 

İkinci bir husus da kafalardaki soru işaretlerinin kaynağı. Şöyle ki: Sınırdışı bir operasyona girişeceksin, 11 tane özel yetiştirdiğin ajanları deşifre edeceksin, pasaportunu kullandığın ülkelerin vatandaşlarını mağdur edip o ülkelerle ilişkilerini bozacaksın ve sonuçta bundan kazançlı çıkacaksın... Belki de Dubai emniyetini ve arap polis teşkilatını bunlar kriminal işlerden anlamaz, bedeviler öldü der geçer diyerek olayın örtbas edileceğini umdular bu da bir ihtimal...

 Mossad'ın parmağı olduğu idda edilen ama kanıtlanamayan diğer olaylar:
  • Keneddy Suikasti,
  • PKK terör örgütü ve mossad ilişkileri,
  • Abdullah Öcalan'ın paketlenip Türkiye'ye teslimi,
  • Mossad, Hüsnü Mübarek, Suudi Şeyhler arasında bilinmeyen ilişkiler,
  • 14 Nisan 1984'te Libya'nın ABD ve İngiltere tarafından bombalanması,
  • Saddam Hüseyin'in Kuveyti işgal etmesinin teşvik edilmesi,
  • 11 Eylül saldırıları,
  • Uğur Mumcu Suikasti,
  • 28 Şubat sürecindeki rolü  ve bazı generaller, derin devlet, medya ve mossad ilişkileri,
  • Kuzey Irak'ta peşmergeler, özellikle Mesut Barzani ile olan yakın ilişkiler.
  • 6 Eylül 2007 gecesi İsrail jetleri tarafından Suriye’nin Deir El Zor kentindeki El Kibar tesislerini bombalanması.

 Konuyla alakalı diğer makaleler :
    Google+ paylaş

    Benzer Konular :

      Yorum yapın
      Facebook yorumları

    0 YORUM YAPILDI. Görüşünüzü belirtin ! :

    Yorum Gönder

    ►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.