İçerik hırsızları...

Acaba çalmak; emeğin, alın terinin üzerine oturmak sadece elma, ekmek, aşırmak mı, eve giren hırsız misali belki de kapkaç mı? Sebebi ne olursa olsun hırsızlık her yerde hırsızlıktır. Fakat bazılarına göre bu kavram: birileri gördüğü, birileri duyduğu, birileri tarafından eylemi yapanın zan altına bırakıldığı sürece geçerli...

Büyük haber sitelerinin, güncel popüler medya kaynakları telif hakkı konusunda yüksek rantlar söz konusu olmadığı sürece emek hırsızlığının peşinde fazla koşmuyorlar. İhtiyaç duymuyorlar.  Ne yazık ki kendi sitesinde yazacak birşeyi olmayanlar, iki lafı bir araya getirmekten yoksun kişiler site site dolaşıp makale, dökuman, paylaşım içeriği avIna çıkıyorlar. Bunların yanında bazı forum sitelerinde moderatöre, adminlere yaranmak, mevki, rütbe elde etmek veya forumuna daha çok ziyaretçi çekmek için de çalınacak yazı arayanlar nam-ı diğer  Kes-Kopyala-Yapıştır'cılar ortalıkta cirit atıyor. Bazen büyük sitelerden aşırma yapmaktan çekinen bu elma kurtları blog sahiplerini hedef seçiyor kendilerine.

Blog yazarlığı zor bir iştir. Çünkü blog yazarı üreten insandır. Hayata dair düşüncelerini, görüşlerini, analizlerini paylaşır insanlıkla. Bir nevi mikro araştırmacı gazetecidir onlar. Evinde yaptığı güzel yemekleri paylaşır, okuduğu kitabı anlatır, spor yazarlığı yapıp alteranatif spor eleştirmeni olur. O, ticari kaygı gütmez. Patron bu yazıma, yazı işleri bu iddama ne der diye korkmaz. Gezdiği gördüğü yerleri anlatır, okuyucularıyla sıcacık bir bağ kurar.

Evet dedik ya... Başkadır blogcular. Kullandığı, ya da yeni keşfettiği bilgisayar programını anlatır birçoklarından önce. Bilgisayarına bulaşmış virüsü temizlemek için saatlerce uğraşmış, ta sonunda virüsü sistemden başarıyla kaldırmış ve deneyimlerini paylaşmıştır sitede. Oynadığı CM oyununu güncellemiş, yenilikler katmış ve herkesin de oynaması için emeklerini kullanıma açmıştır. Bazen çok faydalı bir yemek programını keşfetmiştir, bunu anlatmalıyım demiştir... İzlediği, takip ettiği filmlerin analizini yapmış çarpıcı, ilginç noktaları sinemaseverlerle paylaşmıştır. Bu emeğin ürünü olan bütün günlükçüler için geçerli. Tabi, bizim için de...

Bireysel çaba ile açılan günlüklerin (blog) sahipsiz, yani hukuki açıdan hırsızlığa karşı korumasız olduğunu düşünüyor Kes-Kopyala-Yapıştır'cılar. Aslında ne yazık ki isimlerin yerini nickname aldığı bu dünyada klavye delikanlılarıyla uğraşamıyor blog sahipleri. Anca yaptıkları ahlaksızlığı ifşa edebiliyorlar. Bu bile aslında anlayana! yeter de artar bile.

Emek hırsılığından muzdarip site yazarlardan bazılarına örnek verecek olursak:
İnsan neden çalar? Ya açtır, ya açıktadır, ya bunu huy edinmiştir, ya da yasaların olmadığı ahlaki kuralların çekip çevirmediği bir düzenin parçası olduğundan... Ne yazık ki internet dünyası böyle. Klavyenin başında adresi, mekanı, kimliği belli olmadan nickname arkasına gizlenip sanal alemin kabadayılığına soyunuyorlar. 

Bazı siteler bunu neden yapıyorlar?

Nedeni açık. Daha çok ziyaretçi, daha çok üye, daha çok reklam. İçeriği ne kadar genişletirsek o kadar ziyaretçi gelir mantığıyla içerik, dökuman, paylaşım linki avına çıkan site elemanları faydalı buldukları ne varsa kopyalayıp açtıkları konulara yapıştırıyorlar. Altına bir de utanmadan imza bile atanlar çıkıyor. Bu yazı benimdir diye inatlaşanlara bile rastlamak mümkün. Hele hele çaldıkları yazının altına "emeğe saygı" diye not düşecek kadar seviyeyi düşürenler bile var.

Geçenlerde bir okuyucumuz burada yayınlanmış bir makaleyi aynen kopyalayıp yayınlayan bir sitede, daha doğrusu forumda -bu yazı alıntıdır kaynak belirtin diye yorum atmış. Cevap olarak yöneticilerden biri - reklam yapma kardeşim olur öyle arada hem senin söylediğin siteye bir baksam bizim forumdan bir sürü kopyala yapıştır bulurum diye meydan okumuş... Yani anlayacağınız yavuz hırsız baskın çıkıyor !

Neyse ki bazı sitelere gönderdiğimiz uyarı mesajları sonuç verdi ve korsan makaleler yayından kaldırıldı. Fakat özellikle sinema eleştiri sayfalarımız ve antivirüs, virüs güvenlik konusundaki makalelerimiz bazı blog ve forumlarda Kes-Kopyala-Yapıştır'cılar tarafından inatla yayınlanmakta. En çok Ç(alıntı) yapılan makalemiz ise win.32.sality virüsü için yazılan yazımız oldu.

Ne yapalım, ne edelim bu Kes-Kopyala-Yapıştır'cılara?

İlk olarak site, bloglardaki yazılarınıza karşı alıntı yapılması halinde tepkinizin ne olacağını ana sayfanızda görünecek bir yerde (En altta olabilir) ziyaretçileri uyarın. Bu sizin en temel hakkınız. Örnek larak mutlakbutlan.com'un en alttaki uyarı mesajına bakabilirsiniz.

İmkanı olanlar önce site yönetimlerine uyarı mesajı atsınlar. Lakin bu uyarı mesajı hukuk dışına çıkılmadan, hakaret, küfür, tehdit içermeden yani haklıyken haksız konuma gelmeden olmalı.

Sonrasında pişkinlik devam ediyorsa dava açmakta fayda var. Açılacak davayı eğer haklıysanız kazanırsınız, mahkeme masraflarını da karşı tarafa ödettirirsiniz. Bunu yapamam, ne vaktim ne de nakit yok diyorsanız kopyacıyı ve sitesini ifşa edebilirsiniz.

Telif hakkı, blog hırsızlığı, çalıntı yazılar, kopyalanan makale için neler yapılabilir?

Şu makalelere göz atabilirsiniz:
Ayrıca içerik hırsızlığına karşı çok hassas olan google'a şikayet etmek de işinize yarayacaktır. Gooogle tarafından ban yemiş bir site kolay kolay iflah olamaz. Peki nasıl? Şöyle ki; google sıralamasında fişlendiğinden dolayı hırsız site artık üst sıralarda yer alması zorlaşacak bu da ziyaretçi sayısına etki edecek. Dahası, google adsense hesabı da silinecek olan Kes-Kopyala-Yapıştır'cı asıl niyeti olan google reklam gelirlerinden de mahrum olacak.

Google'a nasıl şikayet edeceğim ?

Şu adrese girmeniz yeterli yapılması gerekenleri ayrıntılarıyla açıklamışlar.

Editör: B. Aslantürk.
Google+ paylaş

Benzer Konular :

    Yorum yapın
    Facebook yorumları

0 YORUM YAPILDI. Görüşünüzü belirtin ! :

Yorum Gönder

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.