Sinema dünyasından: Bunları Biliyormuydunuz?

Kimisi her rolü beğenmez, kimisi de milyonları sinemaya sürükleyecek yapımlardan başka projelerde oynamaz. Fakat bu bu isimlere bakıldığında en kötü filmlerinin bile vasatın üzerinde olduğu şüphe götürmez bir gerçek. 

Peki ya onlar nasıl yaşar? Ne yer, ne içer? Neyden nefret eder, neye sıkı sıkya bağlıdırlar? Nasıl bu günlere geldiler?

Kısacası ünlü aktörler hakkında;
Bunları biliyormuydunuz?

Nicolas Cage'in aslında ünlü yönetmen Francis Ford Coppola'nın öz yeğeni olduğunu, sırf onun sayesinde başarı kazanmak yerine kendi yetenekleriyle birşeyler yapmak için soy adını değiştirdiğini,
Tam adı William Bradley Pitt olan Brad Pitt'in bir döneme damgasını vurmuş "Dallas" dizisinde 1987 yılında Randy isimli karakteri 4 bölüm boyunca canlandırdığını,

Die Hard, Mavi Ay gibi yapımların starı Bruce Willis'in müzisyen yönü olduğunu üstelik "Return of Bruno" isimli bir albüm bile çıkardığını,

Al  Pacino'nun asıl adının Alfredo James Pacino olduğunu, aslen italyan olup, henüz tanınmayan bir oyuncu iken The Godfather filminde "Don Michael Corleone" rolü için yapılan seçmelerde Robert De Niro, Jack Nicholson, Robert Redford, Warren Beatty, Ryan O'Neal, gibi isimleri eleyerek seçildiğini,

Keanu Reeves, tam adı Keanu Charles Reeves olan başarılı aktörün memleketi tam bir muammadır. Annesi ingiliz, babası Çin asıllı Havai'li, olmakla beraber Keanu Reeves Lübnan'da doğmuş, Kanada'da büyümüştür. Fakat yaşamını Amerika'da devam ettirmektedir.

Jack Nicholson'un En iyi Erkek oyuncu dalında Oscar ödülünü 3 kez kazanan ilk ve tek aktör olduğunu,

Robert Redford'un profesyonel bir beyzbol oyuncusu olduğunu hatta bu dalda elde ettiği başarılar sayesinde kazandığı burslar yardımıyla Colorado Üniversite'sini bitirdiğini, Ayrıca Sundance Enstitüsü kurarak bağımsız sinemanın Holywood'un karşısında alternatif olmasını ve Oscar ödüllerine karşı alternatif olarak Sundance Film Festivali'ne ön ayak olmuş Amerikan Bağımsız sinemasının ayakta kalmasında büyük katkılar sağladığını, 90'lı yıllarda büyük hayallerle kurduğu film şirketinin hazin bir sonla battığını,

Holywood sinema sektörünün Kaliforniya eyaletinde şekillenmesinin temel nedeninin Thomas Edison'un elinde bulundurduğu birçok sinema patent hakkının ihlali ve avukatların takibinden kaçmak için gerektiğinde kaçabilecekleri Meksika sınırındaki bölgeye yerleşip film çekimlerinin burada yoğunlaşarak şimdiki devasa Holywood endüstrisinin böylece oluştuğunu,

1993 yılında çekilen Türkçe'ye "Aşk Kapıyı Çalınca" diyerek çevrilen "What's Eating Gilbert Grape " adlı filmde Ünlü aktör Johnny Depp'in başrolünü paylaştığı ve kardeşi rolünü canlandıran ufak sevimli çocuğun henüz şöhret basamaklarına yeni adım atmış Leonardo DiCaprio olduğunu,

En iyi sinema filmi listelerinde hep başlarda olan "Once upon a time in america" Bir Zamanlar Amerika; filmi orjinalinde 3 saat 49 dakika olmasına karşın, montajını yapan ekibin dikkatsizce kesip kırpmasıyla 3 saate düşürülmüş ve bu yüzden olsa gerek vizyona girdiği yıl en kötü film seçildiğini, ileriki yıllarda tekrar aslına uygun montajlanarak gösterime girmesiyle izlenme rekorları kırdığını,

Jack Nicholson'un babası tarafından küçük yaşta terk edildiğini, annesi tarafından büyütülen aktörün annesinin garip bir kararıyla yıllarca kendisini ablası olarak tanıttığını,

Charlize Theron henüz 15 yaşındayken alkolik babası tarafından şiddete maruz kaldığını hatta bu şiddet yüzünden annesinin babasını silahla vurarak öldürdüğünü,

Birçok otorite tarafından hala bir sinema şaheseri olarak nitelendirilen Brad Pitt, Morgan Freeman ve Kevin Space'nin başrolllerini paylaştığı  Se7en (Yedi) filminin toplumda saygın kişilikler olarak bilinen öğretmen, anne  cinayeti işlendiği için Oscar'a aday gösterilmesinin bile engellendiğini,

1915, 1943, 1953, 1958, ve en son herkesin bildiği 1996'da sonuncusu çekilen Titanic filmlerinde senaryo bakımından hep filikalarda yaşam mücadeleleri ve ihtiraslı aşklar konu edilmesine karşın gemiyi asıl batıran etken üzerinde hiç durulmadığını, kısacası; geminin Belfast limanında bulamadığı kömürü başka yolcu gemilerinden tedarik ettiği sıralarda kazan dairesinde çıkan yangında 6 numaralı kazan bölümü tamamen yandığını, yangında çıkan hasar kısmen giderilmiş fakat bu geminin namına halel getireceği endişesiyle yolculardan gizlendiğini, kaza sırasında da bu bölümün en çok hasarı aldığını,

New York şehrinin italyan mahallesinde doğup büyüyen Rebert De Niro'nun çocukluğunda içine kapanık bir ana kuzusu olduğunu, hatta çevresindekilerin ona  "Bobby Milk" diye seslendiğini,

Tam bir yıldızlar geçidi olan Ocean's Eleven (Ocean'sın Onbiri) filmi ülkemizde ingilizce'den yoksun kalmış dağıtıcılar tarafından  bazı sinemalarda "Onbir Denizci"  diye gösterildiğini, korsan sinema pazarlamacıları tarafından da "Onbir Okyanus" diye çevrilerek pazarlandığını,

Batman: Kara Şovalye (Dark Knight 2008) filmi dahil bir çok yapımda kötü karakterleri başarıyla canlandıran Eric Roberts'ın Ünlü aktris Julia Roberts'in kardeşi olduğunu,

2010 Yılında düzenlenen en kötü film, oyunculuk ödüllerinin dağıtıldığı Altın Ahududu Ödülleri (Golden Raspberry Awards) sıralamasında en kötü oyuncu seçilen Sandra Bullock'un 24 saat sonra Oscar ödül töreninde en iyi kadın oyuncu ödülüne layık görüldüğünü,

Marlon Brando'nun 1972 Yılında The Godfather filmiyle kazandığı Oscar ödülünü Amerikan Hükümetinin Kızılderililere uyguladığı zulüm yüzünden ödülünü reddettiğini,

Sadece birkaç filmde oynamasına karşın özellikle "Rebel Without a Cause -1955-" (Asi Gençlik) filmiyle efsaneleşen James Dean'ın henüz 24 yaşında iken öldüğünü, ve ölümünden sonra Oscar'a aday gösterilen ilk oyuncu olduğunu,

Ünlü aktör Johnny Depp, 1984 yılında eşinin çevresi yardımıyla Elm Sokağı Kabusu (A Nightmare On Elm Stree) filminde Nicolas Cage'in referansıyla rol kaptığını ve bu filmden sonra ünlendiğini,

Keanu Reeves'in kız arkadaşı Jennifer Syme'den bir kızı dünyaya gelse de hemen öldüğünü, annesinin de Marilyn Manson'un partisi sonrasında aldığı alkol ve uyuşturucunun etkisiyle geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybettiğini ve yıldız oyuncunun üst üste gelen bu iki olay sonucunda psikolojik çöküntüyü zor da olsa ancak atlatabildiğini,

Yine Johnny Depp'in film seçiminde çok titiz davranması sonucunda birçok filmi geri çevirdiğini, örnek verilecek olursa: Aşka Sor (Colin Farrel oynadı), Bram Stoker’ın Draculası (Keanu Reeves oynadı), Matrix (Keanu Reeves oynadı) Bay ve Bayan Smith (Brad Pitt oynadı) İşaretler (Mel Gibson oynadı) Hız Tuzağı (Keanu Reeves oynadı) Devlet Oyunları (Russell Crowe oynadı)

Leonardo Di Caprio'nun yıldızını zirveye taşıyan Titanic filminde ilk düşünülen aktörün  Johnny Depp olduğunu, teklife şartlı evet diyen Johnny Depp'in önce senaryoyu okumak istediğini ve çok sıkıldığını hatta bir röportajında senaryoda kendine biçilen rolü bile okurken çok bunaldığını anlattığını,

Snatch, Transporter 1-2, Crank, War filmlerinden tanıdığımız  Jason Statham'ın ünlü olmadan önce sahte parfüm, mücevher işlerinde karaborsacılık, kısaca işbortacılık yaptığını,

Bir Rüya İçin Ağıt (Requiem For A Dream) filminin unutulmaz soundtrack'i yani film müziği olan  "Lux Aeterna" adlı parçanın günümüzde ana haber bültenleri ve çeşitli programlarda hala jingle olarak kullanıldığını, daha da önemlisi Yüzüklerin Efendisi, Da Vinci Şifresi filmlerinin fragmanlarında da kullanıldığını,

Almost Famous, Donnie Darko,  Requiem For A Dream, Replacement Killers, Gattaca City By the Sea gibi filmlerin ülkemizde festivaller dışında gösterime girmediğini,

Biliyormuydunuz ...?

Hiç yorum yok

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.