Herkesin keyfi yerinde mi?

Geçen yıl gösterime girip ünlü aktör Robert De Niro'yu ömrünün son baharında dağılmış evlatlarını tıpkı eski günlerdeki gibi görebilme, bir araya getirebilme mücadelesi veren yalnız bir baba olarak izledik. Çok da beğenildi aslında. Holywood sinemasından tıpkı bizden gibi aile sıcaklığını özlemini işliyor, usta aktöre bu kumaş bir hayli yakışıyordu.

Filmle ilgili kritiği yazıya hemen yazıya dökmeliydim ki, hala izlemeyenler varsa bile kaliteli sinema yapıtlarını nadiren bulabildiğimiz şu dönemde; sinemaseverlere bir yol göstersin. Güzel tepkiler de gelmedi değil hani.

Herşey güzel olsa da sıcaklık duygu yoğunluğu varsa da mahallemizde, evimizde yaşadığımız acı ve özlemleri ayna gibi yansıtamadı. Diyaloglardaki soğukluğa karşı ültür yabancılaşması olsa da hüzün, gözyaşı baba hasreti, vefa gibi kavramlar ortak değer idi. Buna rağmen farklı bir kültür deyip geçti izleyenler tadını çıkarmaya baktı. Elbette Babam ve Oğlum filmindeki bizden olan diyalogları bulmak mümkün değildi.

 Bir eksik vardı filmde hani biraz tuz atılsa tadı yerine geliverecekmiş gibi... Amerikalıların aile ilişkileri ve ana baba ve evlatlar arasındaki bağlar yabancıdır biz akdeniz insanlarına.

Biz duyguyu ten rengimizi değiştirecek, gülmekten boynunda damarlar çıkacak, ağlarken de en derin nidaları gönlünden haykıracak bir anlayışa, bakış açısına sahibiz. Ne Robert De Niro'da ne de çocuklarında dolu dolu bir dram, sevgi yansıması vardı dışa akseden. O eksiğini nereden kaynaklandığını aylar sonra görecektim. Meğer film bizden olmasa bizim oralara yakın biryerlerde çekilen orjinalinin yeniden uyarlamasıymış.

Eski bir gazetenin küpürlerini karıştırırken allah allah bu ne ki bu film yeni değilmiydi, herhalde tiyatro afişidir diye dikkat çekince filmin aslı ortaya çıktı.

Marcello Mastroianni'nin baştolünü oynadığı Stanno tutti bene orjinal isimli Everybody's Fine (Herkesin keyfi yerinde). İtalyan bir babnın iş, okul, evlilik dolayısıyla evden ayrılan çocuklarınıteker teker ziyaret etmesi, eski günleri tekrar yaşamak için yola düşmesini konu alan film duyguyu izleyeni gözyaşlarına boğacak tempoyla işliyor. Hani derler ya kitaptan sinemaya uyarlanınca o tat yok, işte orjinalinin başarısının yanında  Robert De Niro'ya rağmen uyarlamada aynı tadı vermiyor. Lakin, usta oyuncu olmasaydı bu kadar bile güzel olurmuydu uyarlaması tartışılır.
Google+ paylaş

Benzer Konular :

    Yorum yapın
    Facebook yorumları

0 YORUM YAPILDI. Görüşünüzü belirtin ! :

Yorum Gönder

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.