Banka dekontlarının hukuki boyutu

dekont
Bankalar günümüzde hayatın her alanına girmiş bulunuyor. Artık onlarsız bırakın ticaret yapmayı yaşamak bile neredeyse imkansız hale geldi. 

Ticaret yapıyorsan 8.000 TL üzerindeki gelirini, giderini bankalar aracılığı ile gerçekleştirmek zorundasın. 10 kişiden fazla personel çalıştırıyorsan bunların ödemelerini bankalar aracılığıyla yapmak gerekiyor. Ne diyelim yasalar öyle diyor.

Devlet burada para hareketlerinin takibi, kayıt dışı ekonomiyi kontrol ve kara para ile mücadele çerçevesinde garanti bir yol olarak görse de bankacılık işlemlerini işin özünde vatandaş bankalara eti senin kemiği benim diyerek teslim edilmiş vaziyette.

Müşterinin parasından gecelik repo, faiz işlemleriyle zaten para kazanan bankalar minareye kılıf misali hesap işletim ücreti, evrak masrafı, EFT, Havale gönderim komisyonu, kredi komisyon taahhuku, bakiye inceleme masrafı, kredi kartı aidatı, kredi kart ücreti, çek defter ücreti, dönem faizi, alışveriş faizi, borç faizi, aylık, yıllık, günlük derken onlarca kalemden kesinti, masraf, faiz alıyor.

Devlet vergiyle, bankalar faizlerle kuşatmış vatandaşın üç kuruşluk kazancını. Öyle bir düzen ki haksız uygulamalar bireysel başvuruların neticesinde önlenebilmekte. Yani yıllardır mahkemeler kredi kartı üzerinde dönen aidat kart ücreti rantın hukuksuzluğunu bas bas bağırsa bile ne bankalar bundan geri kalıyor ne de hükümet engelliyor. Sözde bu konu için yasa çıkmıştı noldu?

Bir ticaret düşünün ki adamın eline sermaye veriyorsunuz (bankaya yatırdığınız para) O bu sermaye ile (paranız üzerinden faiz geliri elde ederek) para kazanıyor ardından da size diyor ki bana verdiğin sermaye için şu kadar evrak masrafı, bu kadar işletim ücreti vs. vs. Nasıl bir ticaret ? Ballı mı, karlı mı yoksa nedir?

Gelelim asıl meseleye. Şekerbank'ın şeker gibi! bir not düşüyor para yatırma makbuzlarına haberiniz varmı? Şekerbank diyor ki bizimle iş yaparken herhangi bir yanlışlıkta hatayı kim yaparsa yapsın hesap sorma gibi bir lüksün yok!

Nasıl yani? Evet Şekerbank, bankacılık işlemlerinde müşterilerine verdiği dekontlara akıllara ziyan bir not düşüyor. Diyor ki: "Bu dekont ile bankamız kayıtları arasında ihtilaf doğması durumunda bankamız kayıtları geçerlidir." Bunu sanki bu ülkede yasalar yokmuş, bütün insanlar da sanki aptalmışcasına açık açık yazmışlar.


Hani kanunlarda her halukarda hatalı, kusurlu olmasa bile sırf beğenmediği, tatmin olmadığı için dahi tüketicinin ürünü iade etme hakkı olduğu halde "Satılan Mal Geri Alınmaz", diye asar ya  işgüzar işletmeler. Tıpkı onun gibi bir uygulama Şekerbank'ın düştüğü not. 

Peki vatandaşın biri 8.800 TL para yatırdı diyelim bankaya. Dekontta yatan tutara önce dikkat etmeyen müşteri hesabını incelediğinde bunun yerine 880 TL'nin banka hesabında olduğunu görse elindeki belgeyi ispat niteliğinde sunamayacak mı bankaya? Ya da hesabında para olmayan bir müşteri ben şu kadar para yatırdım işte bu da dekontu, makbuzu diyemeyecek mi?...

Bunlar banka ya, bunlar resmi kurumlar... Cahilimiz bu işi bilmiyor belki, peki hukuk danışmanları, stratejik gelişim uzmanları tarafından yönetilen bu gibi kurumlar hukuka uygun mu hareket ediyor? Yaptıkları ticari işlemler Türk Ticaret Kanunu veya bankacılık kanununa göre mi yoksa kafalarına göre kurallar mı uyduruyorlar?...

Gelin sadece yukarıdaki dekontta yer alan yanlışlara ilgili mevzuat ile karşılaştırarak göz atalım.

 Yanlışlar 


 1- "Bu dekont ile bankamız kayıtları arasında ihtilaf doğması durumunda bankamız kayıtları geçerlidir."

Yukarıda yazılı olan dekont üzerine düşülmüş not  4077 Sayılı yasanın 6. maddesine ve Bankacılık kanunun 76. maddesine göre kanunsuz bir uygulamadır.

4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun  Madde -6 : Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı değildir.(Bu madde ile bankanın düştüğü notun tüketiciyi bağlamadığını anlıyoruz.)

5411 Sayılı Bankacılık Kanunu MADDE 76: Bankalar, müşterilerinin, verilen hizmetlerden kaynaklanan her türlü sorularına cevap verecek bir sistem kurmakla ve bu hizmetle ilgili bilgiyi müşterilerine bildirmekle yükümlüdür. (Bu kanuna göre de verdikleri dekontun yasalara göre yaptıkları asli işlemlerle ilgili örnek belge niteliği taşıdığını , dolayısıyla uyuşmazlıklarda sorumluluğun sadece müşteri aleyhine işlemediğini görmekteyiz.)

 2- Yukarıdaki dekontta işlemi yapan banka görevlisinin ne ismi, ne ünvanı var. Sadece bir imza karalanmış kime ait? Sadece bankamız biliyor... Ayrıca;  Şekerbank T.A.Ş adına işlem yapan 1 kişi, en azından imzadan (sağdaki imza) anlaşılan o. Fakat yasalar kaç kişi  imza atmalı diyor bi bakalım...

6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 

Madde 321: Anonim şirket adına tanzim edilecek evrakın muteber olması için, aksine esas mukavelede hüküm olmadıkça temsile selahiyetli olanlardan ikisinin imzası kafidir.(Yani en az 2 imza gerekmekte) 

Madde 322 - Şirket namına imza salahiyeti olanlar, şirketin unvanını ilave etmeye mecburdurlar. (İmza sahibi adını soyadını ünvanını yazmak zorunda)

Ayrıca diğer bankaların imzasız verdikleri bilgisayar çıktısı dekontların ne kadar hukuka uygun oldukları da tartışılır vaziyette. Şu makalede elektronik, imzasız banka dekontlarının yasal durumu hakkında detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Not: Dekonttaki özel bilgiler sansürlenmiştir.
Google+ paylaş

Benzer Konular :

    Yorum yapın
    Facebook yorumları

0 YORUM YAPILDI. Görüşünüzü belirtin ! :

Yorum Gönder

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.