Kanuni kanuni olalı böyle iftira görmedi

Bu ülke neleri gördü...

Aşk-ı Memnu'da herkes birbirinden memnundu. Memnun olmaz mı amcasının karısını ayartan yeğenimiz vardı. 300 Bin dolar ücret karşılığında patronuyla yatan Binbir Gece masalından, Fatmagülün suçu ne derken aynı yatağa sokulan iki erkeğin rezil ilişlkisine Kılıç Gününde de tanık oldu televizyon izleyenleri.

Otobüslerle ajanslardan getirilen kadrolu seyircilere alkış, tezahürat yaptırıldı. Sözde evlat, koca eş acısı yaşayanların acıtasyonlarıyla uyutuldu ekran başındakiler. Sabah sabah Seda Sayanları, Ahu Tuğba'ları sırf izlensin diye başka türlü rezillikleri...

Sevişme fantazilerinin en cüretlar şekliyle televizyon başındakilerin zihinlerinde Kavak Yelleri de estirildi.

Kendi fantezilerini ekranda senaryo haline getiren dizi yapımcılarının cinsel hayal güçlerinin ne kadar fütursuzca olduğunu iyice kanıksadık. Bu zevatın şimdiki fantazisi de Kanuni Sultan Süleyman'ın güya yatak maceralarını konu edinen Muhteşem Yüzyıl isimli dizi oldu.

Kanuni sultan Süleyman'ın birçok vesikada sabit olduğu üzere alkol almadığı, son derece dindar bir padişah olduğu hem şiirlerinden hem de uyguladığı alkol yasakları belgelerle sabit iken alkolikmiş gibi gösterildiği, Hürrem Sultan'ın zorla, tabiri caizse işkence altında Sultan Süleyman'a eş yaptırıldığı anlatılıyor. Kısaca kadın düşkünü, alkol müptelası bir Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman huzurlarınızda...

Dizide yer alan en bariz tarihi yanlışlıklardan sadece birkaçı :  

* Bir padişah sarayda karar alırken istişarede mutlaka yanında zamanın ilim ehli ulema bulunur, şimdiki bakanlar kurulu toplantısı misali kararlar alınırdı. Oysa dizide annesinin etkisinde Hürrem'in peşinde divane bir padişah ve vaktinin büyük çoğunluğunu haremde geçiren bir saltanat.


* Sözde harem olayları Topkapı'da geçtiği anlatılıyor. Oysa biraz tarihi araştıran sıradan bir insan görecektir ki harem o tarihte Topkapı'da değil Beyazıd'taki eski sarayda idi. Yani 1520'li yıllarda yaşandığı idda edilen olaylar yer bakımından saptırılmış.

* Kanuni'nin babası vefat edecek ve padişah eğlence aleminde olacak?... Dansöze benzeyen kadınlar kıvırtacak saray uleması, şeyhülislam seyirci kalacak?...

* Yavuz Sultan Selim'in Rodos seferi için 200 parça kalyon hazırlandığı söyleniyor. Osmanlı'da ilk harp gemisi 1644'te inşa edilmiştir. 16. yüzyılda adına Avrupa denilen müstakil bir coğrafya yoktu. Bu kavram 18. yüzyıldan sonra aydınlanma döneminde ortaya çıktı.

* Harem Osmanlı tarihinde bazı oryantalisstlerin her ne kadar fantezi dünyası gibi görünse de aslında saraya hizmetçi, aşçı, dikişçi, öğretmen, padişaha eş yetiştiren musıkiden yazılı edebiyata kadar zamanın ilminin öğretildiği bir okul idi. İsmi Hürrem de olsa bir kızın sarayda öyle agresif biçimde dolaşması ne edebe ne de saray anlayışına uygundu. Erkekler için Enderun okulları ne idiyse Kızlar için Harem oydu. Tabi bu zevat Enderun'dan bile haberdar değildir...

* En önemli ve en bariz hata (tarih katliamı) saray kadınlarının valide sultan dahil kimsenin değil göğüs dekolteli başı açık bile dolaşması hele hele o zamanın anlayışında imkan dahilinde değildi. Dizide maşallah başı açık kadınlar bir yana sanki İngiltere kraliyet sarayının tarihi anlatılırmışcasına göğüs dekolteli hanımlar cirit atmakta.

* Gene biraz tarih araştırması yapanlar görecektir ki Harem'e öyle herkes elini kolunu sallaya sallaya giremez. Dizimizde harem kimkime dumduma...

 * Padişah değil pargalı ile eş ve çocuklarıyla bile aynı sofraya oturup yemek yemezdi. Osmanlı padişahı tek başına kendisi için hazırlanmış yemeği yerdi.




 
 * Osmanlı sarayında bulunan erkan, yedisinden yetmişine sarayda başı açık gezemezdi. Hele hele padişahın huzuruna çıkmak hakaret sayılırken kafasında bir tek jölesi eksik tipler fink atmakta saraylarda.
 
 * Harem ağaları genelde siyahi köle ve devşirmelerden seçilirken dizimizde ne yazık ki esmer tenli vatandaş görmek imkansız.
 
Senaristlerin fantezileri bununla da kalmıyor. Dizide gay sahnelerinin bile oluğu söylenmekte. Koskoca cihan imparatorluğunun bir kesiti belki de bir padişahın apış arasından seyircilere anlatılıyor.

Giyim kuşam konusuna gelince... Derin göğüs dekolteli saray kadınları, saray içi-harem tecavüzleri kol geziyor.

Şimdi insanın aklına şu geliyor. Kimin eli kimin cebinde belli olmayan bu diziler prime time denilen rayting ölçümünde mutlaka ilk üçe giriyor. Yani en çok izlenen diziler, programlar oluyor. Suç böyle dizileri izleyen halkta mı yoksa yapımcılarda mı?

Yapımcıların, senaristlerin penceresinden bu bir arz-talep meselesi... Talep varsa; tecavüzden, homoseksel ilişkilerden zevk alan, halasıyla, yengesiyle ilişki yaşayan rollerden, kişiliklerden hoşlanan, izlemekten keyif alan bir toplummuyuz? Sonuç olarak ahlaksız bir millet mi olduk?
Google+ paylaş

Benzer Konular :

    Yorumlar
    Facebook Yorumları

4 YORUM YAPILDI. Görüşünüzü belirtin ! :

  1. Kurtlar vadisi terörü hangi amaçla ya da kimlerin emriyle yayından kaldırdığı belli hala muallak olan RTÜK şimdi ne yapıyor?

    Binlerce şikayet var ne halt yiyebilecekler görücez.

    YanıtlaSil
  2. Sizinki eleştiri değil, rüya olmuş. Benim kendi gözlerimle seyrettiğim diziden Farklı bir şeyden bahsediyorsunuz çünkü. dizide gay sahne yoktu, nereden uydurdunuz anlamadım. Ayrıca yatak maceraları dediğiniz şeyler gösterilmiyor, sadece ima ediliyor. Bütün padişahların cinsel hayatı çok zengindi, gösterseler de yalan olmazdı. Ayrıca dizide Kanuni'nin alkol - şarap vs aldığı gibi tek bir sahne yoktu. Tek bir sahnede kendisine şerbet sunuldu. Şerbet alkollü bir içki değildir. Aslında Kanuni bir yaşa kadar şarap içmiş ve şarabı sonrada yasaklatmış bir padişahtır. Tarih bilginiz belli ki yok. Ya da yalan yanlış kaynakları doğru sanıyorsunuz. Yazık.

    Dresden

    YanıtlaSil
  3. Çağdaş 0812 Ocak 2011 18:11

    Gözler kör, kulaklar sağır, geçmişi böyle anlatınca çağdaş bir dizi, Mutasavvıf bakış açısıyla anlatınca gerici bir dizi olurdu muhtemelen.

    Bu halde bile izleyenler var ve beğendim de diyorlar helal olsun ne diyelim....

    YanıtlaSil
  4. Ömer Faruk TUNCER2 Haziran 2012 22:54

    Kanuni gibi cihanşumul bir cihangire sanki çocukluk arkadaşıymış gibi (belli bir yaşa kadar şarap içerdi) diye pervasıca saldıranların ben kesinlikle kanından şüphe ederim. Ayıptır ayıp. Utan ve sıkıl. Kendi köküne çamur atan köksüz zibidilerin, kendi ayağına kurşun sıkan ahmaklardan ne farkı vardır. (sen bu cümlelerden anlamazsın ama, gene de yazayım: Onlar'ki bizim âbâu ve âlâyı ecdâdımızdır / Bilmeliyizki aldığımız her nefeste onların payı vardır...

    YanıtlaSil

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.