Anadolu'daki bu dev stadyumu biliyormuyuz?

Aspendos gibi tiyatroların Akdeniz ve Ege bölgesinde birçok yerleşim yerinde varken özellikle bir yer var ki hak ettiği önemi, ilgiyi hala göremiyor. 

Roma'daki 50.000 kişilik Colosseum, 250.000 kişilik Circus Maximus, gibi popüler ve dev spor alanları değil belki ama 2.500 yıllık geçmişe sahip antik yerleşim yerinin nadide yapısı Aphrodisias Stadyumu'nun farklı dizaynı ile dikkat çeken kültür mirasımızın 2010 Türkiye'sinde unutulmuş mekanlardan biri olması kimin suçu?

İŞTE KARŞINIZDA APHRODIDIAS STADYUMU


Milattan önce 8-9. Yüzyıllara kadar uzanan eski roma lidya ve yunan dönemlerinin ev sahipliğini yapan Aphrodisias, günümüzde Aydın'ın Karacasu ilçesi Geyre beldesi dolaylarındadır. Tarihi stadyumların dünyada en iyi korunmuş yapıtlarından olan bu spor mabedinde özellikle atletizm gibi oyunlar oynanmaktaydı. Mimari yapısı bakımından da o zamanların koşulları göz önünde bulundurulduğunda görsel açıdan hala etkileyici bir ambiyansı var.

Kentin kuzeyinde yer alan stadyum, dünyanın en önemli antik yapılarından birisidir. Şehrin kuzeyinde olan stadyum  elips plan tüm seyircilerin etkinlikleri rahat izlenmesini sağlıyordu. Genellikle atletizm ağırlıklı spor etkinlikleri için kullanılan stadyumlar, gerektiğinde halk oylamaları ve diğer yarışmalar içinde kullanılırdı. Roma devrinde stadyum birçok atletizm müsabakalarına ve festivallere sahne olmuştur. Bu müsabakalar, Asya Minor'unda, Yunanistan'daki Olimpik ve Pythian oyunlarının bir modeli halindedir ve Yunanistan'daki aynı tip oyunlara verilen isimleri almışlardır. Bu Roma izninin alındığını gösterir ve bu iznin alınması onur işareti olarak düşünülmüştür. Aphrodisias'ta bu oyunlar, Olimpik değil de Pythian olarak kabul edilir. Bunlar İmparatorluk onuru olarak düzenlenen Godineia festivalleriyle tamamlanmıştır.[1] 

restorasyonEfes antik kenti gibi Aphrodisias şehri de depremlerden baş göz alamadı. Sık sık yaşanan depremlerden sonra şehrin asıl tiyatronun zarar görmesi ile birlikte stadyumun yarım daire olan kısmı kapatılıp tiyatro haline getirildiği kazılardan ve bugüne kalan buluntulardan anlaşılıyor. 

Yakın zamana kadar stadyumun ortasında yer alan taş ve mermer parçaları aslında o tiyatronun ek parçalarının yıkıntılarından başka birşey değildi. Günümüzde bölge için tek yapılan içini taştan dikenden ottan temizleyip daha sade bir hal almasını sağlamaktan öte bir çalışma olmadı.
 
30.000 seyirci kapasiteli bir stadyumun milattan önce hınca hınç dolu spor müsabakalarına ve festivallere ev sahipliği yaptığını insan hayal edince orada olmak istiyor ister istemez.

Koşu yolu 262x59 m boyutlarındadır. Stadyum 40 keileye bölünmüş ve 30 oturma sırası vardır. Kentteki şenliklerin kapsamında yer alan çeşitli yarışmalar ve atletik oyunlar hep stadyumda düzenlenirdi. Ancak 7.yy'da meydana gelen depremlerin kent tiyatrosunda hasara yol açması sonucu stadyumun doğu ucu arena oyunlarına uygun bir biçime dönüştürülmüştür. Atletlerin daima önemli mevki vardı. Atletik yarışmaların dışında ikinci ve üçüncülüğe de ödül verilirdi.[2] 

Ayrıca dizaynıyla tribünlerde yerini alan izleyenler müsabakalarda hiçbir açıyı kaçırmayacak şekilde uzun daire şekliyle dikkat çeken stadyumun bir diğer özelliği de tribün seyirci kapasitesiyle şehrin o zamanki nüfusunun çok daha fazlasını alacak potansiyelde yapılması hasebiyle bölgeyi bir nevi dış turizme diğer şehirlerden de ziyaretçi aldıkları, spor organizasyonları için merkez olma özelliği barındırdığı görülüyor. Tribünlerin orta kısmında bugünkü çağdaş yapılarda olduğu gibi şeref tribününü andıran daha özenle yapılmış koltuklar ise devlet erkanı ve soyluların nerede maçı izledikleri konusunda ziyaretçilerine rehberlik etmekte.

antikBöylesine önemli ve iyi korunmuş tarih mirasının benzerlerinin Yunanistan'da çok olduğu varsayımından yola çıkarak geçmişin mirasını günümüze taşıyıp taşımadıklarını kısa bir araştırma yaparak görmek mümkün. 

Atina'da 2004 olimpiyat oyunları için nostaljik anlam taşıyan geçmişin birebir kopyası ve çağdaş öğeleri beraberinde taşıtan Panathinaiko stadyumu olimpiyatların ana vatanı için sembolik önemi büyük. Yaklaşık 50.000 kişi kapasiteli yapı, maratonun bitiş programı için düzenlenmişti. 2.500 yıl öncesinin spor merkezini bakım, onarım ile bu hale getiren zihniyet hala orayı sporun hizmetine sunduğu gibi tarihi eser niteliğinde de turizme hizmet vermeye devam etmekte. Bizdeki yapının bu şekilde korunarak düzenlenecek bir festival, konserler hatta yarış oyunları için neden kullanılmadığı Atina'daki benzerini gördükten sonra insan sormadan edemiyor.

Bir nevi stat koltukları olan mermer basamakların ın büyük çoğunluğu sapasağlam duruyor. Anlayacağınız elden geçirmek için yapılacak bir restorasyon çalışması için işin uzmanlarına çok fazla iş düşmeyecektir. 

Aspendos gibi gürültüye flaş ışıklara duyarlı tehlike arz eden bir durumu da yok. En fazla iç bölgesi temizlenip mermer basamaklar (koltuklar) yerinden oynayan, eksik parça varsa onlar tadilattan geçirilip çevre düzenlemesi de yapıldıktan sonra geriye organizasyonu düzenlemek ve dünyaya tanıtma işi geliyor. Hani derler ya un var, şeker, yağ var geriye bir tek helvayı yapacak babayiğitler eksik...Mesela gene 30 Bin kişiye anadolu ateşi orada muazzam bir gösteri sunsa, Kırkpınar yağlı güreşleri gibi güreşler burada yapılsa, tiyatro, açık hava sinema gösterimleri düzenlense nasıl olur?

Yakın zamana kadar son derece bakımsız olan Aphrodisias stadyumu turizme açılıp iç bölgesi temizlenerek daha düzenli bir hal alsa da böylesine önemli bir tarih mirasından ülkemiz insanının kaçı haberdar? Hala kullanılabilir, hala spor şenliklerine ev sahipliği yapabilecek durumda olan Aphrodisias meraklılarının ilgisini bekliyor.

google eath aphrodisias

Tamam gördük, beğendik, hatta üzüldük böyle bir yeri görmediğimize, bilmediğimize sahip çıkmadığımıza pişman da olduk... Nasıl gidilir buraya nerede bu stadyum dersek şöyle tarif edelim. Aydın'ın Karacasu ilçesine bağlı Geyre beldesinde yer alan bu antik şehir İzmir'e 230 km uzaklıkta yer alıyor. Aydıl il merkezine ise 90 km uzaklıkta yer alıyor. Bu da Aydın'dan yaklaşık 1 saatte, İzmirden ise 2,5 ulaşmanın mümkün olduğunu gösteriyor.

Yerden 600 metre yüksekte bir yerde kurulu olan bu antik kent haftanın 7 günü ziyarete açık. Kamp yapmak, hatta pikniğe bile uygun şartları bulunan yörede pansiyon, temiz otelleri de mevcut. 

Yararlanılan Kaynaklar
[1] Anadoludaki Antik Stadyumlar, Aylin ZEKİOĞLU, Nurullah CANDAN, Celal Bayar Üniversitesi
http://makalelerim.blogcu.com/anadolu-daki-antik-stadyumlar/4217591
[2] aphrodisias.info Bağlantı
[3] heritage-key.com
http://heritage-key.com/blogs/sean-williams/world-cup-2010-soccer-city-stadium-vs-ancient-worlds-biggest-venues
[4] Helikopter çekimi foto Mesut Ilgim kaynak Bağlantı
Google+ paylaş

Benzer Konular :

    Yorum yapın
    Facebook yorumları

0 YORUM YAPILDI. Görüşünüzü belirtin ! :

Yorum Gönder

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.