Bir dostluk filmi: Bizim Büyük Çaresizliğimiz

Berlin film festivalinde yaşanan olay Türk Sineması'nın duygusal, dram türünün ses getiren filmler açısından neden hak ettiği yerde olamayışını anlatıyordu belki. Sıkı dostluk kavramının Türk insanında taşıdığı anlamın derinliği hususunda biz bile zaman zaman kendimizi asnlamakta güçlük çekmişiz millet olarak elin avrupalısı amerikalısı napsın...

Mevlana'nın Şems'e taşıdığı sevgiyi, muhabbeti, dostluğunun, arkadaşlık ilişkisinin temelinde eşcinsellik, homoseksüel muhabbet arayan o deönemin zihniyeti değilmiydi iki kadim kardeşin, arkadaşın arasına giren dedikodu.

Bazen biz bile kendimizi tam manasıyla anlayamamışken dedik ya yabancı nasıl anlasın? Bizim Büyük Çaresizliğimiz filminde Ender ve Çetin’in dostluğunu ilk izleyen festivalcilerden gelen ilk tepkiler kuşkulu magazinsel akıl karmaşası oldu. Karşılıksız sevmek, cinsel duygular dışında dostluğun sıcak ikliminde bir yanım sensiz diyebilmek karı koca, ana evlat ilişkisinden başka mecralara akrabalık bağı olmadan aynı cinsin böylesine candan arkadaş olabilmesi Yabancı sinemaseverleri ve eleştirmenleri iyi de eşcinsel duyguların yansıması değil de nedir ki bu arkadaşlık bağı diye filmin temasına akılla izan zor bir çıkmaz oldu onların dünyalarında.

Brokeback Mountain (Brokeback Dağı) filmi gibi bir tema ha işlendi ha işlenecek bu saate kadar olmadıysa final öyle sunulacak diyerekten içgüdüsel bir bekleyişin ardından film öylecene bitince ee noldu bunlar sadece arkadaşmıydı yani dedi durdu batılı sinema yazarlarının bir bölümü.

Öyle değil işte böyle bir film bu! Kaybedilen, unutulan paraya çıkara satılan bir kavram üzerine yoğunlaşmış bir yapım Seyfi Teoman'ın filmi. Birçoklarının kirli hayat anlayışının aksine saf duygularla kardeşcesine arkadaş kalabilmeyi anlatan bir film çekildi beyazperdeye. Adı da Bizim Büyük Çaresizliğimiz oldu. 15 Nisan 2011'de vizyonda meraklılarını böylesine bir film bekliyor. Yaşamayanlara anlatmak için belki de o duyguları...

Konusuna gelince lise yıllarından beri sıkı dost olan Ender ve Çetin, uzun yıllar ayrı kaldıktan sonra, Çetin’in Ankara’ya dönüşüyle tekrar biraraya gelmişler ve ilk gençlik hayallerini otuzlu yaşlarının sonunda gerçekleştirip, aynı evde yaşamaya başlamışlardır.

Birlikte yaşama hayalleri tam gerçekleşmişken üçüncü birinin eve gelmiş olması ilk başlarda Ender ve Çetin’i rahatsız eder. Ölümlerin travmasını atlatamayan Nihal de onlarla iletişim kurmak istemez, ama zamanla birbirlerine alışırlar. Aralarında ev merkezli üçlü bir yakınlık oluşur; beraber vakit geçirmeye ve bundan hoşlanmaya başlarlar. Bir süre sonra kaçınılmaz olan gerçekleşir; Ender ve Çetin, birbirlerinden habersiz bir şekilde Nihal’e aşık olurlar. Bu ortak aşklarını fark etmeleri, Ender ve Çetin’i birbirinden uzaklaştırmayacak, tersine onların dostluğunda yeni bir sayfa açacaktır..

Filmin Fragmanı

Google+ paylaş

Benzer Konular :

    Yorum yapın
    Facebook yorumları

0 YORUM YAPILDI. Görüşünüzü belirtin ! :

Yorum Gönder

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.