The Next Three Days orjinal değilmiş...

Son yıllarda hayal kırıklığı diye nitelendirebileceğim filmine pek raslamadığım nadir oyunculardan biridir Russell Crowe. Eline geçen senaryonun gişe yapmasından ziyede kaliteli filmde oynarım arkadaş diyen bir yapısı var sanki. Ajanlık, kovalamaca, sansasyonel acar gazetecilik, polislik, mafya tarzı filmlerde sık sık görmeye başladığımız gladyatör, son filmi The Next Three Days  (Sonraki Üç Gün / Büyük Kaçış) ile büyüledi sinemaseverleri.Filmde bol bol Akıl Oyunlarının unutulmaz karakteri John Nash'i yeniden canlandırır hissine kapılmama sebep olan enstantanelerden ilki John Brennan'ın üniversite hocalığı yapması ikincisi de Akıl Oyunlarında canlandırdığı roldeki mimiklerin benzerlerini Kaçış Planındaki John Brennan rolünde sık sık gördüm Russell Crow'un yüz hatlarında. Pimpirikli, eli ayağına dolaşan kafa bi milyon bakışı ile filmi daha bi kendine çekiyor esasoğlanın balışlarıyla.

Mutlu bir evliliği John Brennan (Russell Crowe) Laura (Elizabeth Banks) çifti ve küçük oğulları Luke ile mutlu bir yaşam sürmektedir. Bir akşam yemeğinde patronuna duyduğu öfkeyi dile getirirken patronu olacak kadınla yaşadığı problemlerden bahsetmenin ertesi  sabahında Laura nerden geldiğini anlayamadığı ceketindeki kırmızı lekeyi tavaboda temizlerken polisler evi basar ve sorgusuz sualsiz eline kelepçeyi takıp tutuklanarak cezaevine gönderilmesi bir olur.. O mutlu yuva dağılmış, çocukları bunalıma girmiştir. John Brennan karısının suçsuzluğunun bir gün ortaya çıkacağını ümid etse de eşine 20 yıl hapis cezası verilmiştir bile. Bütün deliller karısının aleyhindedir. Yangın tüpüyle otoparkta başına vurularak öldürülen cinayet silahında parmak izi, ceketinde öldürülen kadının kan lekesi vardır...

Temyiz sürecinin bir sonuç getirmesinden de ümidi kalmayan John, ya kaderine razı gelecek yada birşeyler yapacaktır. Sonunda psikopata bağlar ve karısını hapisten kaçırma planını yavaş yavaş işleme koyar. Bu konuda en büyük desteği de defalarca hapisten kaçan Damon Pennington (Liam Neeson)'dan alır. Onu anlattıklarından yola çıkarak evinin duvarında FlashForward dizisindeki Mark Benford'un ofisindeki şemayı andıran planını adım adım uygulamaya başlamıştır.

Tabi bazı aksaklıklar olsa da, karısı ümidini kaybetse de, acemiliğinden doğan aksilikler yaşansa da karısını kurtarır, polisleri dahice bir planla atlatıp başka bir ülkeye kaçmayı başarır John-Laura çifti.

122 Dakika ile 2 saat süren filmde hiç sıkmadan olayları takip eden izleyiciyi zaman zaman şaşırtmayı başaran film tamamen özgün bir senaryo olsa herhalde unutulmazlar arasında yerini alacaktı. Ne yazık ki sinemayı takip edenler görecektir ki The Next Three Days filmi fransız yapımı olup 2008 yılında gösterime girmiş olan Aşk Uğruna (Fr:Pour Elle / İng: Anything For Her) yapımının Holywood versiyonuydu.

Sağlam kadrosu ve teknik imkanlarla orjinalini pek de aratmayan yeniden çekimi başarılı olsa da birkaç sahne değişikliği, eklemesi ve usta aktör Russel Crowe ile izlettirdi kendini herşeye rağmen. Yalnız filmde iki karakter varki -aa bu adam şu değilmi dememe neden olan karakterlerdi.

Bunlardan birincisi efsane film Rambo: First Blood (1982) filminde Sylvester Stallone'yi amansızca takip eden soğuk bakışlı acımasız polis şefi Teasle (Brian Dennehy) idi. Daha birkaç gün önce televizyonda tekrarını izlerken bir an bu adam yaşıyor mu diye beni sayıklatan aktörü Russell Crowe'nin babası rolünde George Brennan karakteriyle karşıma çıktı. Baya yaşlanmış olsa da hala sinemada olması sevindirdi. 

Diğer göze çarpan oyuncu ise Russell Crowe'un avukatı rolündeki Daniel Stern'in Mayer Fisk karakteriyle oynaması oldu. Bu adamı nerden hatırlayabiliriz dersek Home alone filminde çocuğu ele geçirmeye çalışan komik ikiliden sakallı olanı dersek herkesin kafasında o sakar rol aklında canlanır herhalde.

Hiç yorum yok

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.