Conviction (2010) - Mahkumiyet

Conviction (2010) - Mahkumiyet uzun zamandır izlemek istediğim, arşivimde yer alan bir filmdi. Hilary Swank'in performansını da açıkçası merak ediyordum. 

Ülkemizde son dönem sinema seyircisi tarafından Not Seni Seviyorum filmiyle tanınan usta aktrist sinema dünyasında sansasyonel olayları, fiziği, güzelliğinin dışında oyunculuk performansıyla dikkat çekmiş  bir oyuncu oldu her zaman.

Öte yandan filmin diğer yıldızı Sam Rockwell'ı da es geçmiyorum. onu hep kaliteli yapımlarda görmüş olmak beni bu film kolay kolay hüsrana uğratmaz dedirtiyordu.  Onu da Iron Man, Yeşil Yol, Everbody is Fine gibi yapımlardan hatırlıyoruz. İşte bu ikiliyi bir araya getiren film hakkında beklenti içine girmem bu iki oyuncunun bira arada olması, gerçek bir hikayeden uyarlanması ve 12,5 milyon dolar gibi holywood film endüstrisi için mütevazi sayılabilecek bir bütçeyle çekilmesi diğer unsurlar idi.


Öyle vurdulu kırdılı bişeyler pek yok bu filmde. Sade bir senaryo. Gerçek bir hikayeden deuyarlanmış olması zeten işi koparıyor baştan. Gerçek bir hikaye dedik ya böylesi filmler aslında zordur. Gişe yapsın diye olayın aslına senarist burnunu fazla sokarsa elinde patlar. 127 hours filmi kim ne derse desin bence  öyle olmuştu. Neyse filmimize devam edelim.

Betty Anne Waters, havai bir çocukluğu kardeşi Kenneth Waters ile kah o ağacın tepesinde kah şu evin çikolatalarını aşırmakla kah da mahallenin çocuklarını dövmekle yada bir arabaya asılıp korsan yolculuk yaparak geçirmiş anne sevgisini kardeşinde bulmuş biridir. Kardeşi de öyledir. Anneleri onlara kötü bir çocukluk yaşatmış olmasından dolayı birbirlerine ayrılmaz bir bağlılık duyan iki kardeştir. 


Haşereleliklerinden dolayı bakım evine de gönderilseler ilerde ikisi de evlenecek, gene de o kuvvetli bağlara hiçbirşey olmayacaktır. Her şey mutlu evlilikleri ve doğan bebekleri ile güzel giderken Kenneth Waters evinin önünde motorlu testeresiyle odun keserken polisin cinayet suçlamasıyla onu göz altına almasıyla değişir, belki de herşey asıl o zaman başlar.

İlk başta basit bir göz altından sonra serbest kalsa da artık bir şüphelidir. Polis şefi Nancy Taylor onu içeri tıkmaya kararlıdır. Cenaze töreninde kilisede çok da şık olmayan bir şekilde tutuklayıp mahkemeye çıkarılır. Ne Betty Anne Waters (Betty Anne Waters) ne de Kenneth olaylara bir anlam verebilir. Fakat bildikleri birşey vardır ki Kenneth masumdur. Buna iki kardeş dışında ne Kenneth'in karısı ne de Betty'nin kocası inanır.


Dava sonucunda beraat beklenirken cinayetten ömür boyu hapis iki kardeşi yıkar. Betty temyize başvurur ama o da olmaz. Sağlam bir avukata para harcayacak gücü de yoktur. Kardeşi hapiste o dışarda çaresiz, diğerleri olabildiğince kayıtsız...

Ne yapsa olmayınca öyle bir karar verir ki bu kararında kocasını karşısına almak kaçınılmaz olacaktır. İşi gücü bırakıp üniversiteye kaydını yaptıracak, hukuk okuyup avukat olacak, sonra kardeşini savunup onu cezaevinden çıkaracak...

Söylerken bile yoruluyor insan...

Senaryo işte film icabı olur demeyin gerçek bir hikaye işte bu. 

Hikayenin sonunda tahmin edersiniz ki kardeşini kurtarıyor. Kurtarırken görüyor ki basit bir delil karmaşası değil kardeşi için ince düşünülmüş bir komplo ile karşılaşacaktır.

Hani derler ya azmin zaferi. İşte bu filmde azmin zaferinde, imkansız diye birşey olmadığına tanık ediyor izleyenler.


Ardan 16 yıl geçer. Kenneth Waters avukat olmuştur, kardeşini de kurtarmıştır belki ama o artık iki çocuk sahibi dul bir kadındır. Kardeşi ise hapisten çıksa bile kendisini hiç görmemiş kocaman bir kızı vardır. Artık yaşlanmıştır da. Aşağıdaki resim aslında iki kardeşin geçmişle yapılan muhasebe ve gelecekte onların neleri beklediğini gösteren bir ifade. Kaybolan yıllar mı yoksa yeniden başlayan bir hayat mı?...


Gelelim filmimizin asıl kahramanlarına. Onun hikayesi,Massachusetts eyaletinde  48 yaşındaki bir kadının vahşice öldürülmesinin ardından, ana şüpheli Kenny Waters ilan edilir. aradan 16 yıl sonra filmdeki gibi bir sürecin ardından DNA testiyle Kenny Waters'ın suçsuz olduğu kanıtlanır.

Hiç yorum yok

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.