Greenpeace Hakkında bilinenler, bilinmeyenler...

Greenpeace 1971'de ABD’nin Alaska'nın doğusunda yaptığı nükleer denemelere karşı Kanada’dan denize açılan bir avuç insanin çabasıyla doğmuştur. Daha sonra ise Fransa’nın nükleer denemelerine, Sovyetler Birliği ve Japonya’nın soykırıma direnen ticari balina avcılarına, Norveçlilerin yavru fok katliamına karşı sürdürülen ilk eylem ve çalışmalardan sonra, ideallerinden ödün vermeyen, değişime inanan çok sayıda insanin bir araya gelmesiyle heyecan gittikçe büyüdü ve yayıldı.

Greenpeace’nin şu anda 24 ulusal ve 4 bölgesel ofisi ve bu ofislerin yaptığı çalışmaları olanaklı kılan 101 ülkede 2,6 milyon kadar destekçisi vardır. Doğa ile barış adı taşıyan ama adındaki iki sözcükten yola çıkarak hem doğayı hem de barışı korumaya çalışan örgüt görünümündedir.

Greenpeace'nin ülke ve bölge ofisleri, tüm dünyada yürütülmesine karar verilen kampanyaları kendi bölgelerinde yürüttükleri çalışmalarla oluştururlar. Bu, hem küresel kampanyaların biçimlenmesini hem de tüm ülkelerdeki çalışmaların "dünyaca desteklenmesini" sağlayan en önemli gücünü oluşturur. Kampanyaların uluslararası şirketlerin yatırım güçlerine rağmen başarıya ulaşması en çok da, bu, tüm dünyada uygulanabilirliklerinden mümkün olabilmektedir. Greenpeace’nin, şu anda toplam 29 ülkedeki ofislerinde yürütülen çalışmalarına 158 ülkeden 2,5 milyon kadar birey destek veriyor.

Greenpeace'nin en önemli iki ilkesinden biri gelir yöntemidir. Greenpeace, ülkelerden, hükümetlerden, şirketlerden bağış, destek vb. kabul etmez. Yalnız gerçek kişilerin desteğini kabul eder. Greenpeace yasal zeminde, uluslararası bir çevre vakfıdır. Her zaman eylemlerle göz önünde bulunan bu örgütün aslında çok koldan işleyen geniş bir çalışma alanı vardır. İngiltere'de bir üniversite himayesinde bulunan araştırma laboratuarında kampanyaların bilimsel yanı yürür. Dünyanın dört bir yanından gelen, farklı yerlere ait bulgular burada analiz edilir. Bu sayede tarafsız ve bilimsel bir tespit mümkün hale getirilmeye çalışılır. Ekolojik dengeye zarar veren, kanunları çiğneyen, sağlığı tehdit eden bir işlemin varlığını ispatlayan Greenpeace gönüllüleri olay yerinde farklı yöntemlerle bir gösteri düzenleyerek, şiddet kullanmadan, barışçıl bir yöntemle işlenen çevre suçuna basın ve dolayısıyla kamuoyu önünde tanıklık eder, suçun önlenmesi için kamuoyu baskısı oluşturmayı hedefler.

Şu anda tüm dünyada süren küresel ve bölgesel onlarca kampanya içinde, nükleer enerji ve silahların kullanımlarının önlenmesi, balina vb. nesli tehlikede olan memelilerin kurtarılması, deniz kirliliğinin önlenmesi gibi kampanyalar öne çıkmaktadır. Yeni eklenen kampanyalara iyi bir örnek genetik değiştirilmeye maruz kalmış tarım ürünlerinin kullanılmasına karşı yürütülen kampanyadır. Sayısının her geçen gün artması tahmin edilir.

Akdeniz bölge ofisine bağlı olan Türkiye'de, Toksik Maddeler ve Enerji Kampanyaları aktif biçimde sürdürülmektedir. Bu kampanyalar çerçevesinde PVC üretimi, çöp yakma, endüstriyel ya da klinik-toksik maddelerin barındırılması-imhası, farklı kirliliklere yol açan termik santraller ya da enerji kullanımları vb. Türkiyeli Greenpeace gönüllülerince araştırılmakta ve önlenmeye çalışılmaktadır
Google+ paylaş

Benzer Konular :

    Yorum yapın
    Facebook yorumları

0 YORUM YAPILDI. Görüşünüzü belirtin ! :

Yorum Gönder

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.