Kapitalist Ötesi Toplum

Bilgi toplumları da denir. Bilginin sermayeden daha önemli hale geldiği, teknolojinin hızlı bir değişim gösterdiği toplumları ifade etmektedir.

Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki yıllarda sanayileşme dalgası en üst noktasına vardığında, tam olarak ne olduğu anlaşılamayan, ancak her şeyi etkisi altına alan bir Üçüncü Dalga başlamıştır. Üçüncü Dalga, 1950’li yılların ortalarında ABD’de güç toplamaya başlamış, daha sonra farklı hızlarda diğer sanayileşmiş ülkelerin birçoğuna ulaşmıştır. Bugün, ileri teknoloji ülkeleri, üçüncü dalga ile İkinci dalganın gereksizleşmiş, kabuk bağlamış ekonomileri ve kurumları arasındaki çarpışmanın etkisi altında mücadelelerini sürdürmektedirler.

Peter Drucker, İkinci Dünya Savaşından hemen sonra ortaya çıkmaya başlayan bu gelişme sonucu oluşan toplumu Kapitalist Ötesi Toplum olarak adlandırmaktadır. Buna göre, yeni toplumun temel ekonomik kaynağı, yani iktisatçıların deyimiyle üretim araçları sermaye, emek ya da doğal kaynaklar değil bilgidir ve bilgi olacaktır. Drucker bu eserinde, dünya ekonomik ve politik düzeninin kapitalizmden ayrılarak, henüz adlandırılmayan bir sisteme doğru gittiğini anlatmıştır. Hayatı boyunca büyük şirketleri ve çok ulusluluğu savunduğu iddia edilen Drucker, bu sistemin Neo-Komünizm veya Sosyalizm değil de, bilgi ve enformasyon sermayeli ve eğitimle desteklenen bir sistem olacağını öngörmektedir. Bu sistemde, geçmiş zamanların emeğe ve üretime dayalı "mavi yakalı" toplumun hızla değişen teknolojiden, sosyal ve politik buhranlardan ve küreselleşmenin kaçınılmaz sonucu olan kültür birleşiminden etkilenerek ilerleme göstereceğini savunmuştur. Bu konuda farklı yorumlar yapılabilmesinin yanı sıra, Drucker'ın emeği ve işgücünü fazla önemsememesi ve bu "Kapitalist Ötesi Toplum" için kurduğu mantık zincirinde, sermaye olarak nitelendirdiği bilgiyi tek başına ve yalın tutması, onu kullanacak güç hakkında soru işaretleri oluşturmaktadır. Drucker, insan faktörünü tamamen de yadsımadan, okullarda verilecek eğitim ile bu sermaye için her ne kadar da bir "kullanıcı" tanımı yapsa da onu oluşturacak ve geliştirecek etkenler hakkında çok fazla bilgi vermemektedir.

Kapitalist ötesi toplum, hem bilgi toplumu hem de kuruluşlar toplumudur. Aydınların kuruluşa bir alet olarak ihtiyacı vardır. Yöneticiler ise bilgiye, kuruluş performansı için gerek duymaktadırlar. Bunların birbirlerini dengeledikleri zaman ortaya yaratıcılık ve düzen, başarı ve tatmin çıkar. Kapitalist ötesi toplumda birçok kişi aynı anda bu iki kültürde yaşıyor olacaktır ve de herkes bu iki kültürü anlamaya hazırlıklı olmalıdır. Kesin olan tek bir şey vardır: En büyük değişiklik bilgide olacaktır. Bilginin biçiminde içeriğinde, anlamında, sorumluluğunda ve eğitimli insan için taşıdığı anlamda kendini gösterecektir. Gelecekte toplumun nasıl olacağı, gelişmiş ülkelerin kapitalist ötesi topluma nasıl bakacaklarına bağlı olduğunu savunmaktadır. Kapitalist ötesi toplumda, siyasal yapıdaki ye politikadaki değişimler de toplumdaki ye sosyal yapıdaki değişimler kadar büyüktür. Ayrıca tüm dünyaya da yayılmış durumdadır.

Ekonominin dünya piyasa ekonomisi olacağı, kaynakların verimliliğinin ise en önemli konu olacağı Kapitalist-Ötesi Toplumda Marx’ın belirttiği gibi bir kapitalist toplumdan bahsetmek anlamsızdır. Yeni toplumda her birey ve kuruluş ürettiği bilgi kadar bir toplumsal sermayeye sahiptir, meslekler çeşitlenmiştir. Günümüzün ve geleceğin toplumu kabul edilmektedir.
Google+ paylaş

Benzer Konular :

    Yorum yapın
    Facebook yorumları

0 YORUM YAPILDI. Görüşünüzü belirtin ! :

Yorum Gönder

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.