Kız kardeşimin hikayesi (2009)

Sürprizlerle dolu bir film arayanlar için bulunmaz bir yapım My Sister's Keeper. Güçlü oyuncu kadrosunda kimler yok ki... Cameron Diaz, Alec Baldwin, Jason Patric, Abigail Breslin sadece bir kaçı. Kardeşlik duygusunu ilmik ilmik işleyen bir kurgu var filmde. Başında farklı, ortasında yoğun, sonunda duygu patlamalı gelgitlerle bir oradan bir buraya savuruyor izleyenleri.

Filmin çıkış noktası Jeremy Leven'in aynı adlı romanından uyarlanarak beyaz perdeye aktarılmış. Konusunun yanı sıra müzikleri (soundtrack) ile de akıllara kazınıyor. Sadece müziklerini bile dinleyen filmi merak edip izlemeden duramaz.

Özellikle Anna Fitzgerald karakteriyle oynayan Abigail Breslin için filmi izleyenler dakikalar ilerledikçe farklı duygular hissedecekler. Önce belki nefret edecekler, sonra bu nefret yaa o da insan deyip onu anlamaya çalışma güdüsüyle farklı mecralara taşınıp finalde karakter kendini sevdirecek herkese. Bencilce duygular ışığında hukukun objektifliğinin insani değerleri görmezden gelen mantık kurgusunu sorgulayacak ekran başındakiler.

Düşünün bir kere lösemi hastası bir evlat için umutlar tükenirken doktor yeni bir çocuk yapın kök hücre tedavisinde ondan istifade edelim dediğinde herhalde bir çok ana baba tereddüt etmeden kabul eder bu öneriyi. Uygun iliğin elde edilmesi için bir fırsattır yeni bir evlat. Yalnız şu vardır ki gelişen tıp bu konuda uygun ilik sağlama adına yeni doğan bebeğin genetik yapısını yönlendirme, müdahalede bulunmak zorundadır. bunun için de ameliyatlar, doku örneği almak için iğneler, ilaçlar, neşter yaraları...


Komplikasyonlar, yani yan etkileri de cabası. Sadece ilik ameliyatıda değildir sağlıklı kardeşten istenen. Ablasının artık böbrekleri de çökmüştür. Adres uygun donör; kardeşidir. Fakat bir gün kardeşi, daha 11 yaşında iken isyan edip beni kobay gibi doğurup yetiştirdiniz. Vücudumu delik deşik ettiniz. İlik için yaptıklarınız yetmezmiş gibi şimdi de böbreğimin birini de istiyorsunuz benden derse ne olur?


Bir tarafta ölüme her gün bir adım yaklaşan büyük kızı, diğer yanda bu çocuk yaşımda yoruldum artık yeter diyen küçük kızı. Bir anne baba ne yapabilir? Fedakarlık ile sağlıklı yaşam hakkı arasında nasıl bir adalet kurulabilir?

Finale değin bu gibi soruları kurcalayan ve izleyene sorgulatan film tadı damağınızda bırakacak bir şekilde bitiyor. Sürpriz ve hüznü bir arada vererek son bulan film sağlıklı bir yaşamın ve aile bağlarının önemini bilenlere bir daha yaşatıyor, unutanlara gözyaşlarıyla hatırlatıyor. Mutlaka izleyin!
Google+ paylaş

Benzer Konular :

    Yorum yapın
    Facebook yorumları

0 YORUM YAPILDI. Görüşünüzü belirtin ! :

Yorum Gönder

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.