Bir dönemin hıyarla beslenen sporcuları

Tirk sporun tüm branşlarda başarı olarak ne kadar yol katettiğimiz konusunda bir tartışma başlatılsa herhalde sonu gelmez cümleler kurulur. Mesela olimpiyatlarda güreş ve halterden başka altın madalya beklentimiz olan başka kaç spor dalı var ki?

Başarı elde etmede yetenekleri keşfetmek ve onları yetiştirecek altyapıları sunmak çok önemli konular. Türk sporunda ülkemizi temsil eden sporcular için bir zamanlar branşlarında başarı elde etmek için rakiplerinden önce imkansızlık ve yöneticilerin vizyonsuzluğunu yenmek gerekiyordu. Bu nitekim kolay birşey değildi.

Günümüzde artık beş yıldızlı otellerde ağırlanan, cumhuriyet altınlarıyla ödüllendirilen, profesyonel eğitimci hocalarıyla çalışan sporcuların aksine 25 yıl öncesinin sporcuları bir kapsül vitamin, takviye ilaçlarını bile temin edemiyorlardı.

Sene, 1987 tarih, 12 Mayıs Halter Federasyonu sürekli vitamin haplarıyla protein takviyesine ihtiyaç duyan halterciler için dösnemin Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü'ne bir rapor hazırlayarak söz konusu gıdaların ithali için izin istiyor. Müdürlük olur yazısını yazınca dosya Sağlık Kuruluna gelince işin rengi trajikomik bir hal alıyor.

Sağlık kurulu talebe aynen şöyle yanıt veriyor: Türkiye'de yoğurt, yumurta, et, bol sebze ve salatalık var. Onlar vitaminli bununla yetinin!


Şimdi vitaminlerin ne kadar sağlıklı ve faydalı olduğunu bırakalım devlet bürokrasisinin konuya bakış açısının ne kadar sığ olduğuna dikkat edelim. Elin sporcusu turnuvalara her türlü imkanla hazırlanırken o dönemde haltercilerimiz hıyarla şampiyonalara hazırlanıyordu.

Nereden nereye...
Foto Kaynak: milliyet arşiv

Hiç yorum yok

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.