Pozitivizm

Fransızca “positivisme” kelimesinden dilimize girmiştir. Temeli, düşünce sistemi olarak eski ve yeni pozitivizm olarak ikiye ayrılır. Eski pozitivizm anlayışının kurucusu  Saint Simon, sistematize eden ise Auguste Comte'dur. Yeni pozitivizm diye adlandırılan felsefi düşünceye ise mantıksal pozitivizm denir kurucusu olarak ise Viyana Çevresi olarak bilinen düşünce okuludur.

Auguste Comte'un fikri; araştırmalarını gerçeklere ve deneylere dayandıran, açıklamalarını kural olarak imkansız ve pratik olarak gören felsefe sistemine pozitivizm denir. Dış kaynaktan bağımsız gözle görülüp elle tutulabilen algı ve nesneler üzerinden fikir yürüten ve bu düşünceleri sistemleştiren akımdır. Diğer bir ifadesi ise hukuki pozitivizmdir.

Comte felsefesinde temel olan amaç toplumsal olayları meydana getiren bireylerin çoğul tekil davranışlarını bilimsel olarak incelemekti. Sosyolojinin bir dalı olarak temeli de aslında burada atılmış oldu.
Comte’un bu öğretisi, bilim felsefelerinde yapıcı bir felsefe akımı başlatmıştır. Comte’a göre, toplumlar dini inanışlar üzerine kurulmuştur. Yeni bir toplum düzenlenmesi için, siyasilerden ve sanayicilerden farklı olarak, bilginlerden, filozoflardan ve sanatçılardan oluşan yeni bir sınıf yaratmak gerektiğini inanıyorlardı. 20. yüzyılda L.Wittgenstein, R.Carnap, O.Neuraht gibi filozoflar pozitivizmin çerçevesini genişletip mantıksal pozitivizmi geliştirmiştir. Temel amaçları, bilimsel önerilerin, gözleme dayanan bir temelden yola çıkarılarak doğrulanmasıdır.

Comte’un 1852’de yayımlanan “Pozitivizmin İhlali” adlı eserinde, felsefenin daha kolay anlaşılmasını ve yayılmasını sağlamak için pozitivizmin özetini ortaya koymuştur.

Hiç yorum yok

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.