Veda: Ver Lefter'e yaz deftere...

Şimdikiler gibi sponsorların giydirdiği son model kramponlar, formalar, ekipmanlar, toplar beş yıldızlı tesisler görmeden çamurlu, toprak sahalarda yüzlerce maça çıkıp sayısız gol atan Türk futbol tarihinin en büyük, yaşayan efsanesi Lefter Küçükandonyadis artık yok. 

Türk futbolunda krallar, efsaneler, panterler, devler, imparatorlar çok. Lakin ordinaryüs bir tane. Ordinaryus ne demek dense bir dönemin yurdum insanına düşünmeden Lefter denirdi...

Babasına ilaç alabilmek için futbola başladı. 1941 yılında Sırf oynatabilmek için Taksimspor mahkeme kararıyla yaşını büyüttü  1943'de askerlik görevini Diyarbakır'da 4 yıl yaptıktan 1964 yılına kadar Fenerbahçe'de unutulmaz yıllar yaşadı, yaşattı. 1951-1952 sezonunda Fiorentina, 1952-1953'te de birer yıl avrupada top koşturdu.

Futbolculuktan elde ettiği başarıdan öte dikkat edilmesi gereken asıl önemli nokta azınlıklara hiç de iyi gözle bakılmadığı 50'li ve 60'lı yıllarda kefere diye tribünlerden atılan laflara aldırmadan golleriyle yanıt vermeye çalışsa, Yunanistan'a Atina'da 2 gol atsa da ve hatta gün gelip ben aslında Arnavut asıllıyım bile dedirten zihniyet bile onu bu ülkeden kopartamadı. 

O hep ilklerin adamı oldu. Metin Oktay 10 numara ise o da emsalleri içinde 1 numaraydı. Neler başarmadı ki gölcülerin kralı Lefter. Devlet altın şeref madalyası, yurtdışına bonservis ücreti ödenerek transfer olan ilk futbolcu ve lig tarihindeki ilk penaltı golünü onun atması, adına jübile düzenlenen il futbolcu olması gibi nice başarılarını sıralayabiliriz.


Yunanistan'da hain, Türkiye'de kefere, rum tohumu... Yılmadı, oynadı, gol attı. Attığı goller bir dönemin ideolojisini mağlup etti. Evet bunu başardı. Metin Oktay'dan onu ayıran nokta belki de bu olsa gerek.

Rum olması neyi değiştirir ki O bizden bile daha bizden biriydi. Fenerbahçe'de toplam 605 resmi maçta 423 , Milli takımda 50, toplamda da 823 golünü göremedik, penaltılardaki becerisini de göremedik ama yaşlılığındaki beyefendiliğini o sıcak kanlı asil duruşunu esirgemedi şimdiki nesilden. O dönemi yaşayanlar bulduğunu atardı, şöyle çalımlardı, doksana topu asardı diye yeni nesillere bir masal kahramanı gibi anlattı onu.

Fenerbahçe'liydi öyle de verdi canını. Sarı lacivertli renklere öylesine gönül vermişti ki: Avrupaya transferinden sonra oynadığı bazı maçlarda nedense performansı anormal derece düştüğü gözlemlenirdi. Nedenini sorulduğunda ise unutulmayacak şu cümleler dudaklarından dökülmüştü : "Bazı maçlardaa  sarı- lacivert forma giyen takımı fenerbahçe zannediyorum, psikolojik olarak oyundan kesiliyorum". Böyle bir Fenerbahçe'liydi.

Kendisini izleyemeyen nesillerin bile bakışlarında, mimiklerinden yansıyan bir saygıyı uyandırabilecek kadar büyük bir futbolcu.

Metin Oktay'ı sevmeyen Fenerli, Lefter'i sevmeyen Cimbomlu olamaz!

Olabilir mi?...

Tribünler söyledi binlerce kere
Ver Leftere yaz deftere
Bitti kalem doldu defter
Bu alemde kral Lefter...

Google+ paylaş

Benzer Konular :

    Yorumlar
    Facebook Yorumları

4 YORUM YAPILDI. Görüşünüzü belirtin ! :

  1. Metin oktay'a selam söyle Mr Ordinarius Lefter...

    YanıtlaSil
  2. Diyarbakır'da 4 yıl askerlik yapmıştır.

    YanıtlaSil
  3. cihatlar,lefterler,canlar,fikretler
    hala sevilen birer abidedirler,
    hiçbir kulüpte olmayan bu dostluk
    yıllar yılı hep şampiyon olduk

    YanıtlaSil
  4. Sinan Reyizzz16 Ocak 2012 15:40

    Gol kralı olamadı hiç. Bir eksiği belki de bu.

    YanıtlaSil

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.