En çok hile yapılan gıdalar ve yöntemleri

hile


Sucukta yapılan hileler


Sucukta hileler saymakla bitmez. Yapılan aldatmacaları ve hileleri gruplayarak anlatmaya çalışalım.

a) Sakatat sucukları: İçine konulacak gerçek etin yerine bağırsak, en sinirli bölümleri, böbrek, dalak, işkembe hatta akciğer kısımları katılarak yapılan ürünler. Hele bazı firmalar yeni ölmüş veya hastalıktan ölmek üzere olan dana, inek ve küçükbaş hayvanları ucuza alıp işleyerek sucuğa karıştırmalarını saymıyorum bile.

b) Kimyasal karıştırılarak hazırlanan sucuklar: Etin kırmızı, pembe şeklini korumak için katılan nitrit ve nitrat adlı maddelerin yoğun olarak kullanıldığı ürünler. Gerçek bir sucuk açıkta bırakıldığında veya nem aldığında küflenirken koruyucu katılan sucuk benzeri ürünler plastik gibi hafif renk kararması dışında haftalarca aynı kalabiliyor. Bu ürünlerin raf ömrünü uzatmak için katılan fazla miktarda nitrat böbreklere büyük zararlar verebiliyor.Yani ürünü çürüten, küflendiren bakteri ve mantarların bile tüketemediği bir gıdanın vücudumuzda nelere yol açabileceğini varın siz düşünün.

c) Sözde %100 Dana Eti sucukları: En büyük hile aslında burada söz konusu. Tavuk hindi katılmadan geleneksel orjinal sucuk diye satılan %100 sucuklarındaki hile şöyle gerçekleşiyor; Sucuğun hammaddesi olan etin yerine soyadan elde edilen soya proteini katılıp çok düşük oranlarda kırmızı et ilave edilerek ortaya çıkan sucuk benzeri ürün %100 dana sucuğu diye raflarda yerini alıyor. Soya proteinin kilosu 5 TL civarinda olması sözde orjinal sucuk diye üretilen ürünün maliyetini yarı yarıya düşmüş oluyor. Firma; tavuk, hindi, sakatat karıştırmıyor belki ama hammaddesi olan etin yerini ağırlık, soya ürününden elde edilen katkı maddelerinde oluyor.

d) Tavuk sucuğu: Tavuk dana eti karışımı sucuk adı altında yapılan içine tavuk-hindi derisi, taşlık kısmı, kıkırdağı hatta kemiğinin bile konulabildiği ürünler.

e) Sucuğun fiyatı: 1 kg dana eti 20-25 TL olduğu bir piyasada işlenmiş orjinal bir dana sucuğunun kg maliyeti en az 14-18 TL'dir. Bunların dışında 1TL'ye 3-5 TL'ye bir kangal sucuğu satan, üreten firmaların bunu nasıl yaptığını düşünmek ve araştırmak lazım...

KAŞAR PEYNİRİNDE YAPILAN HİLELER

Kaşar peyniri sütün litresinin 1-2 TL arasında değişen piyasada kg maliyeti 10-12 TL'dir. Ayrıca 10 kilo sütten 1 kilo kaşar elde edilir. Bazı yerlerde 7-8 liradan kilosunu satanları görmeyen yoktur herhalde. Üretici maliyetinin üzerine karını ekleyip perakendeciye ulaştıktan sonra nasıl bu fiyatlarda satılıyor peki? Bu peyniri üretenler zararına satıp halka ucuz kaşar yedirmek, hayır hasenat işlemek niyetinde mi? Bir bakalım o zaman naıl oluyor...

Süt kullanılmadan yapılan Kaşar Peyniri: Evet yanlış okumadın. Ana maddesi olmadan meydana gelen peynir. Yapılışı ise şöyle. Bozulmuş, raf ömrü bitmiş yada bitmek üzere olan kaşar peynirler piyasadan toplanır, eritilir, kıvam arttırıcılar, tatlandırıcılar ve koruyucu kimyasallar katılarak tekrar kesilir, biçilir paketlenir ve al sana taze kaşar

Palm Yağı katılarak yapılan Kaşar Peyniri: Palm yağı tropik bir meyve olan palm bitkisinden elde edilen bir yağ çeşididir. Kilosu 1 dolar bile etmeyen bu yağ maliyet azaltmakta sınır tanımayan, firmalar sütten başka birşey olmaması gereken peynire palm ürününü karıştırarak yağ oranı yükseltilmekte, kaşar diye yediğimiz ürün aslında başka bir ürün haline gelmekte. Palm yağının sağlıya faydası zararı hususu ayrı bir konu...Yağ kıvamını arttırmak için içine soya yağı, margarin bile karıştırılmaktadır.

BAKLAVADA YAPILAN HİLELER
Cevizin içinin kilosu en ucuz yerde 20 TL'den, Antep fıstığının kabuklusunun bile 30 TL'den satıldığını düşünürsek, şekerin kilosunun 2TL olduğunu da katarsak işin içine bir baklavanın kilosunun maliyeti en az 10-12 TL olduğunu anlamak için işin ustası olmaya gerek yok

* En bilinen ve günümüzde en çok uygulanan hile baklava şerbetinin glikoz şurubuyla hazırlanması. Peki neden glikoz şurubu? Bu madde çok yoğun miktarda tatlandırıcı ihtiva eder. Öyleki 1 kg glikoz şurubu 20 kg şeker şurubuna denktir. Bu şurup diyabet (şeker hastalığı), pankreas kanseri ve obeziteye yol açabileceği tehlikesiyle avrupada kota ile sınırlandırılmaktadır. Bunun yanında mısır'dan elde edilen glikoz şurubunun zararlarının dışında GDO'lu mısırdan elde edildiğini de varsayarsak risk kat be kat arttığını unutmamak gerekir.

* Antep fıstıklı baklavalarda kullanılan hile ise yeşil antep fıstığı yeridne bezelye veya yeşil gıda boyası kullanılmasıdır.

YOĞURTTA YAPILAN HİLELER

Bazı yoğurt firmalarının ürünlerinde gene palm yağı karşımıza çıkıyor. Palm yağı ile caniler neyi amaçlıyor dersek; sütten tereyağını alıp işleyen bazı uyanıklar bunun yerine palm yağı gibi bitkisel yağları katarak yoğurttaki yağ oranını arttırıyorlar.

Diğer hile ise yoğurda jelatin maddesinin katılması. Bu maddeyle sertlik kıvamını arttırarak yoğurdun sulanmasının önüne geçiyor simsarlar.

Asıl sıkıntı ise yoğurdun ekşimemesi, zamanla köpürmemesi. Yoğurt aslında bir kültürdür. Yani mayalanarak oluşan bir besindir. Yararlı bakteriler vasıtasıyla sütün yoğurt olması sağlanır. Zaman geçtikçe yoğurt bu canlılar sayesinde ekşir daha sonra üstü yeşik bir tabaka halinde küf-mantar oluşur. Bunlar doğal bir besinin gün geçtikçe geçirdiği evrimlerdir. Öyle yoğurtlar üretiyorlar ki hiç sulanmadan taş gibi kalıp ekşimiyor yoğurt diye aldığımız nesne.

Yayhu yoğurt ekşimez mi arkadaş...

SÜTTE YAPILAN HİLELER

Hatırlayın, bir dönem sokaktaki sütçü amcamızı yerden yere vuran programlar, yazılar modaydı. Sütçü amcamız pis, hijyenik değil, süte su katıyor falan gibisinden hikayeler...

Bize temiz diye içirilen pastörize sütler nedir peki? Bu sütler uht ambalajlara konulan, yüksek sıcaklıklardan düşük sıcaklıklara inilerek işleniyor. Katkı maddesi koruyucu madde bile katılmasa içinde değil zararlı ne varsa faydalı bileşen hepsini öldürüyor. Böylece karşımıza beyaz bir sıvıdan başka bir şey kalmıyor süt diye raflarda satılandan gayrısı.

Ne yapmalı? Günlük süt tercih edilmeli yada güvendiğimiz, güvenebileceğimiz sütçüden süt ihtiyacımızı gidermeliyiz.

KONSERVELER

Konserve ile saklanan ürünler doğru kapta, doğru biçimde hazırlanırsa en lezzetli ve besleyici koruma gıda yöntemlerinden biridir. Konservede ilk akla gelen metal kabından geçebilecek kansrojen maddelerden ziyade içine konulmaması gereken konservenin mantığına aykırı koruyucu maddelerdir.

Orjinal bir konserve ürüne koruyucu madde konulmaz, konulmamalıdır. Konulan ürünleri kesinlikle alınmamalıdır.

TAVUKTA YAPILAN HİLELER

Tavuk eti, tavuk ürünü kontrol edilemez bir noktaya geldi maalesef. Birçok firma besihanelerinde, çiftliklerinde tavuk görünümlü zombi yaratıklar yetiştirip piyasaya sunuyor.

Tavuk dediğimiz canlı normal şartlar altında en az 5-6 ayda yenilecek büyüklüğe erişirken birçok sözde modern tesislerde 45 günde yetiştiriliyor ardından kesilip reyonlarda yerini alıyor.

Hangisini anlatsak... Yedirilen yemlerdeki hayvansal ürünler mi, hiç oturmadan, uyumadan, dinlenmeden daha doğrusu yaşamadan sadece yedirilip ilaçla şişmanlatılan hayvanların 45 günlük ömrünü mü...

Önce yedirilen yemlere bir bakalım. Tavuklara yedirilen yemlerin birçoğunda yok yok. Ölü hayvan eti, kemiği, hormon, GDO'lu mısır ne ararsan. Hepsinden kötüsü ölü tavukların bütün olarak makinelere atılıp işlenip gene tavuklara yedirildiği yöntemler mevcut. Böylece yamyam, kendi neslini tüketen DNA çatışmasına neden olabilecek bir gen yapısı bu hayvanlara işleniyor. Kemiği kıkırdak gibi yumuşak, kürdan gibi narin, kırılgan olan bu hayvanların sadece kiloda çeksin diye şişmanlatılması hayvan yetiştiriciliğinden ziyade kimyasal bir mamülün üretilmesinden başka birşey değil.

Bütün bu anlattıklarımızdan sonra bu haldeki tavuk etine renk verelim, canlı görünsün diye çamaşır suyu ve türevleriyle beyazlatılarak satanlar yok sanmayın.

PEKMEZDE YAPILAN HİLELER

Üzümden üretilen, üzümün kaynatılmasıyla elde edilen, neredeyse saf bir besin olan pekmezi, içine hiç üzüm girmeden üretip bunu satanlar var. Nasıl mı başarıyorlar bu mucizeyi?

Gene glikoz şurubu karşımıza çıkıyor. Bunun yanında Şeker pancarı, Keçi boynuzu pekmezi üzüm pekmezi diye satılıyor.

REÇELDE YAPILAN HİLELER

Reçel orjinalinde meyve parçalarının kaynatılarak, bekletilerek şekerle tatlandırılıp tüketilen kahvaltılarımızı renklendiren leziz bir yiyecek.

Gıda katilleri burada da şu formülü uyguluyor. Reçel = Az buçuk meyve parçası + bol miktarda glikoz şurubu + Renklendirici + Yapay tatlandırıcı + Koruyucu kimyasal maddeler

ZEYTİNYAĞINDA YAPILAN HİLELER

En doğal, en sağlıklı ve en lezzetli yağ olan zeytinyağını unutmamış simsarlar. Zeytinyağının içine neler konulmuyor ki, ayçiçek yağı, susam yağı, kanola yağı, fındık, soya yağı ve bir de su...

Unutmayın doğal zeytinyağının zeytinimsi bir kokuya, aromatik bir acılığa ve altın sarısı bir renge sahiptir. Gerçek zeytinyağı yemeyen bir insan ilk defa yediğinde bu yağ kokuyor diyebilir. Zeytinyağı hava biraz serinlemişse şişesinde tabandan itibaren koyulaşmaya, donmaya başlar. Isı değişiminden çok çabuk etkilenir. Bir zeytinyağı donmuyorsa o yağ saf değildir, sahtedir.

MEYVE SULARI

Sağlıklı diye içtiğimiz, içirdiğimiz meyve suları da pek masum değil. Çoğu zaten meyve suyu değil. Suyla karıştırılmış, tatlandırıcı konularak kıvamı arttırılmış içecekler. %100 diye satılanlar ise zeten fiyat olarak kendisini farkettiriyor.

Meyve sularındaki durum ise pastorize edilerek uzun raf ömrü sağlanarak soframıza gelmesi. Doğal bir ürün oda sıcaklığında belli bir zaman sonra ekşir, kokar, küflenir, bayatlar. Maşallah bir meyve suyunu alın koyun dolaba. Kapağını bir kez açın için kapatın, isterseniz açık bırakın. Bir ay sonra açın ne gibi değişiklikler olmuş gözlemleyin. Mümkünse aynı ürünü imkanınız varsa kendiniz sıkıp koyun dolaba ikisi arasındaki farkları kendiniz de görürsünüz.

Bütün bunların yanında çürük, bakteri, ilaç kalıntısı barındıran hijyenik şartlarda elde edilmeyen meyve suları diye satılan sıvıların bağırsaklarımıza ne gibi zararları olduğunu kansere buyur gel dediğini birkaç cesaretli doktordan başka söyleyen yok malesef ortalıkta.

BALDA YAPILAN HİLELER

Piyasada gerçek bal bulmak çok zor. Ben baldan anlarım, ayırd ederim diyen kusura bakmasın yanlış, yalan söyler. Balın orjinal olduğunu anlamak için labaratuvar tahlilleri ile mümkündür. Tadını tatlandırıcılar, kokusunu bal esansları rengini de gıda boyaları ile sahteciler gerçeğine uygun bir hale sokuyor.

Balda bilinen sahtecilik yöntemlerinin başında glikoz şurubuna polen, bal esansı ve kimyasal renklendiriciler ilave edilerek hazırlanması geliyor. Yüksek fruktozlu mısır nişastası ile elde edilen sahte ürünlerin üreticilere maliyeti ortalama 2 TL'dir. Kilosunu 20 TL olunca rantın boyutunu siz düşünün.

Tarım bakanlığı sahte üretim yapanları deşifre etti paylaşıyoruz (LİSTE -1-) (LİSTE -2-)

Hiç yorum yok

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.