Blue Jean pantolonlara neden Kot deriz?

Genci yaşlısı giymeyenimiz yoktur kot pantolonları. 

Çoğumuz bilir kot pantolonun amerikada doğmuş,  demiryolu döşeyen işçilerin giydiği sağlam bir kumaş olan denim'den yapılan blue jean olarak adlandırılan elbisenin zamanla tarz oluşturarak amerikan gençleri arasında yaygın olarak kullanılmaya başlandı.

Musevi bir alman göçmeni olan Levi Strauss'un 1853 ürettiği kumaş tekstil dünyasına damga vuracak bir yenilik sunacaktı yıllar sonrasına.

Türk insanı blue jean pantolonlarla ilk olarak holywood filmleriyle tanıştı. Özellikle western tarzı kovboy filmlerindeki karizmatik karakterlerin tarzını tamamlayan bu giyisi, dönemin kapalı ekonomisi olan ülkemizde hemen herkesin ulaşabileceği bir giyisi değildi. II. Dünya savaşı sonrasında oluşan yeni dünya düzeninde amerikan üzleri ve filoları bir bir komşu ülkelerde şubeler açarken ülkemiz de bundan nasibini almıştı.


Ülkemiz gençliği, izne çıkıp çarşı pazarda dolaşan amerikan askerleri giydikleri kumaşa olan ilgiyi çok geçmeden farketmişti. Akabinde kısa sürede ikinci el blue jean pazarı oluşmuştu. Bunun yanında bu kıyafetlere üs personeli için kurulan PX adlı giyisi satan marketler vasıtasıyla da ulaşabilmek mümkündü.

Türkiye'de yaşanan bu ilgi çok geçmeden aslen yugoslav göçmeni olan bir müteşebbis tarafından farkedilmişti artık. O dönemde kamu kuruluşlarına ve orduya personel giyisileri üreten aynı zamanda bir terzi olan Muhteşem Kot blue jean endüstrisi ile ilk kez iş için gittiği Fransa'da karşılaştı. Bu kumaşın amerikada özellikle işçilerin ve sığır çobanları tarafından kullanıldığını öğrenen müteşebbisimiz bunu ülkemize getirmenin planlarını yaptı. 

Türkiye'ye döner dönmez, Karaköy Necati Bey caddesinde küçük bir atölyede kumaşı üretmeyi başarır. Zamanla günde 200 adet üretime çıkmayı başarır ve ürettiği kumaşa soy ismini vererek kendi adına patentini de alır. Blue Jean artık "Kot" olarak anılmaya başlar ülkemizde. 

Muhteşem Bey'in ürettiği Kot pantolonların bir kusuru vardır ki kullananlar tarafından bir süre sonra gözden düşmeye başlar. Amerikan tekniği ile üretilen kumaşlar giyildikten bir süre sonra beyazlamasına karşın beyazlasa da pantolon o şekilde de giyilmeye devam edilirken, yerli ürünümüz beyazlamayıp, sararmaya başlar.

Yaşanan bu handikapla birlikte Özal'lı yılların getirdiği serbest ekonomi ve kapıların açılması amerikan stili kotların ülkemize girişi ve üretilmesi Muhteşem Kot'un firmasını zorlamaktadır. En son 1992 yılına kadar ayakta kalabilen firma o yıl kapanarak ismini sektöre altın harflerle yazdırıp gitmiştir.

Muhteşem Kot'un türk sanayisi için asıl önemli başarısı kendi soy ismini bir ürünle özdeşleştiren ilk yerli ürün olma özelliği taşır.

Hiç yorum yok

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.