İzlenmeye değer bir film: Zoraki Radikal (2012)

Uzun zamandır film üzerine yazılar yazmıyordum. Bunun sebebi fark yaratan bir senaryo ile karşılaşamamam olabilir. 

Afişi ve filmin ismi ilginç gelmiş olacak ki 2012 yapımı Zoraki Radikal (The Reluctant Fundamentalist) adlı yapım ilgimi çekti ve arşivimden alıp izledim. 

Konusuna bakmadan, afişiyle veya filmin adıyla sinema deneyimi risk barındırsa da güzel bir yapım denk geldiğinde tadından yenmiyor. 

Filmin ilk saniyelerinde oyuncular tanıtılırken Haluk Bilginer’in adını görünce şaşırmıştım. Bunun yanında Holywood’un güçlü isimlerinden 24 Dizisinin aktörü Kiefer Sutherland ve X-Man serisinin Başlangıç filminin kötü adamı Liev Schreiber ile filmin senaryosu güçlü oyuncu kadrosuyla takviye edilmiş. 

Esas oğlan ise pek tanıdık değil. Riz Ahmed; Pakistan asıllı İngiliz oyuncu, Türkçe seslendirmede Cengiz (Changez) karakterini canlandırıyor.

Pakistan’lı bir ailenin çocuğu olarak new york’ta eğitim alan ve kariyerini bir amerikan şirketinde finans danışmanı olarak yürüten cengiz’in beyaz yakalı iş serüveni başarılı geçmektedir. Ekibiyle new york iş dünyasının elit toplantılarına katılan Cengiz, lüks yaşamı, parlak kariyeri ile mutlu bir yaşam süren kahramanımızın hayatı 11 Eylül saldırılarıyla değişir. Müslüman ve Pakistan asıllı olması onu önyargı ve şüphe dolu bakışların hedefine sokacaktır. Polislerin yaklaşımı günden güne sevdiği yaşamdan onu soğutacak ve batı medeniyetini sorgulatacaktır. Bir iş için istanbul’a gelip Haluk Bilginer’in canlandırdığı Nazmi Kemal’dan duyduğu yeniçerilerle ilgili bir hikaye, cengiz’in hayatında dönüm noktası olmuştur. Her şeyi bırakıp gitmek sözü artık onun için elzemdir. Tüm kariyerini bir anda silen Cengiz ülkesinde üniversite hocalığı yapmaya başlar.

Amerika’nın kurguladığı 11 Eylül’ün batılıların gözünde islamofobi olarak Müslümanları nasıl başkalaştırdığını irdeleyen film son derece başarılı. Filmde klişe var mıydı, evet vardı. Artık görünce midem kalkan İstanbul/Sultanahmet/cami kubbeleri üçgeninde geçen Türkiye fotoğrafı bu filmde de karşımıza çıkıyor.

Batılı film yapımcılarına kim bu aklı veriyorsa temiz bir sopayı hak ediyor. Arkadaş! 

Koskoca ülkemizi bu üç unsurla tanıtmak veya gösterme çabası nerden geliyor? 

Sadece şu an aklıma; A Touch of Spice (2003), James Bond 007 Skyfall (2012), Altın Yumruk İstanbul'da (2003), The International (2009) gibi filmlerin sahneleri neredeyse aynı. Alayında Sultanahmet ve çevresinde gezinen oyuncular oradaki bakır kubbelere veya çatılara çıkmadan İstanbul veya Türkiye olmuyor…

Hiç yorum yok

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.