Amerikan rüyasının çöküşü: Şirket Adamları(2010)


2005 yılı yapımlarından The Company Men (2010) Türkçe adıyla; Şirket Adamları adlı filmi sonunda izleme imkanı buldum. Son zamanlarda keyifle izlediğim birkaç filmden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Öncelikle “Şirket Adamları” filminin tam bir yıldızlar geçidi olduğunu söylemek gerek. Kimler yok ki başrolde; Ben Affleck, Eamonn Walker, Tommy Lee Jones, Chris Cooper, Kevin Costner ve dahası… Film esasoağlan  Ben Affleck  etrafında dönse de özellikle Chris Cooper'ın oyunculuğunu konuşturduğunu görüyoruz..

Filmin genel çerçevesine bakarsak; iyi para kazanan, beyaz yakalı çalışanların günün birinde ansızın kapının önüne bırakılması, yani kovulması ve sonrasında yaşadıkları sosyolojik çöküntü ele alınıyor. 

Filmler Şirket Adamları The Company Men oyuncu kadrosu

Boby Walker (Ben Affleck) yıllık 120 bin dolar maaşıyla başarılı bir satış yöneticisidir. Son derece lüks bir yaşam; Boston’da onlarca katlı gökdelenlerde elit bir çalışma ortamı, üst düzey insanların kabul edildiği ultra lüks restoranlar, golf kulüpleri, 1 milyon doları bulan motrgage ödemeli güzel evler, Porsche arabalar, sosyetik davetler, kutlamalar içinde lüks yaşam Boby Walker gibileri için artık alışkanlık haline gelmiştir.

Şirketin ekonomik krizle küçülmeyi planlaması ve hadi sana güle güle demesiyle ortada kalan Boby Walker gibi üst düzey yöneticiler kariyerini ve yaşam standardını koruma derdine düşer. Sirkette satış yöneticisi Boby Walker'la birlikte Chris Coope (üst yönetici)  Gene McClar ise (yönetim kurulu üyesi  - başkan yardımcısı) da işten çıkartılanlar arasındadır.

Sahip olduğu kariyerine fazla güvenen Boby walker bu durumu kabullenmekte zorlanır. Birkaç hafta içinde iş bulacağını, firmaların onu havada kapacağını düşünüp normal lüks yaşamına devam eder. Gel gelelim aradan 3 ay geçmiş ne arayan ne soran vardır. Kabul edenler bile eski işinde aldığı paranın yarısını bile vermez. İşsiz geçen her haftada günü gelen taksit ve ödemeler onu ve ailesini kıskaca almaya başlamıştır bile. Önce lüks kulüplerden üyeliği bir bir iptal edilir, sonra araba, ardından çocuğun yeni bilgisayarı ve en sonunda ev elden gider.

Filmin kırılma noktalarından biri; hayatından büyük fedakarlık yaparak kocasının yanında dimdik duran Boby’nin eşinin, babanın evine taşınalım teklifiyle ekonomik çöküşe giden bir aileyi kurtaran hamlesi. Artık istediği işi bulma hususunda umudunu yitiren Boby, eşinin tabiri caizse "alın teri ile kazanacaksan, yuvanı geçindireceksen nerede çalıştığın, ne kazandığın önemli değil." sözüyle  ilk başlarda gel yanımda çalış teklifini reddettiği  huysuz akrabası Jack Folan’a (Kevin Costner) giderek inşaat işçisi olmayı bile kabul eder…

Tabiri caizse beyaz yakalı plaza çocuğu artık inşaat işçisidir...

ben affleck the company

İşten çıkarılan diğer yöneticiler için ise hayat daha zordur. Üst yöneticiliğin kariyerini yaşamış bu kişiler için işsiz kalmak, atmışına merdiven dayadıktan sonra iş başvurusunda bulunmak onlar için çok zordur. Hele hele Chris Coope için… Chris’in işsizlik serüveni garajında egzoz dumanı ile "son" bulur.

O kadar spoiler verdikten sonra bari finalini yazmayalım ki merak edenler biraz da gizemi izledikten sonra çözsün.

Senaristler yapımda amerikan rüyasını yaşayan toplumuna abd'nin finansal çöküşüyle kendi öz eleştirisini yaptığı eleştirel bir yaklaşım sergilemiş. Bu filmle elit tabakanın eşekten düşmüşe dönmenin nasıl olduğunu hem anlatıyor hem de ne oldum değil ne olacağımı başarıyla izleyenlere yansıtıyor. Film genel olarak dram unsurlar içerdiğinden, yavaş ilerleyen bir bütünlüğe sahip. Bundan dolayı bazı izleyicileri sıkabilir. Bu tarz insan hayatındaki gelgitleri, hüzün, sevinç, başarı ve dibe vurmaları tanık olarak yansıtan yapımları sevenleri fazlasıyla tatmin edecek bir kurguya sahip. 


West Wing gibi dizilerden tanınan John Wells’in rejisörlüğünde çekilen film, çok sağlam oyuncu kadrosuna sahiptir. “New Economics” balonun patlaması ile başlayan ekonomik çöküntünün altında ezilen ve işini kaybeden bir erkeğin, bazı değerleri hatırlaması ve tekrar dirilmesi izlenmektedir.

Özellikle “Amerikan rüyasına” (İstediğin herşeye erişebilirsin, yeter ki çalış) değinen hikaye, insanlara moral ve destek vermek için senaryolaştırılmıştır. 

Bunu ifade ederken, şovenizme değil, bireyin düşünce ve hislerine ağırlık verilmektdir. Bu, aktörler tarafından inanılmaz iyi aktarılmıştır. Ben Affleck’in ince mimiklerinde gösterdiği ruhsal yaralanması, Chris Cooperin frajil piskolojik dengesi ve Tommy Lee Jones’un pencereden bakarken kırışmış yüzünün içinde sanki tüm ekonomik krizi okunabilir gibi ifadeler, filmi gerçek bir zevke dönüştürmektir.[kaynak] 


Mirasyediler, kendi işini kurmuş tuzu kurular bu filmden pek fazla bir şey hissedemez ama özellikle özel sektörde maaşlı çalışanların bu filmi izlerken bazı sahnelerde kendilerini göreceklerinden kuşkum yok. Bugün ne izlesem deyip tavsiye film arayanlara kaçırılmayacak bir film bence. İyi seyirler.

2 yorum:

  1. Tek kelimeyle muhteşem bir film. Tam arşivlik.

    YanıtlaSil
  2. Tahsin Uçkan13 Ekim 2016 09:19

    İzleyin, izlettirin. Bazı şeylerin kıymetini anlamak için referans bir eser, yapım.

    YanıtlaSil

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.