1300 TL Asgari Ücret Zammı ile kim, ne kazanacak?

1300 TL Asgari Ücret zammı

maaş tasarruf

Türkiye, 1 Kasım seçimlerinden sonra asgari ücretliye için 1300 TL'lik zammı konuşuyor. Seçim vaadinden dar gelirlinin cebine girdiği andan itibaren bu paranın kamu gelirleri, bütçe, piyasa, işçi ve işveren açısından hangi sonuçları doğuracağını basit ifadelerle anlatmaya çalışalım.

Konu asgari ücretlinin daha fazla para kazanmasından ibaret değil. Türkiye'de hizmet sektörünün yoğun olduğunu, yaklaşık her 4 çalışandan 1'inin asgari ücret aldığını da düşününce konuyu ayrıntılarıyla incelemek gerekiyor.

Hükümetin net asgari ücret rakamı konusundaki niyetine göre, üç farklı brüt asgari ücret rakamından biriyle karşılaşmak mümkün. Buda Asgari Geçim İndirimi etkisinden dolayı çalışanlar tarafından merakla beklenmekte.

Devlet Bütçesi Açısından Asgari Ücretin Arttırılması

Net asgari ücretin 1300 TL olması hesaplanırken;
*Çalışanların yararlandığı asgari geçim indirimi tutarı dahil edilmeden hesaplama yapılırsa, brüt asgari ücret 1818,41 TL olacaktır.
*Çalışanların yararlandığı asgari geçim indiriminden düşük tutarda(bekar/eşi çalışan ve çocuksuz) dahil edilerek hesaplama yapılırsa, brüt asgari ücret 1645,76 TL olacaktır.

*Bu tutara, çalışanların yararlandığı asgari geçim indirimi en yüksek tutarda (evli eşi çalışmayan ve 3 çocuklu) dahil edilerek hesaplama yapılırsa, brüt asgari ücret 1543,19 TL olacaktır.

Diğer taraftan, 2016 yılında uygulanacak asgari ücretin brüt miktarının; işçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından Aralık ayında belirlenecek olması nedeniyle, şimdiden konuşulan her rakam tahminden ibaret olacaktır.

Asgari Ücretin Arttırılmasının işverene maliyeti

Asgari Ücretin artmasıyla işçinin işverene yükü de artmış olacak. Şu an vergi ve SGK priminde indirim yapılmadığı takdirde asgari ücretli bir işçinin 1.496.36 TL olan işverene maliyeti, yaklaşık 439 TL artarak 1.935.23 TL'ye çıkacak.

azgari ücret zammı
Bazı akademik çevreler bu artışın işvereni iki seçeneğe iteceğini belirtmekteler. Seçeneklerden birincisi kardan fedakarlık etmek, ikincisi satış fiyatlarını yükseltmek. Rasyonel olarak tabii ki fiyatlarını arttırmasını beklemektedirler. Bu durumda artırılan satış fiyatları asgari ücretlinin satın alma gücünü azalmasına neden olacak. Bu sebeple yapılan ücret artışlarının reel olarak bir şey değiştirmeyeceği görüşünü savunanlarda var.

İşverenlerin bir kısmı da ücretlerdeki bu artış karşılığında sigorta indirimi istiyor. Ancak zaten 2008'den beri vergisini düzenli ödeyen tüm işverenlere yüzde 5'lik bir istihdam teşvik indirimi var. Bunun yanında İŞKUR tarafından alınan elemanların sigorta primleri 48 ay gibi bir süre ödenmiyor. Konun uzmanları devletin ek bir yük altına daha girmesini beklemiyor.

Asgari ücretin arttırılmasının yayılma etkisi

İşverenlerin diğer bir endişesi de asgari ücretin artışının yayılma etkisi. Yani taban ücret 1300 liraya çıkınca diğer çalışanlar da ücret artışı isteyecek. Bu ücret artışı kaçınılmazdır ancak asgari ücretteki gibi yüzde 30'luk bir artış olmaz. Akademik çevrelerden buna çözüm olarak devletin çalışandan aldığı gelir vergisinde değişikliğe gitmesi olasılığı konuşuluyor, İlk vergi dilimi yüksek tutularak, örneğin 10 bin lira değil de 20 bin lira o zaman orta ve düşük gelirlilerden daha az vergi alınarak gelirleri arttırılmış olur. Bu çözümü destekleyenler sosyal devlet olmanın bir gereği budur diye düşünürken, bu çözümü beğenmeyenler kamu gelirinde azalmaya neden olacağı için bu öneriyi kabul etmiyorlar.

Vergi diliminin asgari ücrete etkisi

Bazı uzmanlarda dikkati Asgari ücretten alınan vergi oranına çekiyorlar. Asgari ücret artırılırken eğer vergi dilimlerindeki tutarlar gerekli miktarda arttırılmaz ise asgari ücretle çalışanların yılın son aylarında %20 oranında vergilendirileceğini ve çalışanın eline geçen net gelirin azalacağını belirtiyorlar. Devletin düzenlemeyi yaparken buna hassasiyet göstermesini umuyorlar.

Peki Asgari ücretteki artış sadece asgari ücretle çalışanları mı etkileyecek, tabi ki hayır. Net asgari ücretin 1.300 lira olması yani yüzde 30 artmasıyla prime esas kazanç alt sınırı (asgari ücret) üzerinden prim ödeyen kişiler de primleri yüzde 30 zamlı ödemek zorunda kalacak. Bunlar arasında 4/1-b (Bağ-Kur) sigortalıları, tarım sigortalıları, isteğe bağlı sigortalılar, ek 5 ve ek 6 kapsamında sigortalı olanlar yer alıyor. Aynı şekilde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından uygulanan idari para cezaları da asgari ücrete endeksli olduğundan, bu idari para cezaları da yüzde 30 artacak.

Türkiye'de hizmet sektörünün yoğun olduğunu, yaklaşık her 4 çalışandan 1'inin asgari ücret aldığını da unutmamak gerekiyor. Bu yüzden yapılacak artış herkesi yakından ilgilendiriyor.

Sonuç

Yukarıda da görüldüğü gibi asgari ücrete direk yapılan zam çalışanları sevindirse de bunun maliye bütçesi, vergi gelirleri, sigorta primleri, vergi dilimine giren asgari ücretlinin fazla vergiyle aldığını iade etmesi riski ve bu zammın işverene maliyeti gibi birçok bağımlı değişkeni içerisinde barındırıyor. Hükümet bu meseleyi işvereni küstürmeden ve ekonomiyi krize sokmadan gerçekleştirirse bu onun için büyük bir başarı olacaktır.
Google+ paylaş

Benzer Konular :

    Yorum yapın
    Facebook yorumları

0 YORUM YAPILDI. Görüşünüzü belirtin ! :

Yorum Gönder

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.