Osmanlı'da körler, sağırlar, dilsiz ve deliler

osmanlı selamOsmanlı, işitme engelli olan sağır, dilsiz ve körlerin (âmâ) korunup gözetmesini devlet muhtaç maaşı ve vakıflar aracılığıyla gözetmekteydi. Sosyal hayatta istihdam olarak devlet işlerinde gizlilik esasına dayalı kadrolarda onlara güvenilirdi. Ancak onların eğitim alması, okula gönderilmesi ancak Sultan İkinci Abdülhamid döneminde mümkün oldu.

Osmanlı devrinde dilsizlere “bî-zebân” denilirdi. Bunların bir kısmı sarayda, iç hizmet olarak adlandırabileceğimiz hizmetçi, hizmetli ve hademe şeklinde Enderûn-ı Hümâyun'da çalışma imkanı bulabilirdi. Herhangi bir işi olmayıp muhtaç bulunanlarına da muhtaç maaşı verilirdi.

Osmanlı'da işitme engelliler'in çalışma alanları

Sağır ve dilsizlerin Osmanlı sarayında istihdamına Fatih Sultan Mehmet devrinde başlanmıştır. Padişahın kapısında nöbet tutan bîzebânlar daha çok rikâb günlerindeki görüşmeler sırasında Darüssaade ve Silahtâr ağalarıyla, Başçukadâr, Sırkâtibi ve Hazine Kethüdası gibi görevlilere Padişah tarafından verilecek olan emirleri bildirirlerdi. Böylece görüşmelerin gizliliği sağlanarak devlet sırlarının ifşa edilmesi engellenirdi. Sağır ve dilsizler gizlilik ve güvenlik gerektiren işler dışında Padişahlara musâhiplik yaptıkları gibi zaman zaman da cellât olarak kullanılmışlardır. Saray ve Harem dışında Babıâli, Dâr-ı Şûrâ-yı Askerî Meclisi, Hassa Ordusu Meclisi, Hariciye Nezareti, Meclis-i Vâlâ, Meclis-i Maarif-i Umumiye ve Şûrâ-yı Devlet gibi birçok birimde dilsizler istihdam edilmiştir.[1]

Osmanlı Ordu-yı Hümayununda bünyesinde çalışan “deliler” adında bir askerî kanadın 1444 Varna Savaşı sonrasında görülmesi söz konusudur. Bunların zamanla sayıları arttırılmış ve korkunç bir savaş unsuru haline getirilmiştir (Turhan, 2011) Orduda yer alan bu kişilerin gerçekten akli dengesinin yerinde olmayan olup düşmanı şaşırtmak için kurulan birlik mi yoksa iri cüsseli cengaverlerden oluşan askeri bir güç mü oldukları tartışmalı bir konudur.

İlk engelli okulu: Sağır Bi-zeban ve Ama Mektebi

Sağır, dilsiz ve âmâlar için hizmet veren ilk okul 30 Eylül 1889 tarihinde, Sultanahmet’teki Hamidiye Ticâret Mektebi bünyesinde Sultan İkinci Abdülhamid döneminde açıldı. Ma’arif Nezâreti’nde memuru Aziz Bey’in  ve Osmanlı'nın ilk pedagogu Selim Sabit Efendi’nin oğlu türkçe öğretmeni Besim Bey kuruluş ve eğitimin devamı için emek vermişlerdir. Devlet desteğiyle tamamen ücretsiz olan okulda 6 ile 20 yaş arasındaki sağır ve dilsizler eğitim alırken, bir yıl sonrada körler de(âmâlar) eğitim almaya başlamıştır. 

osmanlı engelli okul

Okutulan dersler:

Sağır, dilsiz ve körler için Mükâleme, Hesab, Vazife, Ulum-ı diniye, Amelî eşya dersleri öğretilmekteydi. Özellikle işaret dili konusu ilk başlarda büyük bir problem teşkil etmiş devlet tarihinde ilk kez yapılacak eğitimin usul ve esası bulunmamaktaydı. Bunun için fransızların el işaretlerinden oluşan alfabesi uyarlanmak suretiyle müfredata sokulmuştur.Aynı durum ise kabartma harfler basılarak amaların alfabesi hazırlandı.

Mektepte milletlerarası alfabe, küçük değişiklikler yapılarak kabul edildi. Sağırlar, alfabe harflerini parmaklarıyla husûsî şekillerde ifâde ediyorlardı. Âmâlar için kabartma harflerle kitaplar hazırlanmıştı. Mektebi başarı ile bitiren talebeler çok kere oraya muallim oluyorlardı. Konuşulan sözlerin, alınan kararların gizli kalması için dilsizlerin bir kısmı da Bâbıâli’de (hükümet konağında) istihdam ediliyordu.

Talebeler, o yıllarda Ramazan ayının on beşinci günü Hırka-i Şerîfi merasiminde Topkapı Sarayı’na giden alayın geçeceği güzergahta işaret diliyle “Padişahım sağlığına biz de duacıyız” manasında hareketlerle hünkarı selamladıkları kaynaklarda geçmekte.

Sağır Dilsiz ve Körler Mektebi'nin sonu
Okul için tahsis edilen müstakil binanın bir türlü bulunamaması veya inşa edilememesi nedeniyle okulun, çeşitli okullar içerisinde bazen bir, bazen birkaç sınıf tahsis edilmek suretiyle adeta seyyar bir okul olarak eğitime devam etmesine sebep olmuştur. Sadece bir yerde bulunan bu okula olan ulaşım zorluğu nedeniyle isteyen herkes çocuklarını gönderememiştir. Bu nedenle okul, istenen düzeyde başarı sağlayamamıştır.[2] 

Yararlanılan Kaynaklar:
[1] Balcı, Sezai (2013). Osmanlı Devleti’nde Engelliler ve Engelli Eğitimi – Sağır Dilsiz ve Körler Mektebi. İstanbul: Libra.
[2] http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/18/1779/18788.pdf
Resim: Eğitime Barış Dergisi,Yıl: 10,Sayı: 31 Sayfa:8, Ekim-Kasım,Aralık 2014.

Hiç yorum yok

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.