Türk Borçlar Kanununda Genel İşlem Koşulları

Türk Borçlar Kanununda Genel İşlem Koşulları

A.Genel İşlem Şartı  Tanımı

Genel işlem koşulları Borçlar Kanunu’nda tanımlanmıştır. Buna göre, genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir (BK m. 20/1).

Bahsi geçen tanımdan yola çıkarak, genel işlem koşullarının unsurlarını belirlemek mümkündür. Buna göre, bir sözleşme metninin, önceden ve çok sayıda sözleşme ilişkisinde kullanılmak üzere hazırlanmış olması, karşı tarafla müzakere edilmeksizin tek taraflı olarak belirlenmesi, genel işlem koşullarının unsurları olarak karşımıza çıkmaktadır.

1. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Öncesi

Genel İşlem Şartlarının, Ülkemizdeki ilk görünümü 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu değildir. 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna 06,03,2003 tarihinde yapılan değişikle (4822 Sayılı Kanunla) eklenen “Sözleşmedeki Haksız Şartlar” başlıklı 6. Maddesi hukukumuzda bu konuda yapılmış ilk düzenleme olarak anılmaktadır. 

Bu maddede yer alan tanıma göre;
“Satıcı veya sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır.”

Tanımdan da anlaşıldığı üzere, maddenin uygulama alanı, bir yanını müteşebbis diğer tarafını ise tüketicilerin oluşturduğu genel işlem şartlarını kullanıldığı sözleşmelerdir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda ise genel işlem şartları, sadece “tüketici” taraf ile sınırlı kalmayıp daha geniş bir uygulama alanına daha kapsamlı maddeler ile etki edecek bir düzeye getirilmiştir.

2. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu İle Gelen Yenilikler

YBK’nin madde gerekçeleri ile belirtildiği üzere, günümüzde değişen ihtiyaçlar ve özellikle bu tek tip ve tek taraflı hazırlanmış sözleşmelerin daha sık ve daha geniş kapsamlı şekilde kullanılmaya başlanması, bu konunun Borçlar Kanunu kapsamında düzenlenmesi gereğini doğurmuştur. Bu sebeple, GİK’e ilişkin maddeler, YBK’da tüm sözleşmeleri kapsayacak şekilde genel hükümler karşısında emredici nitelikte maddeler olarak düzenlenmiştir. Bu bakımdan YBK, GİK’e dair korumanın çerçevesini genişletmekte, tüketici veya tacir ayrımı yapmaksızın GİK’in denetlenmesine imkân sağlamaktadır.

YBK’nın GİK’e ilişkin hükümleri 20 ila 25inci maddeler arasında düzenlenmiştir. Günümüz hukuk sistemlerinde, GİK’in denetlenmesinde üç yönlü bir sistem söz konusudur: (i) yürürlük denetimi, (ii) yorum denetimi ve (iii) içerik denetimi.

Genel Olarak: YBK’nın 20inci maddesinde, GİK, “bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri” olarak tanımlanmaktadır. Tanım değerlendirildiğinde;

  • çok sayıda benzer sözleşmede kullanma amacı,
  • önceden, tek başına hazırlama,
  • karşı tarafa sunma,

olarak üç ana unsur üzerinde durulmuştur. Doktrinde, “pazarlık imkânı vermeme” veya “dayatma” unsuruna tanımda yer verilmemesi eleştiri konusu olmuştur. Müzakere edilmemiş olma unsuru 4077 sayılı Kanun’un tüketici işlemlerine ilişkin 6ıncı maddesinde yer almasına rağmen YBK’nın 20inci maddesinde zikredilmemiştir.

Tanımda belirtilen, “karşı tarafa sunma” unsuru GİK için belirgin bir unsur değildir. Zira burada önemli olan husus, yalnızca bu koşulların karşı tarafa sunulması değil, aynı zamanda karşı tarafa pazarlık imkânı verilmemesidir. Sonuçta, söz konusu ilişkide, karşı taraf GİK içeren standart sözleşmeyi kabul etme veya ilgili edime ulaşamama durumu ile karşı karşıya kalmaktadır.
YBK’nin 20inci maddesi, GİK’e ilişkin tanımlamanın devamında, bu tür sözleşmelerde yer alan koşulların bazı yapay yöntemler ile işbu tanım dışına çıkartılamaması için bazı kurallar koymaktadır. Buna göre;

  • Bu koşulların, sözleşme metninde veya ekinde yer alması, kapsamı, yazı türü ve şekli, nitelendirmede önem taşımaz.
  • Aynı amaçla düzenlenen sözleşmelerin metinlerinin özdeş olmaması, bu sözleşmelerin içerdiği hükümlerin, GİK sayılmasını engellemez.
  • Genel işlem koşulları içeren sözleşmeye veya ayrı bir sözleşmeye konulan bu koşulların her birinin tartışılarak kabul edildiğine ilişkin kayıtlar, tek başına, onları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmaz.

İşbu hükümler ile işin esasının incelenmesi ve söz konusu yapay yöntemler ile emredici kanun hükümlerin dolanılmasını engelleme amacı güdülmektedir.

İlgili maddenin son fıkrası uyarınca, “GİK ile ilgili hükümler, sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de, niteliklerine bakılmaksızın uygulanır”. Bu hüküm ile kamu tüzel kişileri tarafından sunulan hizmetlere ilişkin sözleşmeler de YBK’nın sağladığı GİK denetimine tabi hale getirilmiştir.
Kanunda yazılmamış sayılma olarak ifade edilen yaptırım sonucu geçersiz hale gelen sözleşme hükümleri yerine ilgili kanun hükümleri uygulanacaktır.

Yürürlük Denetimi

Bağlayıcılık denetimi, GİK’in hangi şartlar ile sözleşme kapsamında kabul edileceği ve hangi GİK’in sözleşmeye dâhil olacağının tespitine yöneliktir.

YBK’nın 21inci maddesi uyarınca, menfaate aykırı GİK’in sözleşme kapsamında kabul edilmesi, düzenleyen tarafın diğer tarafa bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi vermesine, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlanmıştır. Bunun yanı sıra sözleşmenin, sözleşmenin niteliği ve sözleşme konusu işin özelliğine yabancı koşullarda barındırmaması gerekmektedir.

21inci maddeye ek olarak, YBK’nın 24üncü maddesi GİK kapsamında yürürlük denetimi bakımından belirli türde hükümlere ilişkin özel bir kural getirmiştir. Buna göre, “GİK’in bulunduğu bir sözleşmede veya ayrı bir sözleşmede yer alan ve düzenleyene tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine GİK içeren sözleşmenin bir hükmünü değiştirme ya da yeni düzenleme getirme yetkisi veren kayıtlar yazılmamış sayılır”.

Bu hükümlere aykırılık halinde, söz konusu GİK sözleşme kapsamına hiç yazılmamış sayılır ve yürürlük dışı kalır.

YBK’nin 22inci maddesine göre, sözleşmenin bazı koşullarının yaptırım uyarınca yazılmamış sayılması halinde, sözleşmenin yazılmamış sayılan GİK dışındaki hükümleri geçerliliğini koruyacaktır. Düzenleyen, yazılmamış sayılan koşullar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi yapmayacak olduğunu ileri süremeyecektir.

Yukarıda ifade edilen hususların yanı sıra 4077 sayılı kanunun 6ıncı maddesi uyarınca tüketici işlemleri için uygulanan GİK’in en az 12 punto ile yazılı olması veya diğer bazı kanun maddeleri ile özel sözleşme türleri için uygulanan (ör: TTK 1266, YTKK 1425) rahat ve kolay okunabilir olmasına ilişkin kurallar da yürürlük denetimi kapsamında incelenir.

Yorum Denetimi

Yorum denetimi ancak içerik denetiminde geçmiş ve sözleşme içeriğine dâhil olduğu kabul edilmiş sözleşme koşulları bakımından yapılacaktır.

YBK’nın yorum denetimine ilişkin hükmü 23üncü maddesinde yer almaktadır. Buna göre, GİK kapsamında yer alan bir hüküm, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır. Yorum denetimine ilişkin bu kural Roma Hukuku’nun temel yorum kaidelerinden olan “in dubio contra stipulatorem” (sözleşme şüphe halinde düzenleyen aleyhine yorumlanır) kuralının bir yansımasıdır.[iv]

İçerik denetimi

YBK’nın 25inci maddesi uyarınca, GİK kapsamında, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.

Görüldüğü üzere, bu hüküm haksız şart olarak nitelendirilerek geçersiz addedilecek tek taraflı GİK’lere ilişkin tipik örnekleri sayma yoluna gitmediği gibi, somut bir kriter de belirlememektedir. Bu sebeple hâkimin takdir yetkisine büyük alan bırakmaktadır.

Burada önemli olan değerlendirme, ideal sözleşme dengesinden dürüstlük kuralına aykırı olarak sapılmış olmasıdır. İçerik denetimi yapılırken, dürüstlük kuralına aykırılığın tespitinde aşağıdaki hususların da dikkate alınması gerektiği düşüncesindeyiz: sözleşmenin doğasından kaynaklanan hak ve borç dağılımı bozulmuş mu; sözleşme dengesi ne zaman ve nerede bozuldu; yedek hukuk kurallarından sapıldı mı; saydamlık ilkesine aykırılık var mı; ilgili koşullar karşılıklı olarak müzakere edilmiş mi? YBK’nın içerik denetimine ilişkin 25. maddesi kapsamında açık bir yaptırıma yer verilmemiş, yalnızca bu tür koşulların sözleşmeye konulamayacağı belirtilmiştir. Buradan, bu hükme aykırı sözleşme koşullarının da yürürlük denetiminde olduğu gibi sözleşmenin içeriği kapsamında kabul edilmeyeceği sonucuna varmak mümkündür.

Sonuç

Sözleşme özgürlüğü, sağlıklı bir rekabet ortamına ve sözleşme tarafları arasında güç dengesi bulunmasına sıkı sıkıya bağlıdır. İşte GİK’e ilişkin kanuni düzenlemeler, taraflar arasındaki güç dengesinin bir taraf aleyhine bozulduğu durumda, kanunun sözleşme özgürlüğüne müdahalesine örnek oluşturur ve sözleşme adaletinin sağlanmasını amaçlar.

Bilindiği üzere özellikle gelişen teknoloji ve hızlanan günlük hayat sonucu, GİK yaşamın her alanında kullanılmaya bağlanmıştır. Bu sebeple GİK’e ilişkin denetimin tacir - tüketici ayrımı yapılmaksızın YBK kapsamında düzenlenmiş olması olumlu bir gelişmedir. Ancak GİK içeren standart sözleşmeler karşısında diğer tarafın sürekli korumaya muhtaç olduğu düşünülmemeli, ilgili durumun her bir somut olayda ayrı ayrı değerlendirmesine önem verilmelidir.
                                                                                                         
Kaynaklar;
1. 14.03.2003 tarihli ve 25048 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4822 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”
2. Kuntalp, E, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı’na ilişkin Değerlendirmeler, sy. 25, Galatasaray Üniversitesi Yayınları, İstanbul 2005.
3. Demir, M, 2008 Şubat Tarihli Borçlar Kanunu Tasarısı’nın Genel İşlem Koşullarına İlişkin Maddelerinin (m.20-25) Değerlendirilmesi ve Çözüm Önerileri, TBB Dergisi, Sayı 76, sy. 217, 2008.
4 Altop, A, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı’ndaki Genel İşlem Koşullarının Düzenlenmesi, Prof. Dr. Ergon Çetingil ve Prof. Dr. Rayegan Kender’e Armağan.
5 http://www.turkhukuksitesi.com/makale_1587.htm     “6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununda Genel İşlem Şartları”
6 http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2013-107-1288 “BORÇLAR KANUNU HÜKÜMLERİNE GÖRE GENEL İŞLEM KOŞULLARININ YARGISAL DENETİMİ” Umut YENİOCAK

Google+ paylaş

Benzer Konular :

    Yorumlar
    Facebook Yorumları

8 YORUM YAPILDI. Görüşünüzü belirtin ! :

  1. Fırat Seyrek13 Ekim 2016 09:58

    Kaleminize sağlık avukat bey. Teşekkürler

    YanıtlaSil
  2. Sayın Avukat Oğuzhan Çakır
    Tek kelimeyle 4*4 bir makale. Bir hukukçu olarak istifade etme imkanı buldum. Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica Ederim Niyaz Bey İstifade edebilmenize sevindim

      Sil
  3. Avukat vey nereye yazıp soracağımı bilemedim, onun için buraya yazıyorum. İster cevap yazın ister ayrı bir konu açın.

    Mirasçı (mal sahibi baba) ölmeden önce malını (tarla) bir oğluna tapusuyla satarsa veya verirse öldükten sonra diğer varisler hak idda edebilir mi? Şayet etme ihtimaline kanunlar olanak tanıyorsa ne yapılmalıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar Arif Bingöl Bey işlerimin yoğunluğu nedeniyle yazınızı ancak bugün görebildim. Cevaben

      Sizin durumunuzda Muris Muvazaası ismini verdiğimiz dava'yı açabiliriz.

      Mirasbırakan kişilerin mallarını mirasçılarından kaçırması halinde açılır bu dava. Gerçekten de mirasbırakan kişiler, ölümlerine yakın dönemlerde mirasçılarından mal kaçırma arzusu ile taşınmazlarını mirasçılarına devretmekte, diğer mirasçılarını miras paylarından mahrum bırakmaktadır.
      Bu konu ile ilgili olarak ilerleyen zaman diliminde bir makale kaleme alacağım. Şuan işlerimin yoğunluğu nedeniyle bu konulara şimdilik vakit ayıramıyorum Daha ayrıntılı bilgi almak isterseniz
      cakirhukuk@outlook.com
      0554 930 55 45 numaralı telefondan bana ulaşabilirsiniz

      İyi Günler

      Saygılarımla

      Av. Oğuzhan ÇAKIR

      Sil
  4. Nilgün Kara #AK22 Şubat 2017 16:40

    Çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim Nilgün Hanım İyi Çalışmalar

      Sil

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.