Bir Eş Diğerinden Mal Kaçırabilir mi?

mal kaçırma

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Nedir ? - Bir Eş Diğerinden Mal Kaçırabilir mi?

Eşlerin en çok merak ettiği konulardan biri, evlilik birliğinin sona ermesinden sonra, sahip olunan mal varlıklarının nasıl tasfiye edileceğidir. Bir çok eş, diğer eşin kendisinden mal kaçırıp kaçıramayacağını, kendisinden izinsiz olarak devredilen ortak maldan pay alıp alamayacağını merak etmektedir. Bu hususlar mal rejimleri adı altında Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenmiştir. 

Türk Medeni Kanunu, dört çeşit mal rejimi öngörmüştür. Bunlar; -edinilmiş mallara katılma rejimi, - mal ayrılığı rejimi, -paylaşmalı mal ayrılığı rejimi ve -mal ortaklığı rejimidir.  Eşler muhakkak belirtilen bu dört mal rejiminden birine tabi olmak zorundadır. Kendi istekleri doğrultusunda bu mal rejimlerinden birini seçebilirler. Herhangi bir seçim olmaması halinde ise ilgili kanunda “yasal mal rejimi” olarak belirtilen -edinilmiş mallara katılma rejimi'ne- tabi olacaklardır. Belirtmek gerekir ki, 4721 Sayılı Medeni Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden önce yasal mal rejimi olarak -mal ayrılığı rejimi- kabul edilmekteydi. Yani 01.01.2002 tarihinden önce evlenmiş olan ve ayrıca bir mal rejimi seçmemiş olan eşler, 01.01.2002 tarihinden önceki dönem için mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden sonraki dönem için edinilmiş mallara katılma rejimine tabidir.

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Nedir?


Edinilmiş mallara katılma rejimini anlayabilmek için öncelikle edinilmiş malın ne olduğu anlaşılmalıdır. Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Yani, bu rejime göre tasfiye gerçekleşirse, her eş edinilmiş malın yarısını diğer eşten talep etme hakkına sahiptir.  

Bir eşin edinilmiş malları şunlardır:
1- Çalışmasının karşılığı olan edinimler,
(Bir çalışanın maaşı, işçinin yevmiyesi, tüccarın geliri gibi kazanımlar)
2- Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,
(Eşlerin emeklilik maaşları, emeklilik ikramiyesi, işsizlik maaşı, dul ve yetim aylıkları, yaşlılık aylıkları, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, maluliyet aylıkları gibi kazanımlar)
3- Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,
(Trafik kazası, iş kazası gibi kazalar neticesinde alınan tazminatlar)
4- Kişisel mallarının gelirleri,
(Eşin babasından kalan dairelerden topladığı kiralar  kişisel maldan elde edilen gelir olarak kabul edilmektedir)
5- Edinilmiş malların yerine geçen değerler.
(Evlilik birliği içinde elde edilen bir malın satılarak yenisinin alınması durumunda, yeni alınan malın da edinilmiş mal olacağı kabul edilmiştir.)

Edinilmiş mallara katılma rejiminde, kişisel mallar tasfiyeye girmemektedir. Aynı zamanda, eşler her zaman kişisel malların iadesini diğer eşten talep edebilirler.

Bir eşin kişisel malları şunlardır:
1- Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
2- Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,
3- Manevî tazminat alacakları,
4- Kişisel mallar yerine geçen değerler.

Eşlerden Biri Mal Kaçırabilir Mi?

Bir çok eş, edinilmiş malların yarısını diğer eşe vermekten imtina ederek muvazaalı işlemlere yönelmektedir.  Ancak Medeni Kanun bu hususu öngörerek diğer eşin yasal hakkını koruma altına almıştır. 

Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ve bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler, edinilmiş mallara değer olarak eklenmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, diğer eşin yaptığı karşılıksız kazandırmaların ya da hileli devirlerin muvazaalı olduğunun ispatına gerek olmamasıdır. Burada ispat edilmesi gereken,  kötü niyet ve kasıttır. Yani bir eşin, mal rejiminin devamı süresince diğerinin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler, tasfiyede edinilmiş mallara eklenecek değer olarak dikkate alınmaktadır. 

Bu tür durumlarda, eğer  kazandırma ve devirden fayda sağlayan üçüncüyü kişiye dava ihbar edilirse, mahkeme kararı üçüncü kişiye karşı da ileri sürülebilir. 

Diğer bir husus ise, üçüncü kişiye karşı dava açılıp açılamayacağıdır. Eğer tasfiye sırasında, borçlu eşin mal varlığı veya terekesi, katılma alacağını karşılamıyorsa, alacaklı eş veya mirasçıları, edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları, bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir.


Özetle belirmek gerekirse bir eşin, diğerinin edinilmiş mallar üzerindeki payını kaçırması mümkün değildir. Söz konusu edinilmiş mal, kimin kazancı ile alınmış olursa olsun her ikisi eş yarı yarıya hak sahibidir. 

1 yorum:

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.