Yargıtay kararı: Tehdit suçunun cinsel taciz suçu ile birlikte işlenmesinde uzlaşma

yargıtay kararı cinsel taciz

4. Ceza Dairesi         2017/17541 E.  ,  2017/14903 K.

"İçtihat Metni"

Tehdit suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1. cümle gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin 26/05/2016 tarihli ve 2015/540 esas, 2016/312 sayılı kararının infazı sırasında, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilamdaki suçun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek, infazın durdurulup durdurulmayacağına dair bir karar verilmesi talebi üzerine ilamın infazının durdurulmasına ve uzlaşma işlemleri yapılmak üzere dosyanın uzlaşma bürosuna tevdiine ilişkin İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin 09/12/2016 tarihli ve 2015/540 esas, 2016/312 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 18.03.2017 gün ve 94660652-105-38-442-2017-KYB sayılı yazılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/03/2017 günlü ve 2017/20385 sayılı tebliğnamesiyle bozma düşüncesiyle daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;

Dosya kapsamına göre, İncesu Cumhuriyet Başsavcılınca 09/12/2015 tarihli iddianame ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan da kamu davası açıldığı hâlde, mahkemece bu suç ile ilgili olarak herhangi bir karar verilmemiş bulunulmasında isabet görülmemiş ise de, bu hususta zamanaşımı süresi içerisinde mahkemesince her zaman bir karar verilebileceği düşünülerek yapılan incelemede:

Dosya kapsamına göre, sanık ...’ın müştekiye “seni seviyorum, benim olacaksın” şeklindeki sözleri nedeniyle İncesu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5237 sayılı Kanun’un 105/1 maddesi gereğince kamu davası açıldığı, Mahkemesince bu konuda bir karar verilmediği, sanığın aynı müştekiye karşı diğer eylemleri olan tehdit, hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından dolayı cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 231/3. maddesinde yer alan, “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, (…) (1) cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez. (Ek cümle: 26/6/2009 - 5918/8 md.) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında sanığın tehdit suçunu cinsel taciz suçu ile birlikte işlediği cihetle uzlaşma kapsamında olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu görülmekle,

TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Olay

Dosyanın incelenmesinde, sanık hakkında İncesu Asliye Ceza Mahkemesi tarafından TCK'nın 106/1-1. maddesine göre tehdit suçundan verilerek kesinleşen 26/05/2016 tarihli hükmün infazı sırasında 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'la değişik CMK'nın 253 maddesine göre tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğundan infazın durdurulmasına ve uzlaştırma işlemi için dosyanın uzlaşma bürosuna tevdiine Ağır Ceza Mahkemesine itirazı mümkün olmak üzere karar verildiği ancak 09/12/2016 tarihli bu kararın tarafların itirazına tabi bulunduğu halde, hükümlü ve katılana tebliğ edilerek kararın kesinleştirildiğine dair dosya içerisinde tebliğ evrakına rastlanmadığı anlaşılmakla, bu durumda kararın henüz kesinleşmediği,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 1. fıkrasında “Hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunması halinde bu maddede düzenlenen olağanüstü yasa yoluna konu olabileceği, anlaşılmaktadır.

2-Sonuç ve Karar

Kanun yararına bozulması istenilen İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin 09/12/2016 tarihli ve 201/540 esas, 2016/312 sayılı kararın henüz kesinleşmediğinden olağan üstü yasa yolu olan kanun yararına bozma istemine konu olamayacağının anlaşılması karşısında, ilgili kararın cumhuriyet savcısı, katılan ve hükümlüye tebliği ile itiraz edilmesi halinde merci tarafından değerlendirildikten sonra sonucuna göre, gerek duyulması halinde kanun yararına bozma istemi yönünden değerlendirilmesi için, mahalline gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, kanun yararına bozma istemi hakkında bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, 17/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 

Hiç yorum yok

►Bir profiliniz yoksa "Yorumlama biçimi" seçeneğinden "Adı/URL" kısmına isminizi yazarak (url zorunlu değil) veya "Anonim" bölümüne tılayarak yorumunuzu yazabilirsiniz.